Şafaktan gün batımına şıklık

Salı, Ocak 13, 2009, 21:41
Alışveriş | Moda kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Özlem Süer’in farklı ve şık görünmek isteyen, çalışan kadınlar için yarattığı markası Oez Sue, ofis ve kokteyl kıyafetlerinden oluşuyor..
Oez Sue, Özlem Süer’in yepyeni markası. Süer’in kıyafetlerine alışanlar için hazırlanmış, 200 parçalık bir koleksiyondan oluşuyor. Gün içinde, iş yaşamında ve kokteyllerde de Süer’in çizgisini korumak isteyen modaseverlerin tercihi olan markanın defilesi, modacının geçtiğimiz günlerde bir mağaza da açtığı, Paris’te düzenlenecek. Daha çok çalışan kadınlar ve yöneticiler için tasarlanan markanın önümüzdeki sezon için ilham kaynağı, 1920’lerin unutulmaz şarkıcı ve dansçısı, Josephine Baker. Okuduğu, izlediği ya da dinlediği her şeyden ilham alabileceğini söyleyen Süer, Baker’ın en çok topluma karşı duruşunu, yaşam coşkusunu ve ideolojisini sevmiş. Onun gibi “Yenilikçi, yaratıcı, kendine güvenen ve özel,” bir kadın olarak hayal etmiş. “Ne geceye, ne de gündüze ait olmak istiyorum,” diyen çalışan, şehirli kadınlar için hazırlanan deneysel formlu kıyafetleri, yaratıcısından dinledik…

– Oez Sue nasıl ortaya çıktı?
– Şehirli, koşturan insan da ayrıcalıklı görünmek istiyor. O yüzden couture tadı olan iş ve kokteyl kıyafetleri tasarladım. Mesela yalın bir siluetin üzerine, drape gibi küçük detaylar ekledim. Ama masa başında oturan kadınları da düşünerek rahatsız etmeyecek, fonksiyonelliğe de dikkat ettim.

– Nasıl biridir Oez Sue kadını?
– Kendini bulmayı seven, hayattaki sürprizleri giyim kuşamına da taşıyan, sanattan hoşlanan, renkleri seven ve feminen kadınlar… Her şeyin üniseks olduğu bir zamanda, feminenliğin özlendiğini düşünüyorum ve bu dozu artırmaya çalışıyorum.

– İş hayatı içinde nasıl yapıyorsunuz bunu?
– Günlük yaşamda ve iş hayatında, rahat kaldırılabilir bir feminenliği tercih ediyorum. Mesela silueti ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Çeşitli detaylarla bel oturumunu göstermek, çok geniş bir bluzun vücudu hissettiren bir bitimle sonlanması gibi.

– Erkeklerin egemen olduğu, koyu renkli bir dünyada, çalışan kadınların giyimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
– Çalışan kadının en büyük handikapı, ülkemizdeki çalışan erkek duruşunun çok klasik olması. Kadın bir toplantıya katıldığında, etrafındaki kopkoyu görüntünün içinde çok parlak kaçmamak için, ortama uyum sağlamaya çalışıyor. Kritik bir toplantıda, çok da dikkat çekmemek kuralı geçerli olabilir. Oysa İtalya’da bir toplantıya katıldığımızda erkeklerin üzerinde rengarenk gömlekler, kravatlar görüyoruz. Türk kadını için zor olan, renksiz bir toplumda çalışan olmak.

– Bu renksizliği, çok da dikkat çekmeden nasıl kırabilirler?
– Tavsiyem, kıyafetlerini aksesuvarlarla, broşlarla, fularlarla, renklendirmeleri.

– İş yaşantısında doğru mesajlar vermek için giyimimizde nelere dikkat edilmeli?
– Şahsi fikrim, yaratıcı giyinen insanların daha iyi algılanacağı yönünde. Kendini güncelleyen insanın dünyadan haberdar olduğunu, teknolojiyi takip ettiğini bilir, işinizi daha rahat emanet edebilirsiniz.

Özlem Süer

2010 kışına pasteller hâkim olacak

Kış bitmedi. Ama vitrinler ilkbahara hazırlanıyor. Süer ise, gelecek kış sezonunun heyecanı içinde. Bunda, yaklaşmakta olan defilesinin de payı var kuşkusuz. Biz 2009’u yaşasak da, onun aklı fikri 2010’da… “Önümüzdeki kış, hiç olmadığı kadar bir hafiflik duygusuyla karşılaşacağız. Kışın koyularının içinde pastellere alışmaya başlamıştık. Bu, daha da yükselecek. Layering de denilen üst üstelik; kat kat giyinme olgusunu çok önemsiyoruz. Bedenin özellikle üst kısmında büyük beden parçalar ağırlıkta. Vintage görünümlü şapkalar da sık kullanıldı. Özellikle Josephine Baker gibi sahne sanatçılarının kullandığı tür aksesuvarlara çok yer verdik.”

Hülya Koçyiğit Stil Anketi

– Sezonun en sevdiğiniz trendi?
– Mor rengi çok sevdim. Hem kıyafetlerimde hem de aksesuvarlarımda bol bol kullandım.

– En sevmediğiniz trendi?
– Trend değil belki ama, trend diye insanların birbiriyle aynı giyinmesinden hiç hoşlanmıyorum.

– Gardırobunuzda en çok bulunan parça?
– Siyah pantolon. Sayısını ben de bilmiyorum. Kilo alıp vermeme göre ayarlanmış, hem gündüz hem de gece kullanımı için çok sayıda siyah pantolonum var.

– Hiçbir zaman giymeyeceğiniz parça?
– Mini etek. Çünkü bacaklarımı kalın buluyorum.

Ucuz kaçış noktalarınız?
– Sezon sonu indirimleri..

– Alışveriş yaparken en sevmediğiniz şey?
– Kazıklandığımı hissetmek!

– Alışveriş yaparken kendinizi en iyi hissettiğiniz yer?
– Beğendiğim bir şeyi almak için girdiğim herhangi bir yer.

– Ansızın çıkan bir davet için kurtarıcı formülünüz?
– Siyah ve krem rengi, pantolon-ceket takımlar…

– En sevdiğiniz tasarımcılar?
– Yıldırım Mayruk, Cengiz Abazoğlu ve Arzu Kaprol.

– Son günlerde en çok severek giydiğiniz şey?
– Tibet’ten gelen ve uğur getirdiğine inandığım cam işi kolyem.

– Sürekli tekrarladığınız moda-alışveriş hatası?
– “Ben bunu giyerim,” deyip, asla giymeyeceğim şeyleri satın almak. Bu genelde yanımdakilerin ısrarıyla oluyor.

Son dakika…

Kışkırtıcı koleksiyon
Fransız dantelleri, İspanyol işletmeleri, kristal taşlar, pullar, payetler ve ipek satenlerin bir araya geldiği Magicform tasarımlarında iç çamaşırların yanı sıra gecelikler, sabahlıklar, pijamalar ve polarlar da bulabilirsiniz.

İndirimleri kaçırmayın
Çılgın indirimler devam ediyor. Marks&Spencer’da yüzde 70’e varan; Mudo ve Stefanel’de yüzde 50, G-Star Raw’da da yine yüzde 50’ye varan indirimler söz konusu. Kulağınıza küpe olsun.

Jimmy Choo’dan Hunter’a özel botlar
Yağmur çizmelerinizi çok seviyorsunuz, biliyorum. Peki, Jimmy Choo elinden çıkma Hunter’lara ne dersiniz? Görüp görebileceğiniz en şık yağmur çizmeleri, krokodil baskılı olacak ve 395 dolardan satılacak. Haziranda piyasada; bir kenara not alın.













Yorum Yaz


.