Kadınların ve eşlerinin başının belası

Pazartesi, Ocak 19, 2009, 23:42
Kadın Sağlığı kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Lütfen erkekler de okusun. Eşlerinin neler yaşadığını anlamaları ve anlayışlı olmaları için…


Kadınların yüzde 85’i adet görmeden önceki bir hafta-10 günlük dönemde yaşamlarını etkileyen değişimlerden şikayet ederken, yüzde 10’u bu dönemi dayanılmaz olarak tanımlıyor. Adet öncesi sendromu (AÖS) denen bu durum için önlem alabilirsiniz. Lütfen erkekler de okusun. Eşlerinin neler yaşadığını anlamaları ve anlayışlı olmaları için…

Sekiz kişilik bir kız arkadaş grubum var. Bu grubun değişmez sohbet konularından biri adet öncesi ve sırasında yaşadığımız fiziksel ve duygusal rahatsızlıklar. Nen var kuzum? sorusuna grup içinde verilen cevaplar genelde şöyle; Dün bizimkiyle kavga ettik. İki akşam üst üste maç seyrediyor diye avazım çıktığı kadar bağırdım ve çektim kapıyı çıktım. Sonra fark ettim ki regl dönemim yaklaşıyor. Karnımın şu şişliğine bakın. Beş aylık hamile gibiyim. Üstelik yüzüklerim bile parmağıma girmiyor. Regl olsam da rahatlasam…Bana ne oluyor anlamıyorum. İçime sanki bir ruh giriyor, hiç kimseye tahammül edemiyorum.Bel ve karın ağrısından ayakta duramıyorum, yaşlı kadınlar gibi kemiklerim sızlıyor. İşte verimli olamıyorum.
Dün akşam bir tencere makarna yedim. Sabahtan beri de kutu kutu çikolataları mideye indiriyorum.� Bu belirtilerin birkaçı aynı anda olduğu günlerde ise hayatımız arapsaçına dönüyor. Arkadaşım Melis bu döneme cylon laşma diyor. Yani Battlestar Galactica dizisinin meşhur robot karakterleri cylon’ lar gibi insan olmaktan çıkıyor, tehlikeli bir hale bürünüyoruz. Cylon laşmanın bilimsel adı ise, adet öncesi sendromu… Bu hafta Amerikan Hastanesi Kadın Doğum ve İnfertilite Uzmanı Dr. Senai Aksoy, her kadının başının belası olan bu dönemin belirtilerini ve başa çıkma yöntemlerini anlatıyor.
n AÖS’nun nedenleri nelerdir?
Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hormon düzeylerindeki değişiklerden kaynaklandığı tahmin ediliyor.
Hangi yaşlarda daha sık görülür?
Genellikle 25-35 yaş arasındaki kadınlarda görülür ve her adet öncesi dönemde tekrarlanır. Belirtileri oldukça şiddetli olan kadınlar aynı zamanda adet öncesi duygusal bozukluk (AÖDB) olarak nitelenen durumu da yaşarlar.
n AÖS nasıl teşhis edilir?
Yumurtlama bittikten, adete kadar olan 10-15 günlük dönemde, belirtilerin sürekli ve tekrarlı olarak yaşanması, bunların kısıtlayıcı olması ve yaşamı etkilemesi en önemli kriterlerdir. AÖS şüphelenildiğinde, hastaların ardarda birkaç ay boyunca yaşadıkları rahatsızlıkları takip etmeleri ve not almaları istenir.
n Adet öncesi duygusal bozukluk kriterleri nelerdir?
Amerikan Kadın Doğum ve Jinekoloji Derneği’nin, teşhis kriterlerini baz alıyoruz. İlk kriter: Bir önceki yılın adetlerinde, yumurtlama bittikten adet başlayana kadar olan dönemde aşağıda yer alan belirtilerin en az beş tanesi görülmüşse, bunların en az bir tanesi ilk dört madde arasındaysa, adetin başlamasıyla belirtiler azalmış ve adetin başlangıcını takip eden bir hafta içerisindeyse yok olmuşsa…
Depresif ruh hali, umutsuzluk hissi ve kendini hor görücü düşünceler, belirgin anksiyete, gerilim ve sınırda olma hissi, belirgin duygu durum dalgalanmaları (aniden üzgün hissetme, ağlama veya reddedilmeye karşı aşırı tepki), belirgin ve sürekli öfke ve ilişkilerde artan çatışmalar, rutin aktivitelere ilgi kaybı (okul, iş, arkadaşlar, hobiler), konsantre olmakta güçlük çekildiği konusunda şahsi görüş, uyuşukluk, çabuk yorulma ve belirgin enerji kaybı, belirgin iştah değişiklikleri; çok yeme veya belirli yiyecekleri canı çekme, aşırı uyuma veya uykusuzluk, ezilmişlik veya kontrol kaybı konusunda kişisel görüş, diğer fiziksel belirtiler örneğin göğüslerde şişme veya hassasiyet, baş ağrıları, eklem veya kas ağrıları, şişme hissi veya kilo alımı.
n Diğer kriterler nelerdir?
Rahatsızlık günlük aktiviteleri etkiler. Örneğin sosyal aktivitelerden kaçınma, üretkenlikte, iş veya okul performansında azalma gözlenir. Rahatsızlık ve sıkıntılar, depresyon, panik bozukluk veya kişilik bozukluğu gibi başka nedenlerle ağırlaşmaz. AÖS doğal yumurtlama sürecinde yaşanan şişme ve göğüs acısı gibi basit adet öncesi belirtilerinden ayırt edilmelidir.
n AÖS tedavisi nasıl yapılır?
Kadınlar genellikle tedavisi olmadığını düşündüğü için, bu konuyu doktorlarına danışmıyor. Tedavi sürecinin başlayabilmesi için öncelikle şikayetlerini mutlaka jinekologlarına anlatsınlar. Genelde bellirtilere göre değişen farklı tedaviler öneriyoruz. Başlangıçta tüm AÖS’li hastalar ilaç içermeyen tedaviyi denemeli. İlaç tedavisi ancak inatçı adet öncesi sendrom belirtileri olan hastalarda ve AÖDB kriterlerine uyan hastalarda düşünülebilir.

İlaçsız tedavi yöntemleri

n Bu dönemlerde kişi kendinde stres yaratan şeylerden kaçınmalı ve hoşlandığı şeyleri yapmalıdır.
n Yumuşak müzik, ılık banyo iyi gelir.
n Uykusuzluk veya aşırı uyku, AÖS’li kadında sıklıkla görülür. Yatma ve kalkma saatleri düzene sokulmalı.
n Bol su içilmesi ve tuz kullanımının kısıtlanması, vücutta oluşan şişkinliğin azalmasını sağlar.
n Kafeinin adet öncesi gerginlik, hassasiyet ve uykusuzluk ile ilişkisi bilindiği için, bu dönemde alınmamalıdır. Kafein sadece kahvede değil, çayda, çikolatada ve başka birçok yiyecekte bulunmaktadır. Yüzme, pilates, yoga tarzı egzersizler endorfin hormonu salgılanmasını, dolayısıyla daha az ağrı hissedilmesini sağlar.
n E vitamini, antioksidan olması ve olumlu deney sonuçları nedeniyle, AÖS’nin potansiyel tedavi araçları arasında yer alır.
n 1200 mg. günlük dozlarda kalsiyum karbonat alımının şişme belirtilerinin düzeltmesine yardımcı olduğu deneylerde gözlemlenmiştir.
n Bazı kadınlar çuha çiçeği yağının göğüs hassasiyetine iyi geldiğini belirtirse de, bu konuda bilimsel bir sonuç yoktur.

Davranışsal belirtiler: Yorgunluk, uykusuzluk, baş dönmesi, cinsel ilgide değişiklik, aşırı yeme veya karbonhidratlı ve tatlı yiyecekleri aşırı isteme…

Psikolojik belirtiler: Öfke nöbetleri, depresif ruh hali, ağlama, anksiyete, gerginlik, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, huzursuzluk, yalnızlık hissi, özgüven eksikliği…

Fiziksel belirtiler: Baş ağrısı, göğüslerde duyarlılık ve şişme, sırt ve bel ağrısı, karın ağrısı ve şişmesi, kilo alımı, tüm vücutta ödem, mide bulantısı, kas ve eklem ağrısı…













Yorum Yaz


.