Obezite ile diyabet riski nar sayesinde azalıyor

Çarşamba, Mart 21, 2012, 0:05
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


‘Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane’ bilmecesinin cevabı olan nar, hastalıklarla mücadele ederken en büyük silahlarımızdan biri oluyor. Bu meyve; kanserden koruyor, kalp ve damarlara iyi geliyor, diyabet riskini de düşürüyor.

Son 19 yıldır, narın faydalarıyla ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Klinik veriler; ateroskleroz (Damar duvarının esnekliğini kaybedip sertleşmesi), kanser ve diyabet gibi Batı dünyasının önde gelen ölüm nedenlerine karşı, geniş spektrumlu savunma aracı olarak narı göstermektedir.

TOHUMU DA FAYDALI
Bilim adamları, narın sayısız faydaları üzerinde durmaktadır. Son dönemde keşfedilen yeni kaynak ise nar ağacının çeşitli botanik bileşenleri, özellikle tohum ve çiçeklerdir. Bilimsel kanıtlar; narçiçeği özü ve tohumunun yaşlanmaya karşı çok güçlü bir antioksidan olduğu yönündedir. Narçiçeği özü ve nar tohumu, birçok hastalıkla mücadelede güçlü bir savaşçıdır. Bu yazımızda sizlere narın sayısız faydaları ile ilgili bilimsel kanıtlar sunuyoruz…

DESTEKLEYİCİ GÜÇ
2009’da yapılan bir çalışma narın damar sertliğini yüzde 70 oranında azalttığını göstermiştir. Kan yağ ve glikoz düzeylerinin de düştüğü tespit edilmiştir.
Nar suyunun polifenolik (Bitkilerin renklenmesinden sorumlu olan polifenoller, antioksidan özelliklerinden dolayı insan sağlığına faydalıdır) içeriği, tarihsel olarak en büyük bilimsel kanıttır. Nar, yoğun antioksidan kapasitesiyle sağlık için destekleyici bir güçtür.
Yapılan son analizlerde, narın inhibe edici (baskılayıcı) özelliği; prostat kanseri hücrelerini uyarıcı androjen reseptörlerinin üretimini bloke etmektir. Kolesterol kontrolünde, özellikle de HDL’nin (iyi kolesterol) regülasyonunda (düzenlenmesinde) nar eşsiz bir rol oynamaktadır.

ÇEKİRDEĞİNİN YAĞI KANSER İLACI GİBİ
Nar suyunun yararları, bir dizi hastalıkla mücadelede de belgelenmiştir. Nar; diyabet ve obezitenin metabolik sonuçlarına karşı benzersiz bir koruma sağlar.
Nar çekirdeği yağı, meme, prostat ve diğer yaygın kanser türlerine karşı etkili bir ilaç gibi koruma sağlar. Narın meyvesi, çiçeği, yağı, özleri hastalıklardan korunma konusunda rakipsizdir.
Nar suyu özellikle ağız yaralarında etkilidir. Ağızda 30-35 saniye tutulması, ağız yaralarını azaltır ve tedavisinde faydalıdır.

Nar suyunun içindeki polifenoller ve diğer bileşenler çok yararlıdır. Nar suyu, fitokimyasal özellikleri nedeniyle kanser gelişimini birçok aşamada bozabilir. Narın meyve olarak tüketilmesi ise prostat kanserinde kanserli hücrelerin büyümesini engeller ve yavaşlatır.

18 ARAŞTIRMA YAPILDI
Bilim adamları, narın antimikrobiyal (mikrobiyal büyümeyi önleyen kimyasal ya da biyolojik maddeler) potansiyeline de odaklanmıştır. Narın içerdiği polifenoller; patojenik (hastalığa neden olan her türlü organizma ve madde) bir dizi bakteri, mantar ve parazitlerin büyümesini de engeller.
Obezite, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar; küresel salgın olarak son yıllarda hızlı artış göstermektedir. Yapılan 18 yeni çalışma ise nar çiçeğinin güvenli, düşük maliyetli oluşu nedeniyle antidiyabetik ilaçlara yardımcı olabileceğini göstermiştir.
Narın içeriğindeki maddeler diyabeti kontrol ettiği için şeker metabolizmasını düzenleyerek, kanserin en önemli sebebi olan şekeri kontrol altına alıyor. Bu oluşum da kansere karşı en önemli savunma mekanizması olarak karşımıza çıkıyor.

KALBİMİZİ KORUYOR
Nar, klinik olarak kalp ve damar sağlığında olumlu etkiye sahiptir. Flavonoid içeriği, damarların korunmasına yardımcı olur.
Nar polifenollerinin; kan damarlarını korumak, aterosklerotik lezyonların boyut ve sayısını azaltmak, arter duvarlarının kalınlaşmasını ve düşük kan basıncını önlemek gibi kalbimizle ilgili önemli etkileri bulunmaktadır.

ÇİÇEĞİNİN ÖZLERİ ŞEKERİ DENGELER
Hintli araştırmacılar, farelerdeki kan şekeri ayarını narla kontrol ederek, diyabetik farelerin reaksiyonunu dengelemiştir. Avustralyalı araştırmacılar ise 2005’te yaptıkları bir çalışmada, narçiçeği özlerinin; obez farelerde, altı haftalık glikoz yüklemesi sonrası kan şekeri artışını engellediğini ortaya koydu.

TÜMÖRLERİ KÜÇÜLTÜYOR
Nar, karaciğer hastalıklarında da koruyucudur. İyileştirme savaşçısı olan bu meyve; meme ve prostat kanserlerinden de korur. Yapılan hayvan çalışmalarında tümörleri küçülttüğü görülmüştür.
Nar kabuklarının çay olarak içilmesinin ise kemoterapi tedavisine bağlı ishallerin önlenmesinde etkili olduğu belirlenmiştir.

TIP DERGİLERİ YARARLARINI DUYURUYOR
Nar ekstresinin, tümör dokularının büyümesini yüzde 67 oranında durdurduğu Cancer Prevention dergisinde yayınlanmıştır.
Nar yağının, meme kanseri üzerindeki faydalı etkileri ise Breast Cancer Research and Treatment dergisinin 2007 yılı Şubat sayısında yayımlanmıştır.

SPERM ARTIRIR
2009’un Şubat ayında J. Oncology dergisinde yayımlanan yazılarda; prostat kanserli hastalara radyoterapi ve cerrahi sonrası nar verilmesinin faydalı olduğu gösterilmektedir.
Narın, farelerde sperm sayısını artırıp sperm kalitesini düzelttiğiyle ilgili araştırma sonuçları ise 2008’in Ocak ayında The American Journal of Clinical Nutrition’da yer almıştır.

AKCİĞER KANSERİNDE OMEGA 3 DESTEĞİ ŞART
Akciğer kanseri tedavisi sürerken kilo kaybına mani olmak için Omega 3 gerekir. Özellikle, su teresi ve balık tüketimine önem verilmelidir. Haftada bir kez kırmızı et, anemiye karşı kara üzüm, pazı, ıspanak, brokoli, lahana, karnabahar ve kuşkonmaz tercih edilmelidir.

BULANTIYA BİTKİ ÇAYI
Ananas, acı kırmızı biber, baklagiller, yeşil çay, meyan kökü, deve dikeni sütü ve karahindiba faydalıdır. Zerdeçal, karaturp veya bayır turbu da tüketilmelidir
Genetiğe bağlı olgularda; turunçgillerin kabuklarıyla tüketilmesinin faydaları, kuarsetin bakımından zengin olan soğan, elma kabuğu ve pırasanın akciğer kanserini azalttığı hayvan tecrübelerinde gösterilmiştir.
Böğürtlen, kiraz ve çileğin hem meyvesi hem de kök ve yaprakları, tütün dumanında bulunan zararlı etkiyi yok etmektedir.
Hastalara bulantı için papatya ve zencefil çayı ya da anason ile nane çayı verilebilir. Beyaz un ve esmer şekerden uzaklaşıp kara üzüm pekmezi, çiçek balı makul miktarlarda kullanılmalıdır.
Hindi eti tüketilmelidir. Hastaların beslenmesinde süt veya probiyotik yoğurt tercih edilmelidir. Araştırmalar, keçi peynirinin faydalı olduğunu da göstermiştir.
Nar, nar çekirdeği yağı ve nar suyunun; farelerde tümör büyümesini durdurduğu yine yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Tahıllardan yulaf, çavdar, kahverengi pirinç ile betaglukan içeren keten tohumu da faydalıdır.

Prof. Dr. ERKAN TOPUZ

SABAH













Yorum Yaz


.