Muhafazakar giyimin doğruları ve yanlışları

Cumartesi, Kasım 30, 2013, 23:26
Alışveriş | Moda kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Hazır giyim endüstrisinin daha geniş bir yelpazeye hitap etmesinin yanında muhafazakar giyim tarzına yönelik moda dergilerinin sayısı artıyor, televizyon programları yapılıyor artık… Peki ne doğru, ne yanlış?

Başörtüsü yasağının ‘resmen’ kaldırılması ve başörtülü vekillerin meclise girmesiyle yeni bir dönem başlıyor. Tesettürlü kadın, hem iş hem sosyal hem de siyasi çevrede daha faal olacak, bu kesin… Dolayısıyla ortama uygun giyinme ihtiyacına yönelik taleplerin arttığı bir gerçek. Hazır giyim endüstrisinin yanı sıra muhafazakar giyim stiline yönelik moda dergileri, televizyon programları gibi çeşitli sahalarda ciddi bir hareketlilik söz konusu.

Bu canlılıkla atağa geçen yalnızca tesettür giyim üzerine çalışan firmalar değil… Tesettürlü kadınlar için inançlarına uygun olduğu kadar günlük iş temposuna ayak uyduracak kıyafetler bulmak kısa bir süre öncesine kadar çok zordu. Örneğin, maksi boyda etek ihtiyacı için sadece sınırlı sayıdaki muhafazakar firmaların mağazalarına gitmek gerekiyordu ki bu da yeterli değildi. Muhafazakar çevrenin talebi yeni bir sektörün doğmasına vesile olduğu kadar sektördeki eksiklikleri de gün yüzüne çıkardı. Şimdilerde sadece tesettür kıyafetleri üreten firmalar değil, diğer markalar da koleksiyonlarını geniş bir yelpazeye taşıdı.

DERGİLERİN HATALARI

Tesettürlü kadınlara yönelik üretim yapmayan markaların da kadrajına giren ‘muhafazakar kesim’in kendini  rahatça ifade edebileceği platformların genişlemesiyle basın yayın organları da harekete geçti. Muhafazakar kesimin talepleri doğrultusunda moda dergileri de çıkmaya başladı. Tirajları hiç fena değil ancak yanlış bir algı üzerinde ilerliyorlar. Sayfalarındaki kombinler çok renkli, detaya boğulmuş. Hala tesettür kombini denildiğinde akılda ilk beliren kare frapan bir görüntü… Bu dergilerin pompaladığı yanlış görüntüyü bertaraf edip sadeleşmek adına oldukça iyi bir fırsat var karşımızda. İş dünyası rahat, şık ve zamansız stil arayışında. Belki de işin püf noktası dünyaca ünlü modacı Christian Dior’un sözünde saklı: ‘Ne kadar az, o kadar makul’… Öncelikle fazla detayın bir arada kullanıldığında sakil bir görüntüye neden olacağı gözden kaçmamalı. Zaten tesettürlü kadınlar, inançları gereği örtünmek için pek çok parçayı bir arada kullanmak zorunda. Hal böyle olunca her şeyi birbirine uydurmak, yaygın estetik algısıyla birleştirip şık olmak zorlaşıyor.

DESENLER AZ KULLANILMALI

Hem evrensel hem de tesettür ölçüleri sentezleyerek şık bir sonuç elde etmek güç gibi görünse de pekala kolaylaştırılabilir. Nasıl mı? En fazla iki rengi taşıyarak ve bol tasarımları tercih ederek… Daha az öğe ama daha stil bir görüntü… Modada son zamanlarda yükselişe geçen ‘street style’ yani sokak modası kavramı sizi yanıltmasın. Çünkü sokak fotoğraflarında gördüklerimiz her ne kadar hoşumuza gitse de tesettüre uygulandığında ortaya sakil bir görüntü çıkabilir. Örneğin, desen trendi, tesettürlü giyimde artı parçalar ilave olacağından hiç de ‘trendy’ olmayabilir. Desenler az kullanılmalı… Yalnızca eşarpta tercih edilebilir. Ya da tek parçada… Modanın meşhur kavramı ‘zamansızlık’ muhafazakar ölçülerde yaşayan kimselerin hayatının her alanında kullanmaları gereken bir terim. Hiçbir zaman modası geçmeyen, trendy olmayan, her ortamda işe yarayan, düz, sade ama bir o kadar da kimliği olan seçimler yapılmalı.

Kaynak:  stargazete.com













Yorum Yaz


.