Sadece iki tüp kan kanser haritasını kolayca çiziyor

Cuma, Ocak 9, 2009, 22:57
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Meme kanserine yakalanan hastadan alınan iki tüp kan, tedavide nasıl bir yol izleneceğini, hangi ilaçların kullanılması gerektiğini ortaya çıkarıyor. Hasta, tedavinin başarı yüzdesini de öğrenebiliyor..

Klentze Enstitüsü Bilim Başkanı Dr. Michael Klentze, meme kanserinde kişiye özel tedaviyle ilgili bilgiler verdi:

* Herkesin kanseri farklı mıdır?
Kanser tamamen kişisel bir hastalıktır ve herkesin kanseri kendisine özeldir. Tedavide de başarı oranlarımız bu yüzden çok farklıdır. Çünkü herkesin tedaviye verdiği cevap farklıdır.

* Kişiye özel tedavi için gerekli olan genetik testler nasıl yapılıyor?
Genetik tahliller, kişiden iki tüp kan alınarak gerçekleştiriliyor. Tahlil sonuçları ortalama 3 gün gibi kısa bir zamanda sonuçlanıyor. O hasta için hangi ilaçlar kullanılırsa ne sonuç alınacağını, hastalığın başında anlamak mümkün oluyor. İlacı kullanıp, hastanın verdiği cevaba göre başka ilaç kullanmaya ya da sonucu beklemeye gerek kalmıyor. Hasta, bu testlerin sonucunda, tedaviden yüzde kaç başarı sağlayacağını daha başından biliyor, en uygun tedavinin hangisi olduğu belirlenebiliyor.

ÇOK DAHA EKONOMİK
* Kişiye özel tedavi pahalı mı?
Aslında daha ekonomik diyebiliriz. Standart yöntemi arka arkaya uygulamak yerine, o kişiye medikal tedavi uygulanması çok daha ekonomik. Mesela bir vitamin almak için gidiyorsunuz; ‘Şunu da alın, bunu da alın, nar suyu için’ diyorlar, hâlbuki bir test yaptırsanız ve vücudunuzun gerçekten neye ihtiyacı olduğunu bulup, onu alsanız çok daha iyi sonuçlar elde edersiniz. Kişiye özel tedavide kemoterapi ve kullanılan ilaç sayısı da azalıyor. Burada amaç en az zararla en etkili tedaviyi yapabilmek.

* Bu yöntemle tedavide başarı şansı ne kadar artıyor?
Kişi üstünde karar verilen planı uygularsa; kişiye özel tedavinin, var olan riski yüzde 70 azalttığını düşünüyoruz. Kemoterapi sırasında, tümör saptanmışsa, kişisel plan ile birlikte uygulanan kemoterapi, kişisel tedavide başarıyı yüzde 80 artırıyor. Çünkü kemoterapi de kişiye özel olarak uygulanıyor. Ayrıca kemoterapi gören herkes vücudundan toksik maddeleri uzaklaştıramıyor. Bu tedavi sayesinde, ortaya çıkan toksik maddelerin vücuttan tamamen atılması sağlanıyor.

* Bu tedavinin avantajları nedir?
Kişiye özel tedavinin bize sağladığı avantajlar çok fazla. Diyelim ki tümör riskiniz var; tümör çıka da bilir, çıkmaya da bilir. Ancak tümör çıkarsa, bu tümörün yapısı ve nasıl davrandığını belirlemek gerekiyor. Buna karşı bir savunma mekanizması yaratmanız şart. İşte bu durumlarda kişiye özel tedavinin avantajlarını görüyoruz. Eğer düşük hücre sayısı ve aktivite varsa, bazı mantar türlerinden elde edilen ajanlar kullanıyoruz. Hastanın bu tedavilere nasıl cevap verdiği ise en önemli kısım. Meme kanserinde, kişiye özel tedaviyle metastaz oranının iki kat azaldığı görüldü.


EGZERSİZ İŞE YARIYOR
* Peki tamamen iyileşme oranı ne kadar oldu?
Söylediğim gibi metastaz iki kat azaldığı için, başarı oranı da buna bağlı olarak iki kat artıyor.

* Meme kanseri tedavisinde yenilikler nelerdir?
Kök hücre ve bağışıklık tedavisi yeni uygulanmaya başlandı. İlginç olan bir gelişme daha var: Egzersizin faydaları da yadsınamayacak bir gerçek. Egzersiz, kemik iliğindeki kök hücrelerin artışına sebep oluyor. Bu sebeple de çok önemli. Haftada üç kez 30 dakika egzersiz yapan bir kişi meme kanseri riskini yüzde 30 azaltmış oluyor. Koşma, yürüyüş en iyi egzersizlerdir. Alkol ise meme kanseri açısından son derece zararlıdır. Çünkü alkol, östrojenin vücutta depolanacak şekilde yıkımına neden oluyor.

* Meme kanseri dışında başka hangi kanser türlerinde kişiye özel tedavi uygulanıyor?
Dendiritik hücre tedavisi özel bir hücre tedavisidir. Şimdilik böyle bir tedavi prostat kanserinde yapılıyor. Kolon kanserinde ise yapılması planlanıyor. Lösemide de yapılıyor diyebiliriz ancak lösemide uygulanan belli standart kriterler var.

Dr. Michael Klentze

Obama tedaviyi destekliyor

Amerikan Hastanesi Genetik Bilimler ve Genomik Bilimler Merkezi Bölüm Başkanı Dr. Nesrin Erçelen, dünyada nerelerde kişiye özel tedavi uygulandığını anlattı.

* Dünyada şimdiye kadar nerede böyle bir tedavi uygulanıyor? Türkiye’de var mı?
Dünyada şimdiye kadar sadece İngiltere’de, 2006 yılında Başkan Tony Blair zamanında bu tedavi şekli başladı. Amerika’da ise yeni başkan Barack Obama’nın sağlık konusundaki planları arasında bu çalışma yer alıyor. Türkiye’de ise ‘Kişiye Özel Tedavi Merkezi’ yok. Genetik tanıyı da, check-up’ı da aynı çatı altında yapan böyle bir merkez yok. Bunları ayrı ayrı merkezler yapıyor. Meme kanserinde kişiye özgü ağır bir ilaç ve tedavi programı var. Öncelikle bir kişi, risk skalasında nerede olduğunu bilmelidir. Bunu da iki şekilde anlayabiliriz: Genetik testlerle doğuştan gelen hastalıklara bakılır ve şu anki durumu için de kan tahlili ve fizik muayenesi yapılır. Eğer herhangi bir risk taşıyorsa, bu, ikinci aşamada hastaya anlatılır.

HASTA ODAKLI TIP
Daha sonra kurulan komite ve bu komitedeki doktorlar hastanın takip ve tedavisini üstlenir. Hem genetik uzmanları hem de klinik doktorları, hastayla ilgilenir. Yani hasta tek tek doktorları dolaşmıyor. Kişiye özel tedavi, hasta odaklı tıptır. Devlete katkısı son derece fazladır. Çünkü hasta doktor gücünden yararlanıyor. Hedef; hastalığı önlemek, geciktirmek ya da erken tedaviyi sağlamaktır. Yani önleyici tedavidir. Şu an sigortalar bu tedaviyi karşılamıyor. Özel sigortalar da, devlet de… Umarız en kısa sürede bu sorun da çözülecek. Çünkü büyük sosyal devletler artık bu yönteme geçmeye başladı. Şimdilik sadece isteyenlere özel olarak bu sağlık hizmetini sunabileceğiz.

Soyağacı riski ortaya koyuyor

East Carolina University Brody School of Medicine, Klinik Araştırmalar Direktörü Dr. Berrin Öztürk, kalıtımın kanserde çok önemli olduğunu söylüyor…

* Kişileri kanserden korumak için öncelikle soyağacının çıkartılması gerekiyor. Bütün koruyucu testlerin bu aşamada yapılması gerekli.

* Meme kanserinde yapılan çalışmalar; meme kanserinin çevresel faktörlerden olma riskinin, yüzde 10’dan az olduğunu gösteriyor.

* Tam yumurta ikizi kardeşler üzerinde yapılan çalışmada, ikizlerden birisi meme kanseri olursa, diğerinin de meme kanseri olma oranının oldukça yüksek olduğu görülmüş.

* Anne meme kanseriyse, çocuğunun meme kanseri olma oranı 2-3 kat artıyor.

* Ailesinde meme kanseri olan bir kişide BRAC 1 ve 2 adlı kanser genlerinin pozitifliğini etkileyen polimorfizimler var demektir.

* Bir hastalığı önlemek tedaviden daha başarılıdır. Riski bilirseniz ona göre tedaviye başlarsınız. Kişisel tedavide amaç, hastayı yakından takip etmek ve hastalığı önlemektir.

* Eğer çocuk sağlamsa ve hiçbir hastalığı yoksa, o zaman çocuklarda rutin olarak genetik test yapılmıyor. Anne ve babanın riski tespit ediliyor.













Yorum Yaz


.