Yüzyıllar içinde güzellik anlayışındaki 6 değişim

Çarşamba, Haziran 7, 2017, 20:26
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Güzelliğin dış görünüşte aranması için insanların yüzyıllardır değişmeyen talihsizliği diyebiliriz. Eski fotoğraflara baktığımızda aklımıza ilk gelenin insanların güzel ve şık giyinmesi olması bir tesadüf değil. Herkes bir fotoğrafta en güzel haliyle görünmek ister çünkü fotoğraf içinizi gösteremez.

Simetrik yüz

Buradan 3000 yıl öncesine gidiyoruz ve Antik Mısır’a uzanıyoruz. İnce ve uzun görünmenin önemli olduğu o yıllarda güzelliğin sırrı antik betimlemelerde de gördüğümüz üzere simetrik yüz hatlarına sahip olmaktı. Bu estetik anlayışının en önemli örneği için Nefertiti’nin veya Tutankamon’un heykellerine bakabilirsiniz.

Dolgun hatlar

Antik Yunan dönemine geldiğimizde kadınlar daha kilolu ve dolgun görünüyorlar. Aynı zamanda güç ve zenginliğinde ifadesi olan bu estetiğin tarih boyunca zaman zaman ortaya çıkıp, kaybolduğunu görebiliyoruz.

Büyük gözler, küçük ayaklar

Antik Yunan kültürünün Akdeniz havzasındaki egemenliği esnasında Asya’da bambaşka bir uygarlık için güzelliğin tanımı kocaman gözlerle ve küçültülmüş ayaklarla yapılıyordu. Tarihin en garip beden müdahalelerinden olan ayak küçültme işlemi halen Çin’in bazı bölgelerinde görülebilir.

Zayıf bedenler

Yıllar geçiyor ve geliyoruz 18’inci yüzyıla… Bu dönemde kıtlıklar ve sağlık sorunları nedeniyle zayıflık ve çelimsizlik kaçınılmazdı. Buna rağmen tarihin bu dönemindeki kıyafetlere bakıldığında özellikle zayıf görünebilmek için korselerin kullanıldığını görüyoruz. Bundan da anlayacağımız üzere insanlar dönemin şartlarına uygun bir şekilde imaj yaratma konusunda hep çok usta olmuşlar.

Kısa saçlar

1900’lü yıllar, şatafat ve sefaletin bir arada yaşandığı kaotik yılların başladığını müjdeliyordu. Bu yıllarda kadınlar toplumun genelinde hissedilen saldırgan ve vahşi tutuma karşı çocukça bir görünüme sahip olmak için kısa saçlara ve ince bedenlere sahip olmayı tercih etmişler. Erkeklerin güçlü, kaslı görünümlerine karşı kadınların bu kadar kırılgan ve nahif görünmelerinin sonuçlarını günümüzdeki moda anlayışında da görebiliyoruz.

Atletik yapı

Geldik aşırılıkların göze batırıldığı ve şatafatın tavan yaptığı 80’li yıllara. Bu dönemden itibaren kadın bedeni Antik Yunan’da olduğu gibi bir cazibe unsuru haline geliyor. Moda dergileri ya da reklamlarda görülen ideal güzellik normlarına ulaşabilmek için her sınıftan insanın kendini spora verdiği bu günlerin temellerinin atıldığı 80’lerden itibaren dış görünüme verilen önem tarihte hiç olmadığı kadar yüksek seviyelere çıkmış olabilir.

KAYNAK : hürriyet.com.tr













Yorum Yaz


.