Sudan gelen şifa

Pazartesi, Aralık 5, 2011, 1:19
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Suyun tedaviye yönelik kullanımı yüzyıllar öncesine dayanıyor. Japon, Çin, Yunan, Mısır, Asur ve Roma medeniyetleriyle başlayan suyun tedavi edici kullanımı özellikle eski Yunan ve Roma’da neredeyse günlük yaşamın bir parçasıydı

Dünyadaki en eski kaplıcaların geçmişi M. Ö. 500 yılına kadar gidiyor. Tıbbın babası Hipokrat’ın da (460- 370) romatizmal hastalıkların ve sarılığın tedavisi amacı ile kaplıca ve içmeleri önerdiği biliniyor. Belçika’nın geçmişi Roma medeniyetine dayanan kaplıcaları ile ünlü kenti ‘Spa’, değişik dillerde kaplıcanın karşılığı olarak günümüzde kullanılıyor… Çok eski çağlardan beri (M.Ö. 800) Anadolu’daki kaplıca sularından da yararlanılıyor. Yalova, Çekirge, Pamukkale, Bolu, Afyon, Kızılcahamam, Gönen, Haymana ve Çeşme kaplıcaları günümüzde de şifa dağıtmaya devam ediyor.

Deniz kenarında olan tek kaplıca ise Çeşme’de… Önce kaplıca sonra güneş Güneşli bir hafta sonuydu. Kış ortasında ‘güneşli bir hafta sonu’ bizler için sıradışı ama Çeşmeliler için çok sıradan. Çünkü yılın 300 günü güneş var Çeşme’de. Birçoğumuzun aklına Çeşme deyince yaz, beach’ler, eğlenceler geliyor. Ama burası yüzyıllardır şifalı termal suyun çıktığı yer. Yani ılıca. Termal su ve güneşin birlikteliği Çeşme’nin ayrıcalığı. Çeşme’nin termal suyu dünya çapında üne sahip.

Baden Baden gibi kaplıca şehirleriyle ünlü Almanlar bile yıllardan beri Çeşme’deki kaplıcaların müdavimi olmuş. Öyle yararlanmışlar ki buradaki termal suyun şifasından; Almanlar sağlık sigortası kapsamına almış Çeşme kaplıcalarını. İstanbul’un yorucu gürültüsünden sıyrılıp Çeşme’de bütün yorgunlukları geride bırakan, termal sularda arınıp, yenilenenlerden biri de o hafta sonu ben oldum.

3500 metrekarelik alanda kurulu olan Sheraton Çeşme’nin ‘Botanica Thermal Spa’sı, 2011’in ‘En İyi Spa’sı seçilmiş. Spa’dan içeri girerken yaratılan mistik ortam ve yasemin kokusu sizi bambaşka bir diyara çekiyor. Kapıdan girer girmez; Sheraton Çeşme Botanica Thermal Spa’nın müdürü Burcu Tuğba Düzgüner ile termal hekim Coşkun Üremek sizi karşılıyor. Hemen termal sulardan ve spadan doktor ve uzman kontrolünde yararlanılması gerektiği size hatırlatılıyor.

Termal sudanBali evine

Önce thalasso havuzu tavsiye ediliyor; cildinizin gözenekleri açılsın diye. Ardından iki ayrı sıcaklıktaki termal havuzlara giriyorsunuz. En fazla 20 dakika kalmanız öneriliyor. Aman ha sakın yüzmeyin bu havuzlarda. Su zaten sıcak, yüzünce vücut ısınız da yükselince fenalaşabilir, spa keyfiniz büyük bir tatsızlığa dönüşebilir. Mutlaka yüzmek istiyorsanız açık termal havuzda yüzebilirsiniz. Orada suyun ısısı havanın etkisiyle haliyle daha düşük. Bir kasım günü kış güneşinin altında sıcak termal havuzda yüzmenin keyfine doyulmuyor.

Etraftaki Bali evleri; en lüks spa keyfi için hazırlanıyor. Sudan çıkıp biraz güneşleniyoruz; doktor tavsiyesiyle. Sonra Balili kızların sihirli masajları, cilt bakımları… Bütün bu bakımları dilerseniz masaj odalarında dilerseniz en lüks hizmetin sunulduğu Bali evlerinde yaptırabilirsiniz. Bu evlerde buhar odasından jakuziye kadar her şey size özel. Özellikle çiftler için ideal. Bali evlerindeki spa keyfi jakuzide şampanya içerek sona eriyor. Beş yıldızlı değil yedi yıldızlı bir termal terapi… Sheraton Çeşme Botanica Thermal Spa’nın doktoru Coşkun Üremek, 18 yıl önce İzmir’den Çeşme’ye taşınmış. Çeşme Devlet Hastanesi ve özel hastaneyi kurmuş. Aynı zamanda otellerin termalleriyle ilgili çok ciddi, ulusal ve uluslararası çalışmaları var. Termal hekimi olarak çalışıyor.

Çeşme’nin termal suyunun özelliği ne?

Otelin bulunduğu yerin adı Ilıca. ‘Ilıca’, termal suyun çıktığı yer demek. Yüzyıllardır burada termal su çıkar insanlar da geleneksel metodlarla bu sulardan yararlanırmış. Ne yazık ki Çeşme şimdilerde yaz, beach’ler, deniz, güneş, kum ve eğlence ile anılıyor. Oysa Çeşme’nin termal suyu çok değerli bir su. İçindeki sodyum oranı yüksek olan, 1 litrede 37 gram mineral içeren, yani çok yoğun minerali olan, ağrı kesici, ödem çözücü özelliği olan bir su. Buranın termal suyu artezyenle çıkıyor ve içindeki kum ve çamur da (termal kil) faydalı. Bu termal çamur vücutta krem gibi etki yapıyor. Çeşme’nin suyu, 5 yıldızlı otellerin yapılmasıyla havuzlara alındı ve daha temiz ve sağlıklı kullanıma dönüştü. Bu suyu özellikle bazı hastalıkların tedavisinde kullanabiliyoruz.

Hangi hastalıkların?

Başta romatizmal hastalıklar; sedef, egzama gibi cilt hastalıkları, kemik erimesi, jinekolojik rahatsızlıklar, kısırlık, erkeklerde cinsel işlev bozuklukları (empontants), böbrek taşları, hemoroid, kas ve eklem ağrılarına karşı bu sulardan çok ciddi ve çok hızlı faydalanma şansımız var. Yeterki bilelim.

Nasıl?

Türkiye’de termal suları hep kırsal bölgelerdedir. Deniz kıyısı olan tek yer Çeşme. Dünyada da Almanya, Macaristan, Slovakya hep dağlık yerlerdedir. Hepsi kara iklimi. Çeşme’nin önemli özelliği yılın 300 günü güneşli. Bu suyun özelliği içindeki sodyum oranının fazla olması, ciltte 10 kata yakın bir hassasiyet sağlıyor. Termal havuzdan güneşe çıkıyoruz. Termal su vücudumuzda kuruyor. Bu şekilde yarım saat güneşlenmemiz normal koşullardakinden 20 kat daha faydalı. Böylece D vitamini sentezi artıyor. Hem termal su hem de güneş ışınından yararlandığınız zaman kemiklere kalsiyum depolanması çoğalıyor. Cilt hastalıklarının tedavisinde de termal su, güneşle birlikte daha etkili oluyor. Fonksiyonel dediğimiz dolaşıma bağlı kısırlıklarda da, dolaşımı artırdığı için etkili olduğu biliniyor. Ödem çözücü olduğu için ameliyat sonrası da etkili oluyor. Buradaki kürleri sık sık alarak bu sorunları gidermek mümkün. Ayrıca hasta olmayan da gelsin…

Neden gelsin?

Sağlığa sağlık katmak için. Özellikle masa başında çalışanların fibromiyalji hastalığı vardır, mesela sırt ağrıları, bel ağrıları, baş ağrısı, uykusuzluk. Bu yüzyılımızın çalışan hastalığı olarak ortaya çıkmış bir sendrom. Bu sendromdan dolayı iş performansı yüzde 25 ile 35 arasında düşüyor. Burada yapılan kür tedavileriyle eski sağlığına kavuşuyor. Bir de bizim suyumuzun detoks özelliği var. Özel çalışmalarımız var; suyu belli şartlarda ve belli kombinasyonlarda kullanarak vücudun toksinlerinden arınmasını sağlıyoruz. Bu kürlere o kişinin özelliğine göre programları eklediğimiz ve belli diyetlerle de bunu desteklediğimiz zaman vücut gerçek anlamda ayak tırnağından baş uçlarına kadar toksinlerini suyun içine bırakıp arınıyor…

Kür ne kadar sürüyor?

Bir hafta ile 10 günlüktür. Bu kürleri sabah akşam yaparsanız çok faydası olur. Hem tatil, hem sağlık!

Thalasso terapinin yararları nedir?

Thalasso terapi ise 33- 35 derece ısıtılmış deniz suyunun tedavi amaçlı kullanımı. Cildi temizler, besler ve düzeltir. Cildin gözeneklerini açar, vücuda çok yararlı olan minerallerin ve oligo elementlerin nüfus etmesini kolaylaştırır. Ortopedik rahatsızlıkların, iç hastalıkların tedavisinde faydalıdır. Kan dolaşımını hızlandırır, gerilmeler ve spazm çözülür.

Kimler kaplıca tedavisi alamaz?

Beyin kanaması geçirenler, sarılık ve karaciğer iltihabı olanlar, bütün kanamalı hastalar, ağır kalp hastası olanlar, aktif halde tüberkülozlu hastalar, daha önce kalp krizi geçirenler, yeni ameliyat olanlar, hamile ve lohusalar, saralı hastalar, yüksek tansiyonlular, organ yetersizliği olanlar, aktif kanserliler.

Otelde Almanlar ağırlıkta; yabancı ülkelerden gelenler de oluyor mu?

Deniz kıyısında çıkan termal su dediğimiz gibi sadece Çeşme’de var. Almanlar daha bizim otel açılmadan önce yıllardır yakındaki Şifne’ye geliyorlardı. Buradaki kaplıcalardan yararlanan Almanlar, öyle şifa buldular ki Alman Sağlık Bakanlığı Çeşme kaplıcalarını sağlık sigortası kapsamına aldı…

“Yenilenip çıkmak için”

Sheraton Çeşme Botanica Thermal Spa’nın müdürü Burcu Tuğba Düzgüner ise uzun yıllar bankacılık yaptıktan sonra birden işi bırakmış ve çok sevdiği spa’ların peşinden Uzak Doğu’ya ve ardından Güney Amerika’ya gitmiş. Uzun süre oralarda kalıp kaplıca ve spa’ları incelemiş ve artık yeni işini belirlemiş. İstanbul’dan Çeşme’ye taşınıp Sheraton Çeşme Botanica Thermal Spa’nın başına geçmiş. O aynı zamanda bir gezgin ve onu mutlaka tanımalısınız. Anlatacak çok şeyi var… Botanica Thermal Spa’daki termal terapi ile thalasso terapiyi şöyle anlatıyor:

Termal suyun olduğu havuzlarda gevşeyerek, dolaşımı artırarak, ödem çözdürerek, ardından çamur, yosun banyoları ve masajlarla vücutta birikmiş olan kalsiyum ve toksinleri dışarı atarak rahatlıyorsunuz… Thalasso terapi ile de cildi temizliyor, besliyor ve düzeltiyorsunuz. Ek olarak cilt bakımlarıyla daha iyi hale getiriyorsunuz.

Buradan tümüyle yenilenip çıkıyorsunuz. Sheraton Çeşme’nin önemli figürlerinden biri de otelin 11 yıllık Reklam ve Pazarlama Müdürü Cihangir Canıyılmaz. Ondan bahsetmeden olmaz! Ama anlatmaya da satırlar yetmez. Bir ‘iletişim sihirbazı’. Cihangir gibi biri her otele, her iş yerine lazım… Beş yıldızlı bir termal terapi için Çeşme’ye gitmeyi düşünürseniz, Sheraton Çeşme 31 Mart 2012’ye kadar beş gece kal üç gece öde kampanyasının 7 gün konaklayan herkese 2 gece 3 gün Paris tatili hediye ediyor…

KAYNAK : POSTA













Yorum Yaz


.