Kanserin ilerleyişini besinlerin gücüyle azaltın

Çarşamba, Ağustos 19, 2015, 22:39
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Günümüzde vücutta ortaya çıkan bir kanser halinde hangi hastaya hangi beslenme tarzının uygulanması gerektiği çok önemli hale geldi. Bu nedenle her kanser hastasının diyetinin birbirinden farklı olması gerekiyor. Işte kanser beslenme ilişkisine dair özel bilgiler…

Kanser çağın en önemli halk sağlığı problemlerinden biri. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yaptığı bir araştırmaya göre 2010 yılında 60 milyon kişi kanser nedeniyle yaşamını yitirdi. Bu, tüm ölümlerin yüzde 13’ü anlamına geliyor ve dünyada her yıl 10 milyon yeni kanser vakasının ortaya çıktığı belirtiliyor. Vücutta her organın kanseri bulunmasının en önemli nedeninin kanserojenler yani kanser yapan genetik ya da sonradan kazanılmış maddeler olduğu belirtiliyor. Peki kanser yapıcı etkileri en fazla olan maddeler hangileri ve bunlara karşı dikkatli olunması kanser riskini hangi oranda azaltır?

BUNLAR KANSER YAPIYOR!

Ultraviyole ya da iyonize radyasyon, asbest, sigara gibi zararlılar, Hepatit B gibi virüsler, Helicobacter pylori gibi parazitler ile aflatoksin önde gelen kanser yapıcılar arasında yer alıyor. Hatalı beslenme alışkanlıkları da pek çok kanser türüne davetiye çıkarıyor. 1960’lı yıllardan itibaren anti-kanser ilaçlarının çoğunun doğal besinlerden ya da bitkilerden türetilmiş olduğuna dikkat çekiliyor. Hepsi birbirinden farklı ve vücudumuzun ihtiyacı olan türden olsa da hangi besinin kime iyi geldiği ya da vücutta bir kanser ortaya çıktığı zaman hangi beslenme tarzının uygulanması gerektiği kişiden kişiye değişiklik gösteriyor. Bu nedenle tüm kanser hastalarına aynı tip diyetin verilmemesi gerekiyor. Bazı spesifik kanserlerde ise kanser tipine özgü diyet ve beslenme protokolleri geliştiriliyor. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Oğuzhan Karatepe, “Bundan böyle insanların hücrelerine ya da biyokimyasal yapılarına hangi besinlerin daha iyi geldiği bulunacak ve kanser olan kişilere kanser sonrası dönemde bu tip besin takviyeleri yapılacak” diyor. Bazı ülkelerde uygulanan protokollerde ileri evre pankreas kanserinde pankreas enziminin vücuttaki üretimini yavaşlatan ve dışarıdan bu enzimi ihtiva eden besinler veriliyor. Pankreas kanseri olmuş biri ilave kemoterapilerini alırken bu enzimi daha fazla kapsayan şeyler yediği zaman geride kalan pankreas az çalıştığı için tümörün tekrar etme olasılığı düşüyor. Kısacası bir organa, ona iyi gelen bir besin takviyesi yapıldığında hücrelerdeki rejenerasyon artıyor ve kanserin ilerlemesi bir miktar azalıyor. Uzmanlar, “Bu tip beslenmenin klasik tıbbi ilaçların yanında bireysel kanser tedavisinde de etkili” olduğunu belirtiyor.

SEBZELERİN AKCİĞER KANSERİNE ETKİSİ

Sarı ve yeşil sebze tüketmenin Japonya’da özellikle akciğer kanserine bağlı olarak ilerleyen ölüm oranlarını azalttığı belirtiliyor. Özellikle brüksel lahanası, brokoli, maydanoz, kıvırcık, tere, roka, fesleğen gibi sebzelerin tedavi edici özellikleri bulunuyor. Bu besinler kanın akışkanlığını artırdığı için bunları tüketen kişilerde kan sulandırıcıların etkileri de artıyor.

SİGARA İÇENLER DAHA AZ SEBZE MEYVE TÜKETİYOR

Doç. Dr. Oğuzhan Karatepe, sigara tiryakileriyle yapılan araştırmadan çıkan ilginç bir sonuca dikkat çekiyor. Bu araştırma, sigara tiryakilerinin yeşil sebze ve meyveyi az tükettiklerini gösteriyor. Buna, sigaranın içinde bulunan bazı maddelerin kişinin sebze ve meyveyi sevmesini engellemesinin neden olduğu düşünülüyor. Bir araştırmada akciğer kanserli 878 hasta 25 yıl boyunca izleniyor. Bu hastalara koruyucu etkisi olan meyveler veriliyor. Bunlar özellikle C vitamininden zengin ve betakaroten (mısır, domates sarı kabak vb) içeren besinler oluyor. Bir başka araştırma ise kivi, çilek, kiraz gibi meyvelerin koruyucu etkilerinin sigara içen hastalarda daha az olduğunu gösteriyor.

A VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ GIRTLAK KANSERİ NEDENİ

Gırtlak kanseriyle ilgili yapılan çalışmalar A vitaminini az tüketenlerde bu kanser türüne daha fazla rastlandığını gösteriyor. Bu kişilere havuç gibi A vitamini yönünden zengin besinleri tüketmeleri öneriliyor. A vitaminini normalden 3 kat daha az tüketmek risk artışına neden oluyor. Bu kanser türünde C vitamininin de etkili olduğuna dikkat çekiliyor.

TATLI PATATES VE MUZ, YEMEK BORUSU KANSERİNE KARŞI!

Özofagus (yemek borusu) kanserli hastaların yeşil ve sarı sebzeleri daha az, eti ise daha fazla tükettikleri belirtiliyor. Singapur’da yapılan bir çalışmanın sonuçları yemek borusu kanserinde tatlı patates ve muzun etkisine dikkat çekiyor. Bunlar yemek borusu kanseri hastalarının çok tüketmeleri gereken besinler arasında bulunuyor. C vitamininin de mide kanserinde koruyucu etkiye sahip olduğuna dikkat çekiliyor. Japonların aşırı oranda tükettikleri çiğ balıkların içindeki bazı ağır mineral ve tütsülenmiş gıdalar sağlıksız sonuçlara işaret ederek başta mide olmak üzere, yemek borusu, kalınbağırsak ve rektum gibi çeşitli kanser türlerine davetiye çıkarıyor.

AŞIRI ET TÜKETEN TOPLUMLARDA RİSK ARTIYOR

Aşırı hayvani gıda ve fast-food tüketen toplumlarda kolon kanseri görülme riskinde artış gözlemleniyor. Aşırı et tüketenler meyve sebze ve lifli gıdaları daha az yiyor. Kanser ameliyatı geçiren hastalarda C vitamini, Beta-karoten ve lif içerikli gıdaların yararlarına dikkat çekiliyor.

KOLON KANSERİNDE KEFİR ETKİSİ

Kanserli hastalara ameliyattan sonra protein desteği açısından protein olarak süt ve süt ürünleri öneriliyor. Hastaya verilen sütün laktozsuz veya yağsız olması tercih ediliyor. Probiyotik zenginliği yönünden özellikle kolon kanserinde tercih edilmesi gereken besinler arasında ilk sıralarda kefir yer alıyor.

C VİTAMİNİ MİDE KANSERİNDEN KORUYOR

Mide kanseri olanların yeşil sebze ve meyveleri az tükettiklerine dikkat çekiliyor. C vitamininin bu kanser türünde de koruyucu etkiye sahip olduğu belirtiliyor. E vitamini tüketimi ameliyat sonrası beslenme açısından önemli bulunuyor. Bu dönemde bitkisel proteinden zengin beslenilmesi gerektiği için bağırsak hareketlerinin düzenlenmesini sağlamak açısından lifli gıda ve tahıl tüketimi öneriliyor. Mercimek, nohut, fasulye gibi besinlerin yararlı etkilerinin de gözden kaçırılmaması gerekiyor.

KAYNAK : haberturk.com.













Yorum Yaz


.