|
cemre


Kayıt: 05 Mar 2008 Mesajlar: 1344 Şehir: Ankara
Cinsiyet: 
Durumu : Offline
|
Tarih: Pts Nis 21, 2008 9:45 pm Mesaj konusu: YEMENDEN GELEN KEYİF |
|
|
|
|
Pek çok kaynağa göre kahveyi ilk keşfeden Etiyopyalı bir çobandır.
Keçilerinin yediği bitkiyle daha enerjik olduğunu fark eden çoban, bu bitkiyi kendisi de yer ve böylece sonraki zamanlarda insanoğlunun vazgeçilmez içeceği olan kahveyi keşfeder. Birtakım kaynaklar da kahvenin Habeşistan’da 1000’li yıllarda varolduğunu ancak içecek olarak değil yiyecek olarak kullanıldığını yazar. Evet, o dönemlerde kahve bitkisinin meyvesi olgunlaşmadan toplanıyor, kurutulduktan sonra kavrulup un haline getiriliyormuş. Bu undan yapılan bir çeşit peksimet ise gezginlerin yanlarında taşıdıkları en önemli yiyeceklerden biriymiş. Kahve çekirdeğinin kavrulup içecek halini alması ise daha sonra gerçekleşmiş. Bu enerji verici içecek, gezginler ve tüccarlar tarafından Habeşistan’dan Yemen’e, oradan da tüm İslam dünyasına taşınmış. Biz Türkler’in kahveyle tanışması da işte bu dönemde gerçekleşmiş. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Yemen’de valilik yapmış olan Özdemir Paşa kahveyi Osmanlı’nın damağına taşımış ilk kişidir. Kahve, Türk mutfağında bambaşka bir pişirme tekniğiyle tanışmış ve bu pişirme tekniği, bugün bile dünyanın her yerinde Türk kahvesi adıyla anılan bir kahvenin varolmasını sağlamıştır. Kahve ilk getirildiği dönemde bile konakların ve sarayın vazgeçilmez içeceği olmayı başarmış, getirildikten yaklaşık 50 yıl sonra ise Sirkeci ve çevresinde açılan kahvehanelerle kendi kültürünü yaratmıştır. |
|