Kanser tedavisine Çin tıbbının katkısı

Cumartesi, Aralık 1, 2012, 20:43
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


,

Binlerce yıldır var olan geleneksel Çin tıbbı, hastalıklara karşı enerji analizi yapıyor ve vücuttaki dengesizliklere çözüm buluyor. Çin tıbbında, akupunktur, reiki, masaj gibi uygulamalarla bitkilere başvuruluyor

Kökleri M.Ö. 2600’e dayanan geleneksel Çin tıbbı, bugün de geçerliliğini koruyan birçok doğal tedavi yöntemi sunmaktadır. Çin tıbbının ana dalları; akupunktur, bitkisel tıp, qi gong, tai chi, reiki tedavisi ve masajdır. Bunların hepsinde hedef aynıdır: Dengeyi ve enerji akışını güçlendirmek. Geleneksel Çin şifalı bitkileri de, kanserli hastalara yarar sağlayabilecek güçlü araçlardır. Çin tıbbı ile Batı tıbbı arasındaki en önemli farklardan biri; teşhis ve tedavide birincil önemin neye verildiğidir. Batı tıbbı, madde ve vücut kimyasındaki materyal değişiklikleri üzerine odaklanır. Batılı doktorlar, laboratuvar testleri, sıvı örnekleri gibi somut materyalleri kullanarak çözüm üretirler. Çin tıbbı uzmanları ise hastanın enerjisini analiz ederek bir fazlalık ya da eksiklik olduğunu gösteren belirtileri, enerji akışını engelleyen bir şeyin varlığına dair kanıtları veya vücuttaki ana enerji tipleri olan ‘yin ve yang’ arasındaki dengeye dair ipuçlarını araştırır.

DOĞU VE BATI UYUMU
Çin ve Batı tıbbının çelişki içinde olması gerekmez. Bir sağlık sorununa, özellikle de kanser gibi karmaşık bir soruna yaklaşımda bulunmanın pek çok yolu vardır. Çin tıbbı ve Batı tıbbı, aynı hastalığı iki ayrı süreçle analiz ve tedavi eder. Tüm tıp sistemlerinden daha uzun süredir uygulanan Çin tıbbının altında yatan asıl kavram ‘Qi’dir. ‘Qi’, solunum, kalp atışı, sindirim ve uyku gibi tüm yaşam süreçlerini kontrol eden yaşam gücüdür. Çin tıbbı uzmanları, hastanın ‘Qi’sinin yeterli olup olmadığını inceler. ‘Qi’nin durması veya çok fazla ya da az olması, dengesizliğe ve hastalığa yol açabilir.

SAĞLIĞIN TEMEL ŞARTI ‘YIN VE YANG ‘ DENGESİ
Geleneksel Çin tıbbında önemli bir kavram da ‘Yin ve Yang’dır. Bu terimler, birbirine zıt ve dengede olan ana güçleri temsil eder. İnsanda, ‘Yin ve Yang’ arasında denge varsa uyum vardır ve sağlık durumu iyidir. İki güçten biri baskın hale gelirse, vücutta uyumsuzluk oluşur ve sonucunda hastalıklar ortaya çıkabilir.

ŞAMSAL İŞLEVLER BEŞ ANA ORGANA BAĞLI
Çin tıbbına göre; vücutta beş ana organ vardır; akciğer, böbrek, karaciğer, kalp ve dalak. Bunlar, Batı tıbbındaki organ tanımlamalarıyla aynı olmayabilir. Çin tıbbında, organ isimleri, vücut işlemlerini, duyguları ve işlevleri düzenleyen enerjileri simgeler.
AKCİĞER: Akciğerler, solunum ve hava ‘Qi’sini absorbe eder. Akciğer enerjisi, vücutta aşırı kuruluk ve üzüntü nedeniyle zarar görebilir. Grip, astım, göğüste sıkışma ve melankoli, akciğerin güçsüzlüğüne işarettir.
BÖBREK: Böbrekler hayatın kaynağı olarak kabul edilir. Bunlar, vücuttaki sıvıları yönetir, sinirleri, beyni ve kemik iliğini destekler. Erken yaşlanma, kısırlık, sırt ağrısı ve ödem, böbrek dengesizliğini gösterir.
KARACİĞER: Fonksiyonu, kanı depolamak, ‘Qi’nin ve kanın vücuttaki akışını düzenlemektir. Karaciğerdeki tıkanıklığın duygusal belirtileri düş kırıklığı, aşırı hassasiyet ve öfkedir. Karaciğer, kalbi besler.
KALP: Kalbin görevi kan dolaşımını sağlamaktır. Çin tıbbında kalp, ruhun da düzenleyicisidir. Göğüs ağrısı, anksiyete ve depresyon, kalpte sorunlara işaret eder.
DALAK: Fonksiyonu kanın ve ‘Qi’nin oluşturulmasıdır. Dalak, bilgileri özümsemek, karındaki organları yerinde tutmak ve kasları korumakla da görevlidir. Yorgunluk, obezite veya aşırı zayıflık, dalağın güçsüzlüğünü gösteren belirtilerdir.

Prof. Dr. ERKAN TOPUZ

KAYN AK : SABAH













Yorum Yaz


.