Münir Özkul hayatını kaybetti

Cuma, Ocak 5, 2018, 18:33
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Sinemanın usta ismi Münir Özkul 93 yaşında İstanbul’daki evinde yaşamını yitirdi. Münir Özkul, uzun yıllardır KOAH ve DEMANS hastalığı ile mücadele ediyordu.

Türk sinemasının usta isimlerinden Münir Özkul, 92 yaşında hayatını kaybetti. Canlandırdığı “Mahmut Hoca” ve “Yaşar Usta” karakterleriyle Türk izleyicisinin hafızalarında yer edinen Özkul, uzun süredir rahatsızlığı nedeniyle evinde tedavi görüyordu. Usta oyuncu Münir Özkul bugün sabah saatlerinde Beyoğlu’ndaki evinde vefat etti. Haberi alan yakınları ve sanatçı dostları eve geldi.

‘ASILSIZ HABERLERLE BUGÜNE HAZIRLANMIŞ OLDUK’

Evinin önünde basın mensuplarının sorularını cevaplayan Güner Özkul, ‘Uzun bir süreçti. Defalarca asılsız haberlerle bugüne hazırlanmış olduk. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’a tedavi sürecinde bizi hiç yalnız bırakmadığı, yardımcı olduğu için çok teşekkür ediyorum.’

MUHSİN ERTUĞRUL SAHNESİNDEN UĞURLANACAK

Cenaze programına ilişkin de açıklama yapan Güner Özkul, “Pazar günü ya da pazartesi günü Teşvikiye Camii’nden son yolculuğuna uğurlayacağız. Muhsin Ertuğrul sahnesinde tören düzenlenecek” dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN TAZİYE MESAJI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün hayatını kaybeden sinema ve tiyatro sanatçısı Münir Özkul’un vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayınladı.

Açıklamada şöyle denildi:

“Türk sinema ve tiyatrosunun saygıdeğer isimlerinden biri olan Münir Özkul’un vefatını derin bir teessürle öğrendim.

Canlandırdığı karakterler; oyunculuğu ve sanatçı kişiliğiyle, tüm vatandaşlarımızın sevgisini kazanan kıymetli sanatçımız, usta oyuncu Münir Özkul, gelecek nesiller tarafındandan da her zaman sevgi ve saygıyla yad edilecektir.

Türk tiyatrosuna ve sinemasına değerli katkılarıyla milletimizin gönlünde taht kuran merhum Münir Özkul’a Allah’tan rahmet; sanat camiamıza, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”

SANAT DÜNYASI YASTA!

Özkul’un vefat haberinin ardından art arda taziye mesajları geliyor. Usta oyuncu Ayşen Gruda, “Münir Özkul sadece Türkiye’de değil dünya çapında büyük bir oyuncuydu. Türkiye’nin başı sağolsun. O çocuklarına vicdanı öğreten bir babaydı. Asla yeri doldurulmaz” dedi. Ali Poyrazoğlu ise, “Çok güzel işler yaptı. İmzasını bıraktı… Ortaoyuncular ekibiyle yaptığı oyunlar yenileme denemesiydi. Keşke yine öyle insanlar çıksa…” diye konuştu.

İşte sinema ve tiyatro dünyasının önde gelen isimlerinin Münir Özkul’un vefatının ardından paylaştığı mesajlar…

AYŞEN GRUDA

Münir Özkul sadece Türkiye’de değil dünya çapında büyük bir oyuncuydu. Türkiye’nin başı sağolsun. O çocuklarına vicdanı öğreten bir babaydı. Asla yeri doldurulmaz.

BEHZAT UYGUR

7’den 77’ye herkesin sevip saydığı değerli bir oyuncuydu. Her yaptığı işte topluma güzel mesajlar verenler ve çok birikimi olan değerli bir insandı. Uzun yıllardır rahatsızdı. Sevgili kızı ve eşi bir an olsun yanından ayrılmadılar. Evladım yanımdaydı. Haberi alınca gözlerim doldu dedi. Bedenen ayrıldılar ama manen ölümsüzleşiyorlar. Hepimiz çok çok üzüldük. Evet, uzun süredir rahatsızdı ama insanın içi burkuluyor. Münir Abi ve babam birbirini çok seven iki dosttu. Münir Abi, babamın oyunlarına gelir, kulis sohbetleri yaparlardı. Münir Abi’nin bizi izliyor olması ayrı bir onurdu. Üzücü tarafı bu geleneklerimize sahip çıkan insanlar yavaş yavaş aramızdan ayrılıyorlar. Her ne olursa olsun yerlerini hiç kimse dolduramıyor.

EDİZ HUN

Bütün camianın sevgilisiydi. Özel bir dostumu kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. İnsan ilişkilerinde son derece saygılı bir beyefendiydi. Son senelerde maalesef zor durumlar yaşadı. Ona büyük bir sevgiyle bağlanan eşine de saygılarımı sunuyorum. Bir çok filmde birlikte çalıştık. Adile Naşit ile çok filmde birlikteydi. Zarif, kibar, güleryüzlü bir insandı… Bizimle nasıl konuşuyorsa kamera karşısında da öyleydi. Üzüntüm çok büyük. Mekanı cennet olsun…Anılardır mühim olan o anılarda Müniz Özkul’un yeri başkadır.

ALİ POYRAZOĞLU

Türk sinemasının başı sağolsun. Paylaşacak bir şey yok. Rahatsızlığından sebep uzun süredir bir kenara çekilmişti. O çok usta, çok yaptığından emin, bilerek seçerek işini icra eden bir adamdı. Zor bir adam olduğu söylenirdi ama kaymak gibi, bal gibi bir adamdı. Çok güzel işler yaptı. İmzasını bıraktı… Ortaoyuncular ekibiyle yaptığı oyunlar yenileme denemesiydi. Keşke yine öyle insanlar çıksa… Yaptıkları incelenmeli. Oyunculuk stili üzerinde çalışmaya değer bir stildi. Tiyatroda bir çok yabancı klasiği dört dörtlük oynamış bir adamdı. Ertem Eğilmez, Arzu Film döneminde Ertem Bey ve yanındaki ekip onun kıymetini bildiler.

RASİM ÖZTEKİN

Hepimizin başı sağ olsun Türk tiyatrosu, Türk sineması büyük bir ustayı kaybetti. Ustaların ustasını kaybetti. Çok önemli bir insandı Münir Abi. Bıraktığı eserler, yapımlar yıllarca hep bizim karşımız da olacak, içimiz de olacak. Karşılıklı beraber yıllarca oyun oynadık. Ben bir konservatuar daha kayboldu diye düşünüyorum, bir kütüphane daha gitti diye düşünüyorum. Hepimizin Türkiye’nin başı sağ olsun.

Tiyatro Münir Özkul’un doğduğu yerdir. O karşınız da oynarken bir anda oyunculuğu bırakıp, onun karşısında seyirci durumuna düşersiniz… Çok şey öğrendim ondan, aldığım dersler çok önemlidir kendisinden. Allah rahmet eylesin.

MÜJDAT GEZEN

55 yıl önce onun tiyatrosunda, tiyatroya başlamıştım. Ben son 42 yıldır geleneksek Türk tiyatro hocalığı yapıyorsam Münir Abi sayesindedir. Kendisini çok sevdim, onunla çok oyun oynadık, birlikte güzel şeyler yaptık. Benim ilk büyük ustam diyebilirim. Münir Abi çok değerliydi. Biz çok eğlenir, çok gülerdik. Adile, Şener, Münir Abi çok eğlenirdik. Münir Abi çok başka bir sanatçıydı, onu sevenlere ulaşmış olduğu herkese baş sağlığı diyorum. Söyleyecek çok fazla bir şey bulamıyorum.

MÜNİR ÖZKUL KİMDİR?

Münir Özkul (d. 15 Ağustos 1925, İstanbul), Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu.

İstanbul Erkek Lisesi mezunudur. Sanat hayatına henüz lise öğrencisiyken 1940 yılında Bakırköy Halkevi’nde tiyatro ile başladı. Bir süre İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ne ve Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’ne devam etti. 1948’de Ses Tiyatrosu’nda sahnelenen Aşk Köprüsü oyunuyla profesyonel oldu. Daha sonra Muhsin Ertuğrul’un yönetimindeki Küçük Sahne’ye geçti.[1] Bu dönemde John Steinbeck’ten Fareler ve İnsanlar (1951), John Millington Synge’den Babayiğit, George Axelrod’dan Yaz Bekarı (1954), John Patrick’ten Çayhane (1955) gibi oyunlarda oynadı. Daha sonra İstanbul Şehir Tiyatroları’nda (1958-59), Ankara Devlet Tiyatrosu’nda (1959-60) ve Aksaray’daki Bulvar Tiyatrosu’nda arkadaşlarıyla kurduğu kendi topluluğunda (1960-62) çalıştı. 1963-67 arasında çeşitli topluluklarla turnelere çıktı; zaman zaman sahneden uzak kaldığı dönemler oldu. Yer aldığı özel tiyatrolarda Sadri Alışık, Cahit Irgat, Nevin Akkaya ve Şükran Güngör gibi oyuncularla görev aldı.

1978’de yeniden Şehir Tiyatroları’na döndü. 1983-84’te, daha önce kendi topluluğunda (1961) sahneye konan ve büyük ilgi gören, Jean Anouilh’in Generalin Aşkı oyunuyla Dormen Tiyatrosu’nda sahneye çıktı. 1980’lerin ortalarında Ferhan Şensoy’un Ortaoyuncular topluluğuna katıldı, aralarında İstanbul’u Satıyorum’un da yer aldığı dört oyunda rol aldıktan sonra sahnelere veda etti.

Özkul 1968’de Altan Karındaş topluluğunda oynanan Sadık Şendil’in Kanlı Nigar oyunundaki rolüyle İlhan İskender Armağanı’nı kazandı. Gene bu başarısı üzerine İsmail Dümbüllü, Kel Hasan’dan devraldığı 50 yıllık simgesel kavuğu Özkul’a verdi (Özkul bu kavuğu 1989’da Ferhan Şensoy’a devretti.). Daha önce de oynadığı Haldun Taner’in Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1978) oyunundaki rolüyle Avni Dilligil (1978), Ulvi Uraz (1979), İsmet Küntay (1979) ve İsmail Dümbüllü (1980) ödüllerini kazandı.

Özkul 1950’lerden itibaren sinemada da rol almaya başlamıştır. İlk dönem filmlerinden dikkat çekenleri Edi ile Büdü, Balıkçı Güzeli ve Kalbimin Şarkısı’dır. 1965’ten sonra sinemadaki karakter rolleriyle övgü toplayan Özkul, özellikle 1970’li yıllarda, kalabalık kadrolu ve genellikle Ertem Eğilmez’in yönettiği filmlerde önemli roller aldı. En bilinen rollerinden biri onunla özdeşleşen Hababam Sınıfı serisindeki Özel Çamlıca Lisesi’nin tatlı sert müdür yardımcısı Kel Mahmut tiplemesi oldu. Özkul’un kadrosunda yer aldığı bu dönemde çekilen kalabalık kadrolu aile filmlerinden bazıları Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi, Gülen Gözler, Neşeli Günler, Gırgıriye ve Görgüsüzler olarak sayılabilir. Bu filmlerin büyük kısmında Adile Naşit’le beraber, Türk sinemasının unutulmaz ikililerinden birini oluşturmuştur. 1980 sonrası ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde rol almıştır.

Kariyeri boyunca 200’den fazla filmde rol alan Özkul, Sev Kardeşim filmindeki oyunuyla 1972 Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Karakter Oyuncu seçildi. Bizim Aile filmindeki Yaşar Usta rolüyle de 1977 Azerbaycan Film Festivali’nde özel ödül kazandı. Süt Kardeşler filminde yönetmen yardımcılığı da yapmıştır.

Tarık Buğra’nın romanından televizyona aktarılan ve Naşit Özcan’ın yaşamöyküsünden bir kesiti canlandıran İbiş’in Rüyası’nda canlandırdığı İbiş karakteri de unutulmazlar arasındadır. Televizyon dizilerinin yaygınlaştığı dönemde dizi oyunculuğundan uzak dursa da Uzaylı Zekiye, Ana Kuzusu ve Şaban ile Şirin gibi dizilerde rol aldı. Son olarak 2000’li yılların başında, Hamdi Alkan’ın canlandırdığı “Yarmagül” karakterinin dedesini oynadığı Reyting Hamdi televizyon programında kamera karşısına çıktı.

1980’de yapılan bir jübileyle 40. Sanat Yılı, 1996 yılında da Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen gecede 55. Sanat Yılı kutlandı. Özkul’a 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı unvanı verildi.

ÖZEL YAŞAMI

Özkul dört kez evlendi ve üç çocuğu oldu.İlk eşi Şadan, ikinci eşi Suna Selen, üçüncü eşi “Tophaneli Örümcek” lakaplı Yaşar ve 1986’da evlendiği eşi Umman Özkul’dur. Oyuncu ve sunucu Güner Özkul’un babasıdır. Güner Özkul’a göre babası “evlilikten korkmazdı ama boşanamamaktan korkardı”.

Hayatının önemli bir kısmını alkolle savaşarak geçiren Özkul, 1990’lı yılların ortasında alkolü tamamen bıraktı.

Demans hastalığı ile yaşayan Özkul, 2003 yılından bu yana evinden dışarıya çıkmak ve kimseyle görüşmek istememektedir. Hastalığı yüzünden geçmişe dair birçok şeyi hatırlamamakta ve ölen arkadaşlarının yaşadıklarını sanmaktadır.

Rol aldığı tiyatro oyunları

Aşk Köprüsü
İstanbul’u Satıyorum (1987-88)
Soyut Padişah
Sersem Kocanın Kurnaz Karısı
Çayhane
Fareler ve İnsanlar
Keşanlı Ali Destanı
Yorgun Matador
Hababam Sınıfı
Babayiğit
Yaz Bekarı
Generalin Aşkı
Kanlı Nigar

Televizyon

1979 İbiş’in Rüyası
1984 Köşe Dönücü
1987 Uzaylı Zekiye
1991 Bir Ömrün Bedeli
1991 Varsayalım İsmail
1993 Nasreddin Hoca
1994 Kızlar Sınıfı
1996-1997 Ana Kuzusu
1997 Şaban ile Şirin
2000-2002 Reyting Hamdi

Ödülleri

1967 İlhan İskender Armağanı Kanlı Nigâr oyunuyla
1972 9. Altın Portakal Film Festivali, En İyi Erkek Karakter Oyuncu Ödülü Sev Kardeşim
1991 Dümbüllü Ödülü
1997 Altın Kelebek Ödülleri Onur Ödülü
1999 Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü “Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü”
2004 37. Sinema Yazarları Derneği Ödülleri Onur Ödülü
2006 Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülü
2014 18. Afife Tiyatro Ödülleri, Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü :
2015 T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü.

KAUYNAK : f5haber.com













Yorum Yaz


.