Normali ne peki?

Çarşamba, Ocak 28, 2009, 21:04
Cinsellik kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Cinsel yaşamla ilgili gerçekler ve ipuçları… Cinsellikle ilgili global düzeyde yapılan araştırmalar bu konudaki algılamaları ortaya koyuyor. Bu sorunlar size de tanıdık geliyorsa uzmanların önerilerine kulak verin.

1) Çiftler genelde ne sıklıkta sevişiyor?

a) Ayda bir.

b) Haftada iki veya daha az.

c) Haftada üç veya daha fazla.

CEVAP: B İngiltere’de yapılan bir araştırma, 20-35 yaşlarında olan çiftlerin haftada iki veya daha az seviştiğini gösteriyor. Aynı partner ile iki yıldan daha uzun süre beraber olan kişilerde bu rakam ayda altı kereye düşüyor. Aynı araştırma, kişilerin üçte birinin, ayda bir kereden daha az, yalnızca yüzde 19’luk bir grubun da, haftada üç veya bundan daha fazla seviştiğini gösteriyor Bu konuda doğru ya da yanlış yok. Sadece belli bir sayıyı tutturmak için, mutsuz hisettiğiniz bir ana sizi mutlu etmeyecek hızlı bir yatak macerası sıkıştırmaya gerek yok. Unutmayın ki cinselliğin niceliğinden çok, karşılıklı iletişiminizin nasıl olduğu; diğer zamanlarda birbirinize ne kadar yakın olduğunuz, birbirinize ne kadar zaman ayırdığınız önemlidir. Birlikte yaşıyor olsanız da birbirinize kur yapan mesajlar gönderin, romantik buluşmalar ayarlayın. Bu göstergeler ilişkinizin sağlığı hakkında gerçek fikri verecektir.

Bunu deneyin: Sevgilinizle yatakta daha fazla vakit geçirebilmeyi istiyorsanız, diğer önemli şeyleri planladığınız gibi bunu da planlayın. Örneğin, perşembe geceleri yatağa erken gitmeyi veya pazar günleri yataktan daha geç çıkmayı alışkanlık edinebilirsiniz.

2) Kadınların yüzde kaçı, cinsel birleşme ile orgazma ulaşıyor?

a) Yarısından azı

b) Üçte biri

c) Yüzde 10’dan azı

CEVAP: A veya belki B

Stanford Üniversitesi öğrencileri ile yapılan bir araştırma, oranın yüzde 50’den az olduğunu ortaya koymuş.

Bunu deneyin: Orgazma ulaşmak için, uzmanlar üstte olmanızı öneriyor.

3) Çiftlerin yüzde kaçı yatakta özel oyuncaklara yer veriyor?

a) %39

b) %19

c) %69

CEVAP: A

İngiltere’de, neredeyse her ana cadde üzerinde bir seks mağazası bulunduğunu ve internet üzerinden alışverişin çok kolay olduğunu göz önüne alırsanız, her çiftin oyuncakları olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak, 2007 yılında yapılan Durex Global Cinsel Sağlık Araştırması, on çiftten yalnızca dördünün yatakta oyuncak kullandığını göstermiş. Uzmanlar, bunun nedeninin, oyuncaklar nedeniyle erkeğin yatakta kendini yetersiz hissetmesi ihtimali olabileceğini söylüyorlar.

Bunu deneyin: Yatak oyunlarınıza eğlenceli oyuncaklar ilave etmek istiyorsanız, çok fonksiyonlu bir oyuncak ile başlayarak, zaman içinde çeşitlendirebilirsiniz. Sıradan bir masaj yağı ile başlayın, eğer her ikiniz de bundan hoşlanırsanız devamını getirebilirsiniz.

4) ‘İyi seks’ ne kadar sürmeli?

a) Yaklaşık 40 dakika

b) Yaklaşık 25 dakika

c) Yaklaşık 10 dakika

CEVAP: C

İyi seksin saatler sürmesi gerekmiyor. Amerika’da yapılan, The International Journal of Sexual Medicine (Uluslararası Cinsel Tıp Dergisi) tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, seksin ideal süresi 7 ile 13 dakika arasında olmalı. Uzmanlara göre bunun standart bir süresi yok; her çifte göre değişebilir, ister 30 saniye olsun, ister iki saat olsun, çiftin sonuçta mutlu olup olmadığı önemli.

Bunu deneyin: Durex’in yaptığı araştırmaya katılanların yarısından fazlası, sevişmelerinin istedikleri kadar uzun sürmediğini belirtmiş. Eğer durum sizin için de böyleyse, sizi hızla sonuca götürecek oyunlar yerine, tensel temasa, dokunmaya, okşamaya daha fazla odaklanmahsınız. Bu nedenle seks için bol vaktiniz olduğundan emin olun. Eğer çoğunlukla gece başbaşa kalıyorsanız yatağa daha erken saatte gitmeye çalışın. Bu, size daha fazla zaman kazandıracaktır.

5) Çiftlerin yüzde kaçı cinsel yaşamlarından mutlu?

a) Dörtte biri

b) Yarısı

c) Dörtte üçü

CEVAP: B

Durex’in derlediği rapora göre, çiftlerin yarıdan fazlası cinsel yaşamından mutlu değil. İlişkinin ilk 6 ile 18 ayı içinde “tutku” hormonları devrededir ve her şey harikadır. Ancak, zamanla bu durum yavaşlamaya başlar, işte bu dönemde cinsel yaşamınızla ilgili partnerinizle sorunlar yaşayabilirsiniz.

Bunu deneyin: Bunu çözmek için kendinize, cinsellikle ilgili yüksek beklentilerinizin nereden kaynaklandığını sorun: Sizden mi yoksa partnerinizden mi? Eğer sebebin partnerinizden kaynaklandığını düşünüyorsanız, o zaman onunla konuşun. Ona sizi neyin mutlu edeceğini söylemeyi deneyin.

Sevgiliniz ile konuşurken kullanacağınız kelimeleri özenle seçin. “Sen hep…” veya “Neden sen…?” şeklinde başlayan cümlelerden kaçının. Bunun yerine “Ben” ve “Biz” diye başlayan cümleler kurmaya özen gösterin. Karşınızdaki kişiyi bu şekilde daha rahat konuya dahil edebilirsiniz. Partnerinize söylemek istediklerinizi önce düşünün. Bunlar size söylenmiş olsaydı neler düşüneceğinizi kestirmeye çalışın. Düşüncelerinizi kafanızda iyice oturtun ve sonra konuşmayı deneyin. Bir sevişmenin ardından hemen konuyu açmayın. Çünkü insan bu esnada daha hassas ve kırılgan olabilir. Bunun yerine yatak odasından uzak ve her ikinizin de rahat olduğu bir zamanı değerlendirin.

Unutmayın, erkekler partnerlerini mutlu etmek isterler. Erkek arkadaşınız buna aldırmıyorsa, belki de ilişkinizin geleceğini gözden geçirmelisiniz.

Türkiye’nin cinsellik haritası

Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği’nin (CETAD), 2006 yılında 20 ilde, 16 yaş ve üstü 1537 kişiyle yaptığı araştırma Türk toplumunun cinselliğe bakışını ortaya koymuştu. Araştırma sonucunda ortaya çıkan “Cinsel Yaşam ve Sorunları” dosyasında cinsellik anlayışından cinsel mitlere, cinsel sorunlardan tedavi yollarına kadar cinsel yaşam sorunları ayrıntılarıyla ele alındı. Buna göre ülkemizde her üç kadından biri yaşamları boyunca en az bir kez cinsel sağlık ve üreme sağlığı sorunu yaşıyor. Kadınların en şık yaşadığı sorunların başında vajinismus geliyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre, kadınlar bedenlerine yabancılar ve erkeklere oranla kendi bedenleri ile ilişkileri çok daha zayıf, hatta olumsuz. Yapılan çalışmalar kadınların, kendi bedenlerinin üremeye ilişkin fonksiyonlarını bile bilmediklerini ortaya koyuyor. Konu cinsel hazza gelince kadınların bilgileri daha da azalıyor. Kadınlar erkeklere göre kendi bedenlerini popüler modellerle kıyaslayıp, çok daha az beğenme eğiliminde oluyorlar. Bedeninden memnun olmayan bir kadının da kendisini cinsel olarak arzulanır hissetmesi ya da arzu duyabilmesi eksik oluyor. Kadınların odaklandıkları nokta haz değil, içinde bulundukları ilişki. Çünkü aile ve toplum tarafından bu duruma koşullandırılarak yetiştiriliyorlar.













Yorum Yaz


.