|
paniccc


Kayıt: 05 Mar 2008 Mesajlar: 306 Şehir: Ankara
Cinsiyet: 
Durumu : Offline
|
Tarih: Cmt Mar 08, 2008 2:33 pm Mesaj konusu: Yeni Doğan Ağlaması |
|
|
|
|
Yeni Doğanın Ağlaması
Ağlama hem mesajların en ilkeli,hem de henüz konuşmayı bilmeyenler için en etkili iletişim aracıdır.Annenin farklı ağlama tiplerini tanıması ve böylece bebeğin isteklerini, sanki sözcüklerle dile getirilmiş gibi doğru yorumlayabilmesi çok önemlidir.
Sürekli ağlayan ve neden ağladığı anlaşılamayan bir bebekle karşı karşıya kalmak kadar sıkıcı ve üzücü bir durum azdır.İnsan, ağlamanın üzerinde durulması gereken bir durum olduğunu, çünkü ciddi bir sorundan kaynaklandığını ve bebeğin yardım istediğini düşünür. Ayrıca bebeğe yeterince yardım edemediğini düşünerek suçluluk duygusuna kapılır.
Gerçektende ağlama çoğu kez ağrı ve rahatsızlık bildiren bir mesajdır.Yeni doğanlar ve süt çocukları çok ağlarlar ve ağlamayı gerektirecek pek çok gerekli nedenleri vardır. Diyelim ki , bebek kısa bir süredir annesine birşeyler anlatmak için ağlıyor. Ağlama hiçbir işe yaramadan sürerse, endişe verici bir durum ortaya çıkabilir. Oysa bebek ağlama yoluyla sinyaller göndermekte ve bir anlamda kendi deneyimlerini iletmeye çalışmaktadır. Farklı koşullarda bebeğin tepkileri de farklıdır ve bu farklılıklar başlangıçta bebeği anlamayı zorlaştırır. Ama biraz çabayla onu anlamak kolaylaşır.
Bazen sorun fiziksel kökenli olabilir: acı çeken bir bebek gözyaşlarıyla ağlar.Bazen de ağlama ruhsal kökenlidir.Bebek kendini yalnız hissettiği ve korktuğu için ağlamaktadır.Bazı durumlarda yalnızca annesinin dikkatini çekmek için ağlar.Bazen de ağlamasının nedeni midesinin boş olmasıdır.
AÇLIK AĞLAMASI
Açlık ağlamasının çok tipik özellikleri vardır.Anne, ailenin öbür üyeleri bebeğin açlıktan ağladığını kolaylıkla anlarlar.Açlık ağlaması bebekte yemek verileceği izlenimi uyandıran hareketlerle hafifler.Örneğin annenin bebeği oturur duruma getirmesi, vücuduna yaklaştırması ya da parmağını dudaklarına doğru uzatması bebeği sakinleştirir.
Bebeğin açlıktan ağladığı bilindiği halde kendisine uzatılan biberon ya da memeyi reddetmesi , alır almaz bırakması ve öfke ya da mutsuzlukla ağlamaya başlaması durumunda meme başı veya süt akışının yeterli olup olmadığı,biberon emziğinin deliği kontrol edilmelidir.Biberonla beslerken bebeğin başı yatay değil hafifçe yüksekte kalacak şekilde tutulmalıdır.Biberonun tutuluş açısı doğru olmalı, süt çok sıcak ya da soğuk olmamalıdır.Böyle durumlarda bebeğin ağzı kontrol edilmeli, içinde mantar enfeksiyonuna bağlı gelişen pamukçuk olup olmadığı kontrol edilmelidir.
SUSUZLUK AĞLAMASI
Aslında bebeğin açlık ağlamasının aynı zamanda susuzluğa da bağlı olabileceği doğrudur. Çünkü bebek hem besin hem sıvı ihtiyacını sütten karşılar.Yani kural olarak bebeğe ayrıca su vermeye gerek yoktur.(inek sütü anne sütünden çok tuzlu olduğu için bu kuralın dışında kalır.)
Kışın kaloriferin yol açtığı sıcak ve kuru ortamlarda, sıcak yaz günlerinde,uzun otomobil yolculuklarında bebeğe su vermek gerekebilir.
KARIN AĞRISINA BAĞLI AĞLAMA
Çeşitli istatistiklere göre anne sütüyle ya da hazır mamayla beslenen bebeklerin %10-30'u her gün belli bir saatte ve aşağı yukarı belirli bir süre boyunca ağlamaktadır.
Bu tür ağlama bebek birkaç haftalıkken başlar.Büyüdükçe şiddetlenir ve üç ay sonra ortadan kalkar. Bebek ağlarken kol ve bacakları titrer, yüzü kızarır. Karın duvarları da şişmiş olabilir.Her ne kadar karın ağrılarının nedeni tam anlaşılamamış olsa da ilk üç ayda bebeğin bağırsaklarının tam gelişmemiş olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.Bu durum bebek bağırsaklarının fazla kasılmasına neden olmaktadır.
Üç ay koliklerini tanımak oldukça kolaydır.Çünkü bunların günlük, saatlere bağlı ritmi vardır.Süreleri az, çok, düzensiz olabilir.Çünkü özellikleri her zaman aynı değildir. Pek çok bebekte ağlama krizi bütün gün sürebilir ve çok şiddetli olabilir. _________________ yakın olmak için uzak dur benden... |
|