MR korkunu nefesle yen

Cumartesi, Aralık 1, 2012, 22:02
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Klostrofobisi olanlar için MR kabustan farksız!

Psikolog Nezahat Bingöl, iç organ ve dokuları çok net şekilde görüntülemesiyle vazgeçilmez tanı yöntemlerinden biri haline gelen MR cihazının, kapalı yer korkusu (klostrofobi) olan hastalar için kabustan farksız olduğunu söyledi. Bingöl, “Eğer baş edemeyeceğimiz kadar yoğun korku yaşıyorsak MR’dan önce doktorumuzdan bir sakinleştirici isteyebiliriz. Çok yoğunsa bazen anestezi altında da MR çekilebiliyor. Eğer korkularımız baş edebileceğimiz düzeydeyse en güzel çözümlerden birisi nefes egzersizleridir. Nefes almak en doğal sakinleştiricidir” dedi.

Psikolog Nezahat Bingöl, pek çok hastanın MR çekilme korkusu yaşadığını belirterek, silindirik bir mıknatıs olan MR cihazının klostrofobiyi en net tetikleyen etmen olduğunu söyledi. Bingöl, klostrofobiyi tetikleyen düşüncenin de kişinin o an orada çaresiz ve kapalı olduğu, istese de çıkamayacağı, yardım alamayacağı fikri olduğunu ifade etti. Bingöl, şöyle devam etti:

“Klasik psikolojideki bu öğrenilmiş, koşullanma açıklamasının yanı sıra, biyolojik yönden de açıklaması var. O da beyinde duyguları yöneten amygdala isimli alanın klostrofobik kişilerde daha küçük olduğunun araştırmalarla gösterilmesidir. Bir diğer görüş ise bazı ailelerde klostrofobinin daha sık olduğu, bunun genetik bir yatkınlıkla açıklanabileceğidir. Çocuklukta kafası parmaklıklar arasına sıkışan, bir havuza düşüp boğulma tehlikesi geçiren, karanlık bir odada kilitli kalan, aile tarafından kilitli bir arabada bırakılan çocuklarda, ileride klostrofobi gelişme riski daha fazladır. Bu da klostrofobinin öğrenilen bir tarafı olduğunu düşündürür. Klostrofobisi olan insanlar bunu bazen dile getirirler, bazen önemsemezler hatta normal bile karşılarlar. En çok karşılaşılan alanlar asansöre binememe, dar alanlarda duramama, tünel gibi yerlerden geçememedir. Bazı kişiler ise klostrofobik olduğunu tıbbi bir nedenden dolayı MR çekileceği zaman geçirdiği kriz sırasında öğrenir. Pek çok hasta için tünel gibi dar bir cihaza girmek, tıbbi zorunluluk da olsa tabuta girip mezarın içinde beklemekten farksızdır. MR çektirmeye başvuranların yaklaşık yüzde 10’un da klostrofobi saptanmıştır.”

ÖLECEKMİŞ GİBİ HİSSEDİYORLAR

Klostrofobik kişilerin MR çekilirken daha çok nefes alamamak, boğulacakmış, kalbi yerinden çıkacakmış, en önemlisi ölecekmiş gibi hissettiğini belirten Psikolog Nezahat Bingöl, klostrofobik insanlar için MR çektirmek çok zor. Bu kişilere ya anestezi altında uyutularak çekim yapılır, ya açık MR’a girerler ya da klostrofobi için tedavi görüp ilaç alarak girebilirler” dedi. Bingöl, MR sırasında bu korkuyu yönetmek önerilerini şöyle sıraladı:

“Öncelikle klostrofobimizi biliyorsak bunu MR’ımızı çekecek sağlık personeliyle paylaşmalıyız. Eğer baş edemeyeceğimiz kadar yoğun korku yaşıyorsak MR’dan önce doktorumuzdan bir sakinleştirici isteyebiliriz. Çok yoğunsa bazen anestezi altında da MR çekilebiliyor. Eğer korkularımız baş edebileceğimiz düzeydeyse en güzel çözümlerden birisi nefes egzersizleridir. Derin derin burundan nefes alıp ağızdan vererek vücudumuzun gevşemesini sağlayabiliriz. Nefes almak en doğal sakinleştiricidir. Zihnimizi bize en iyi gelen anıları düşünmeye yöneltebiliriz. Böylelikle dikkatimizi korktuğumuz durumdan başka ‘olumlu yöne’ çevirmiş oluruz.”

GAZETEHABERTÜRK













Yorum Yaz


.