Siz de otizmin farkına varın

Pazar, Nisan 4, 2010, 16:18
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Otizm, erken yaşta teşhis ve tedaviyle çocukların hayata katılabileceği bir sorun. Otizme dikkat çekmek için ‘eğitim şart’. Nisan ayı boyunca farkındalık yaratmak için dünyada ve Türkiye’de çeşitli etkinlikler düzenlenecek

2 Nisan; tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ‘Dünya Otizm Farkındalık Günü’ (2nd April World Autism Awareness Day) olarak ilan edildi. 2 Nisan’da başlayan ‘Otizm Farkındalık Ayı’ çerçevesinde de tüm dünyada otizmle ilgili araştırmaların teşvik edilmesi ve bilinirliğin artırılarak, erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Oluşum sebebi hâlâ tam olarak bilinmeyen otizme dikkat çekmek için eğitimin önemine vurgu yapmak gerekiyor. Tohum Otizm Vakfı, bünyesinde oluşturduğu eğitim kurumuyla bu eğitimi sağlayan yerlerden. Vakıf Kurucu Başkan Yardımcısı Aylin Sezgin otizimli çocuğu olan annelerden biri. Yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

– Siz otizimli bir çocuk annesisiniz, neler yaşadınız?
– 1997 doğumlu ikizlerimden birinde gelişim farklılığını fark etmemizin ardından ilk önce pek çok çocuk doktorunu dolaşmış, bir sonuç alamamıştım. Oğlum 15 aylıkken bir klinik psikolog, otizmli olma ihtimalinden bahsetti ve bizi haftada bir saat eğitime yönlendirdi. İki buçuk yaşına kadar fazla bir gelişim gösteremeyince bir şeylerin ters gittiğinden şüphelenerek, yurtdışına gidip uzmanlara danışmak istedik. Çocuğumuzu hem çocuk psikiyatristlerine gösterdik ve kesin tanısını aldık hem de yaklaşık bir ay kalarak bu çocukların nasıl eğitilmesi, neler yapılması gerektiği hakkında etraflı bir eğitim gördük. Bir ayda oğluma ülkemizde bir yılda başaramadıkları kadar çok şey öğrettiklerini görünce, ‘Ülkemizde neden böyle eğitim merkezleri yok?’ sorusuyla döndük ülkemize. 26 değerli kurucumuzla birlikte Mine Narin’in başkanlığında vakıf kurduk. Kurulduğu günden beri ben de vakfımızın başkan yardımcılığı görevini yerine getiriyorum.

– Otizmli çocuğa sahip olmak nasıl bir duygu?
– İkizlerim olduğu için çok farklı duygular yaşadım. Gelişimleri arasındaki farkı gözlemleyebilmem açısından tek çocuk sahibi olan ailelerden daha farklı durumlarla karşılaştım. Cem yerine göre dünya şekeri, yerine göre dünyanın en muzuru. Farklı olduğunun farkında çünkü evde bir ikizi var. Cem için başka, ikizi için başka planlar yapılınca kardeşini kıskanıyor. Örneğin ne zaman kardeşinin gittiği okula gidebilecek diye bizlere soruyor. Severken de sarılırken de tuttururken de sınırsız güç kullanan, kendi önceliğine önem veren, yani istediğine odaklanan, bazen utangaç bazen aşırı dışa vurumcu bir çocuk. İkizlerimden birinin özel durumu nedeniyle işimden ayrıldım. Cem’e tanı koyulması için yurtdışına gitmemiz ve uzman doktorlarla görüşmemiz gerekiyordu. Tohum Otizm Vakfı’nın kuruluş aşamasında ise ülkemizde o dönem yaşanan sorunlardan edindiğim tecrübe büyük önem arz etti.

– Tohum Otizm Vakfı çocuklara neler sunuyor?
– Eğitim Modelimiz: Uygulamalı davranış analizi (ABA-Applied Behavior Analysis) ilkelerine dayalıdır. Uygulamalı davranış analizi, otizmli çocuklara yönelik bilinen en etkili eğitim modeli. Bu eğitim modeli, dünyanın en başarılı kurumu olan, ABD’deki PCDI’dan (Princeton Child Development Institute-Princeton Çocuk Gelişim Enstitüsü) alındı. Şu an mezun olan öğrenciler de tam zamanlı olarak akranlarıyla birlikte okula gidebiliyorlar.

SAHTEKâRLAR TÜREDİ
– Otizmli bir çocuğu eğitmek oldukça pahalı, buraya tam gün gelen bir tek çocuğun size maliyeti ne?
– Sabah dokuzda başlayıp öğleden sonra 3’te biten programımızın bize bir tek çocuk için maliyeti yıllık 80 bin lira. Biz bunun ailelerden yarısını alıyoruz. Ama haftalık seanslarımıza katılan çocuklarımızın yarısı burslu eğitim alıyor. Otizm teşhisi konulan çocuklar, rehberlik araştırmaları merkezlerine gönderiliyor. Ancak bu merkezler okul çağındaki çocuklara hizmet veriyor. Devlet, otizmli çocuklar için 10 saatlik destek ücreti veriyor. Bu sebeple kısa sürede binlerce rehabilitasyon merkezi açıldı. Duyuyoruz ki sokakta megefonla otizmli çocuk arayan, ‘Sen çocuğunu getirme aldığın parayı yarı yarıya paylaşalım,’ diyen kurumlar var. Konu istismara açık. Bu merkezler birden patladığı için denetim yapılamadı. Devlet para yardımı yaparak özel rehabilitasyon merkezlerinin açılmasına sebep oldu ama hem müfredat yok hem de alanında yetişmiş uzman olmadığı için verilen eğitim kaliteli değil. Dolayısıyla devletin verdiği para boşa gidiyor. Devlet derslik sayısını artırıp bu işi kendisi yapmalı. Gerekiyorsa çocuğa destek eğitimi yine verilmeli. Yaklaşık 100 bin otizmli çocuğun 2 bini okula gidebiliyor. Özel eğitimci yetiştiren 7yedi-sekiz üniversitemiz var ve senede 250 mezun veriyorlar. Özel eğitim almış mezun sayısı, şu an 2 bin 250. Tabii bunların hiçbirinin otizmle ilgili alandan mezun olmadığını unutmayalım. Oysa, otizmli çocuklar için en az 4 bin öğretmene ihtiyacımız var.

OTİZMİ FARK EDEBİLECEĞİNİZ DURUMLAR
Başkalarıyla göz teması kurmamak.
İsmini söylediğinizde bakmamak.
Söyleneni işitmiyor gibi davranmak.
Parmağıyla istediği şeyi göstermemek.
Oyuncaklarla oynamayı bilmemek.
Akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermemek.
Bazı sözleri tekrar tekrar ve ilişkisiz ortamlarda söylemek.
Konuşmada akranlarının gerisinde kalmak.
Sallanma, çırpınma gibi garip hareketleri yapmak.
Aşırı hareketli, hep kendi bildiğince davranmak.
Gözleri bir şeye takılıp kalmak.
Bazı eşyaları döndürmek, sıraya dizmek gibi sıra dışı hareketler yapmak.
Günlük yaşamındaki düzen değişikliklerine aşırı tepki vermek.













Yorum Yaz


.