Öğrenciye çözüm ararken küresel futbolu uzlaştırdı

Pazar, Mart 25, 2012, 21:02
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Hollandalı tasarımcı Cindy van den Bremen başörtüsü yüzünden dersten atılan bir öğrencinin sorununu halletmeye karar verdi. Yaptığı tasarım sayesinde, FIFA’nın futbol sahalarına getirdiği yasak temmuzda ortadan kalkabilir.

Hollandalılar pratik insanlar; uzlaşma kültürüne de doğuştan eğilimliler. Çözüm buldukları tartışmalara bu ay bir yenisi eklendi. Eindhoven’lı tasarımcı Cindy van den Bremen’in üniversitede bitirme tezi olarak hazırladığı spor başörtüsü, yılan hikayesine dönen bir meseleye nokta koyuyor. FIFA’nın kadın futbolunda uyguladığı başörtüsü yasağı, sonradan Capsters markasına dönüşen bu tasarımla ortadan kalkmak üzere.

BM Genel Sekreteri bile devrede
Filmi biraz geriye saralım. FIFA 2007’de kadın futbolcuların başörtüsü takmasını emniyet gerekçesiyle yasaklamıştı. Karar sert tartışmalara yol açtı. Başta İran olmak üzere bazı Müslüman ülkelerin federasyonlarından kuvvetli itirazlar yükseldi. Eleştiri tonu bir dönem öyle şiddetlendi ki Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon bile devreye girerek yeni düzenleme getirilmesini istedi. Sonuç çıkmadı…
Ta ki bu ayın başına kadar… FIFA’nın Asya’dan sorumlu asbaşkanlığını yürüten Ürdün Prensi Ali Bin El Hüseyin,
3 Mart tarihinde, konuyla ilgili toplanan komiteye yeni bir fikir sundu: Cindy van den Bremen’in Capsters’ı… Çantasından çıkardığı esnek, çıtçıtlı ve havadar başörtüsü yetkilileri tatmin etti ve yasağı düşürdü. Bu temmuz ayında başörtüsü sahalara geri dönüyor.

Bitirme tezi üzerinde çalışıyordu
Mesele küresel, çözüm yerel… Üstelik de hemen her buluş gibi biraz tesadüfi. Van den Bremen, Capsters’ı başörtüsünün serbest olduğu Hollanda’daki tek bir öğrencinin probleminden yola çıkarak tasarladığını anlatıyor: “1999’da üniversitede bitirme tezime çalışırken bir hikaye gözüme çarptı. Hollanda’da bir lise öğrencisi, başörtüsü yüzünden beden eğitimi dersinden atılmıştı. Konu yargıya taşındı ve mahkeme eğitimcilerin gerekli gördüğü durumlarda emniyet gerekçesiyle başörtüsünü yasaklayabileceğine hükmetti. Alternatif olarak bone ve balıkçı yaka kazak kombinasyonu sunuluyordu. Kararı okuyunca meselenin örtünmeyle değil nasıl örtünüldüğüyle ilgili olduğunu düşündüm. Tasarımcı olarak uzlaşma sunmaya karar verdim.”

Kocası Türkiye kökenli bir Hollandalı
Van den Bremen’in bulduğu uzlaşma, basit gelecek ama, esasen çıtçıttan geçiyor. Mesele örtünün nefessiz bırakma ihtimalini ortadan kaldırmak. Düğüm yok, iğne yok, bone türü başlıklara da gerek yok. Capsters’ın alametifarikası bağlanmaması…Tasarımcı, ürününün günlük kullanımda da spor karşılaşmalarında da rahat ve esnek malzemesi sayesinde kafadan çıkmadığını, dolayısıyla şal ve geleneksel başörtülerine bir alternatif olduğunu söylüyor.
Van den Bremen, Türkiye kökenli bir Hollandalıyla evli. Kendisi Müslüman değil ama Hollanda’daki Müslüman toplumunu yakından tanıyor. Özellikle yoksul bölgelerdeki Müslüman kadınlarla geliştirdiği sosyal projeler aracılığıyla bir araya geliyor. Bir yandan da Eindhoven’daki Teknoloji Üniversitesi’nde (TU/e) tasarım dersi veriyor.

Başörtülü kadınlar atölyeye davetli
Sporcular için başörtüsü tasarlamasaydı muhtemelen hayatı sadece bu dersler ve projeler ekseninde ilerleyecekti. Ama daha mezun olur olmaz işler değişmiş, teklifler ve sipariş yağmaya başlamış: “Sadece şu kızın derdini çözmeye çalışıyordum. Belki bir-iki arkadaşının daha… Ama tezimi yayımladıktan sonra, hem Hollanda’dan hem de yurt dışından siparişler gelmeye başladı. Okul müdürleri, beden eğitimi öğretmenleri, öğrenciler… İhtiyacı görünce, bir arkadaşımla Capsters’ı kurduk. İlk dükkanımızı da internette açtık.”
Capsters bugün aerobik, koşu, açık hava ve takım sporları için başörtüsü üretiyor ve internet mağazasının yanı sıra 10’u aşkın ülkede reyonlarda satılıyor. Dünyanın her tarafından kullanıcılar, Facebook sayfası üzerinden görüş ve ihtiyaçlarını bildiriyor. Van den Bremen’e göre, bir tasarımcı için daha iyi bir çalışma ortamı bulmak zor: “Koşucular için tasarladığımız modelimizi (Runners) Facebook sayfamıza gelen öneriler üzerinden yaptık. Ama tez sırasındaki çalışma biçimimi de koruyorum. Burada, Eindhoven’daki atölyemize başörtüsü kullanan kadınları davet ediyoruz ve onların görüşleri üzerinden çalışıyoruz.”
Son kullanıcının önerileriyle üretilen bu tasarımlarla, uluslararası sanat camiası da ilgileniyor. Van den Bremen’in yaptığı ilk
dört iş, bugün New York’taki Modern Sanatlar Müzesi’nin (MoMA) koleksiyonunda. Capsters ayrıca, Japonya’da da Good Design Award’a layık görüldü. Tasarım çevrelerinde de isabetli bir “sosyal tasarım” örneği olarak dikkat çekiyor.
Capsters’ın futbol gündemine oturmasının nedeniyse bir başka Hollandalının dikkatini çekmesiydi. Ürdün Kadın Milli Futbol Takımı’nı çalıştıran Hesterine de Reus geçen sene Capsters’ın takım sporları modelini görünce bu konu hakkında bir süredir kafa patlatan Prens Ali’ye götürüp “bir de bunu inceleyin” dedi. Hikâyenin gerisini artık biliyorsunuz.

İran Kadın Milli Futbol Takımı hükmen yenik sayıldı

FIFA, 2007’de kadın futbolcuların başörtüsü takmasını yasakladı. Gerekçe olarak da geleneksel örtülerin maçlarda tehlike yaratması ihtimalini gösterdi. Örneğin fiziki bir temas sırasında örtünün boynuna dolandığı sporcuyu nefessiz bırakabileceği düşünülüyordu. FIFA’ya göre başını örtmek isteyen kadınlar yüzücü bonesi kullanmakta serbestti. Kulakların ve boynun açıkta kalması şartıyla… Yasak büyük gürültü kopardıysa da esas kargaşa 2011 haziranında yaşandı. İran Kadın Milli Futbol Takımı o tarihte olimpiyat vizesini almak için Ürdün’le oynayacaktı. Ama maç başlamadan bitti. Sebep, İranlı sporcuların formalarının boyunlarını da kapatmasıydı. Hükmen yenik sayılan takımın olimpiyat rüyası sona ermişti. Bunun üzerine İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad devreye girip meseleyi siyasi zemine çekti. FIFA’ya çatarken ağır ifadeler kullanıyordu: “Bunlar kendi hayat tarzlarını başkalarına dayatan diktatör ve kolonyalist insanlar.”

“Müslüman değilim ama…”

* Başörtüsünü tasarlarken Müslüman kadınlarla beraberdiniz, nasıl karşıladılar?

Müslüman olmadığım ve başörtüsü de kullanmadığım için proje sırasında biraz gergindim. Hassas bir mesele sonuçta. Vaktimi araştırmayla geçirdim. Kadın derneklerine gittim; başörtüsü takan ve takmayan kadınlarla, genç kızlarla konuştum. Motivasyonlarını, fikirlerini ve geçmişlerini öğrendim. Bana kucak açtılar. Müslüman olmadığım halde spor ve başörtüsüyle ilgili sorunlarına çözüm aramam hoşlarına gitmişti.

* FIFA’nın yasağı şu anda hangi aşamada?

Ürdün Prensi ile aylardır çalışıyoruz. Şimdi önümüzde güvenlik testleri var. Onlar da onaylanınca yasak temmuzda kalkacak. Tekvando ve ragbide zaten serbest. Kadınların başörtüleriyle futbol oynamasına izin vermenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu sporcular yerel rol modelleri olarak ön plana çıkıyor. Hem bir kadının örtünüp örtünmeme tercihi de kendine bırakılmalı.

MİLLİYET













Yorum Yaz


.