İYİ Kİ DOĞDUN BARIŞ MANÇO

Perşembe, Ocak 2, 2014, 22:28
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en önemli sanatçılarından Barış Manço, bugün yaşasaydı 71’inci yaş gününü kutlayacaktı.

Usta sanatçıyı doğum gününde saygı ve sevgiyle anıyoruz…

Manço, 2 Ocak 1943’te İstanbul’da doğdu.

Şarkıcı, besteci ve söz yazarı kimliğinin yanı sıra uzun süre TV programcılığı da yapan Manço, Türkiye’de rock müziğin öncülerinden, Anadolu Rock türünün kurucuları arasında yer alıyor.

Müziğe başlangıcı Galatasaray Lisesi’nde okuduğu yıllara dayanan sanatçı, Yüksek öğrenimini Belçika Kraliyet Akademisi’nde tamamladı.

Bestelediği 200’ün üzerindeki şarkısı, kendisine 12 altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Bu şarkıların bir bölümü daha sonra Arapça, Bulgarca, Flemenkçe, Almanca , Fransızca, İbranice, İngilizce, Japonca ve Yunanca olarak yorumlandı.

Kimi şarkılarında derin felsefi içerik, kimilerinde günlük hayatından unsurlar bulunan Barış Manço, yıllarca hazırladığı televizyon programıyla dünyanın pek çok ülkesine gitti, bu nedenle “Barış Çelebi” olarak adlandırıldı.

1957’de amatör olarak müzikle ilgilenmeye başlayan Manço, 1958 yılında ilk grubu “Kafadarlar”ı kurdu. Bu grupla grup rock’n roll coverları yapan Manço ilk bestesi “Dream Girl”ü bu dönemlerde yaptı ve Ankara’da küçük bir müzik ödülünün de sahibi oldu. İkinci grubu “Harmoniler”de yine Galatasaray Lisesi’ndeki arkadaşları vardı. Gitarda Mehmet Şahinbaş ve Şanal Pınar, davulda Batur Pere, piyano ve bas Osman Önder, saksofonda da Asaf Savaş Akat yer almaktaydı. 1959’da Galatasaray Lisesi konferans salonunda ilk konserini verdi. Bu kadro ile Grafson şirketinden üç tane 45’lik çıkaran Manço, liseyi bitirdikten sonra Türkiye’den ayrılıp Belçika’da öğrenim hayatını sürdürmek isteyince Harmoniler dağıldı.

1963 yılının Eylül ayında Belçika Kraliyet Akademisi’nde yüksek öğrenim görmek için Türkiye’den ayrıldı. Belçika Kraliyet Akademisi’nde resim, grafik ve iç mimarlık eğitimi görürken bir yandan da garsonluk, otomobil bakıcılığı işlerinde çalıştı. Twist’ten Rock and Roll’a dönen Barış Manço, 1964’ün Eylül ayında 4 şarkılık Fransızca iki EP çıkardı.

12 Ocak 1965’te Fransa’da, Paris’in dünyaca ünlü en eski konser salonu Olympia’da Salvatore Adamo ve France Gall’den önce sahne alarak kendi bestesi olan Babysitter’ı daha sonra Jenny Jenny, Quelle Peste, Un autre Amour que toi ve Je veux savior adlı Fransızca ve ingilizce şarkılarını söyledi.

Olympia’daki konser sırasında vahşi kedi anlamına gelen “Les Mistigris” adlı Belçikalı grupla tanıştı ve onlarla çalmaya başladı. Grubun söz yazarı ve şair Andre Soulac ile MANLAC adlı bir prodüksiyon şirketi de kuruldu. Grupla beraber Fransa, Belçika, Çekoslovakya, Belçika, Almanya ve İsveç’te konser verdi. Davulda Francis Lonneux, gitarda Christian Lacombes, basta Paul Vanderbossche’dan oluşan grupla, “Sahibinin Sesi” şirketiyle anlaşan Barış Manço, birinde kendi besteleri, ötekinde ise iki türkü yorumu bulunan iki 45’lik çıkardı. Aynı yıl bir konseri sırasında daha sonra evleneceği iyi derecede Türkçe bilen Belçikalı Marie Claude ile tanıştı ve İstanbul’da nişanlandılar.

1967’de Hollanda’da geçirdiği bir kaza yüzünden dudağında bir yarık oldu ve bıyık bırakmaya başladı.

1969 Haziran’ında Belçika Kraliyet Akademisi’ni birincilikle bitirdi ve İstanbul’a nişanlısı ile döndü.

Barış Manço “Les Mistigris” ile ayrıldıktan sonra Kaygısızlar grubu ile çalışmaya başladı. Genç gitaristler Mazhar Alanson, Fuat Güner, baterist Ali Serdar ve bas gitarist Mithat Danışan’dan oluşan grup daha önceden kendi konserlerini veren genç bir gruptu. Barış Manço en büyük hitlerinden biri olan “Kol Düğmeleri”ni bu grupla kaydetti.

İlk 45’liklerinden “Ağlama Değmez Hayat” 50 binin üstünde satış yapan Manço, ilk altın plağını kazandı. Altın plak ödülünü 25 Nisan 1970 Cumartesi günü İstanbul’da Fitaş Sineması’ndaki konseri sırasında oyuncu Nebahat Çehre’nin elinden aldı.

Manço, 1969 yılı sonunda Kaygısızlar ile yollarını ayırarak Fransa’da yeni bir grup kurdu. Bu yeni grubunun bir adı olmasa da Manço grubu “Barış Manço’nun ilk dünyası” olarak tanıtmıştır. Mounire Gatthas bateride, Okan Tunca basgitarda, Johnattan Glemser gitarda üçlü grubu oluşturmuş, bu grupla Türkiye’de Akdeniz ve Karadeniz bölgesini kapsayan bir turneye çıkmıştır. Mersin, Malatya, Şanlıurfa, Kayseri, Trabzon ve daha birçok şehirde sahne alarak 52 konser verdi.

31 Ocak 1970 tarihinde daha önce İstanbul’da nişanlandığı Claude ile Belçika’nın Liège şehrinde evlendi. Kısa süren bu ilk evliliği 22 haziran 1970’de sona erdi.

1970 yılının Kasım ayında Antalya’da verdikleri konser sonrası Manço, “yabancı uyruklu müzisyen çalıştırmak” nedeniyle tutuklandı. Bu olay sonrası Manço ve grup üyeleri Belçika’ya döndü. Manço, 1971 yılında 1969 Türkiye Güzellik Kraliçesi Azra Balkan ile nişanlandı. Nişan 1972’nin Mayıs ayında ayrılmalarıyla sonuçlandı.

Bu başarı ile Türk müziği piyasasına giren Barış Manço, 1970’te Türkiye’de ender görülen bir işe imza atıp zaten ünlü olan Moğollar ile güçlerini birleştirme kararı aldı çünkü iki grubunda hedefi Türk müziği ile Avrupa’da ün kazanmaktı. Manço o zamana kadar Batı etkisinde, Moğollar ise Anadolu pop tarzında müzik yapıyordu.

1971’de grupla beraber, hem kendi hem de Moğollar’ın şarkılarına sahip ilk konserini verdi. Çıktıkları Anadolu turnesinin Kütahya ayağında, Manço’ya göre uzun saçları yüzünden tehdit edildikten sonra tur otobüslerine dinamitle saldırı düzenlendi. Konserin hemen sonrasında meydana gelen patlamada kimse yara almadı.

1971’de kabakulak olan Barış Manço’nun hastalığının da etkisiyle Fransa’da çalışan bu grup dört ay değişik yerlerde konserler verdikten sonra orada ayrıldı. “MançoMongol” olarak da tanınan bu grup sadece 3 şarkıya ve bir 45liğe imza attı. Moğollar klavyecisi Murat Ses daha sonra Kurtalan Ekspres’te de yer aldı.

1970’te o güne kadar Batı enstrümanlarını kullanan Manço, notalarını Kemençe sanatçısı Cüneyd Orhon’un yazdığı “Dağlar Dağlar” türküsünü seslendirdi. Barış Manço’nun gitarı ve Cüneyd Orhon’un kemençesi ile kaydedilen türkü, Barış Manço’nun sadece rock ile sınırlı kalmayan kendi müzik tarzının başlangıcıdır. 100 binden fazla satan “Dağlar Dağlar” plağı Manço’ya kariyerindeki tek Platin Plak Ödülü’nü kazandırdı. Sayan Plak tarafından verilen ödülü sinema oyuncusu Öztürk Serengil İstanbul Fitaş sinemasında Manço’nun bir konseri sırasında takdim etti.

1971 ve 1972 yılları Barış Manço’nun birçok sanatçı ile çalışarak Kurtalan Ekspres’i kurma çalışmalarıyla geçti. Askerlik öncesi Kurtalan Ekspres grubunu kuran Manço, Engin Yörükoğlu, Celal Güven, Özkan Uğur, Nur Moray ve Ohannes Kemer’in oluşturduğu orkestra ile Anadolu’da konserler verdi.Bu grupla kaydettiği ilk plağı yayınladıktan sonra Barış Manço askere gitti. Kurtalan Ekspres ise dağılmayacağını ve Manço’nun askerden dönmesini bekleyeceğini açıkladı.

Barış Manço, 1975’te tanıştığı Lale Çağlar ile 18 Temmuz 1978 tarihinde evlendi.

19 Mayıs 1981’de Barış ve Lale Manço çiftinin ilk çocukları Doğukan Hazar Manço Belçika’nın Liège şehrinde doğdu.

1984 yılının Temmuz ayında ikinci oğlu Batıkan Zorbey Manço, Belçika’da doğdu.

1979’da “Yeni Bir Gün” uzun çalarıyla müziğe geri dönen Barış Manço bu albümle progresif rock’ın Türkiye’deki en iyi örneklerinden birini verdi. “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa”, “Aynalı Kemer” gibi parçalar Barış Manço’nun halk deyişlerini kullanıp Türk müziğini, Progressive müzikle başarıyla harmanlayarak bestelediği şarkılardandır. Bu albümle beraber Barış Manço’nun yurtdışı macerasının artık sona erdiğini ve Türk müziğini rock ve caz formatlarında karıştırıp, epik şarkılar yaratacağını söylemek mümkün.

1981’de çıkardığı “Sözüm Meclisten Dışarı” adlı albümündeki “Dönence” isimli şarkısı, en başarılı Türk psychedelic rock olarak kabul görür. 2025’teki elektronik denemelerinin yanında “Gülpembe” gibi hit şarkılara da imza attı. Bu dönemde yurtdışında birçok TV programına konuk olarak katıldı, birçok ülkede konserler verdi.

1982 sonunda, Almanya’da düzenlenecek 1983 Eurovision Şarkı Yarışması’nın TRT tarafından yapılan Türkiye elemelerine “Kazma” adlı şarkısıyla katıldı. Barış Manço favori olarak gösterilse de jüri tarafından ön elemede elendi ve “Aslında benim jürim elli milyondur. Esas kararı onlar verecektir. Döneceğim ve parçayı plak yapacağım. O zaman her şey ortaya çıkacak” açıklamasını yaptı.

Gitarın yer almadığı 1985 tarihli “24 Ayar” albümüyle Barış Manço artık albümlerinde Kurtalan Ekspres adını kullanmadan solo olarak albümleri yayımlamaya başladı. Bu albümdeki “Bugün Bayram şarkısı”, Barış Manço’nun çocuklara yönelik yaptığı bestelerin başlangıcı oldu.

1988 yılının Ekim ayında TRT 1’de çocuk ve aileye yönelik bir eğitim kültür ve eğlence programı olarak başlayan “7’den 77’ye” adlı televizyon programı, 1998 yılının Haziran ayında 378. kez ekrana gelerek Türk televizyonculuğunda ulaşılması zor bir rekoru kırdı. “Ekvatordan Kutuplara” isimli programında ekibiyle birlikte beş kıtada 100’den fazla değişik yöreye giderek 600.000 km.’ye yakın yol kat etti. Ayrıca “4 × 21 Doludizgin” adında bir talk-show programının yapımcılığını yaptı.

1990 yılında Ertuğrul Fırkateyni’nin Japonya’ya gelişinin 100. yılı nedeniyle düzenlenen “Türk-Japon dostluğu” etkinlikleri kapsamında Japonya’ya gitti ve Japonya’daki ilk konserini verdi. Bu konseri Japon Veliaht Prensi de izledi. 1991’de Japonya’ya tekrar gitti ve Tokyo Soka Üniversitesi İkeda Salonu’nda konser verdi. Konser sırasında Manço’yla birlikte Soka Üniversitesi rektörü ve Soka Vakfı başkanı Daisaku İkeda’nın ellerinde bayraklarla “Kara Sevda” şarkısını söylemesi ve salonun coşkulu görüntüsü Türkiye’de de konserin ilgi görmesini sağladı.

O dönemde patlayan pop müzik furyasından nasibini alan Manço 1992’de “Mega Manço” albümünü çıkardı. “Ayı”, “Süleyman” gibi parçalarıyla dikkat çekse de kendisi de albümü çok başarılı bulmadı. 1994 yerel seçimlerinde Tansu Çiller başkanlığındaki Doğru Yol Partisi’nden Kadıköy Belediye Başkanı adayı oldu ancak rahatsızlığı üzerine seçimden önce adaylıktan çekildi.

1992 yılında Japonya’dan konser teklifi gelmesi üzerine, 1995’te Japonya’da çok başarılı bir turneye çıktı. 1995’te Kurtalan Ekspres’in tekrar yardım ettiği “Müsaadenizle Çocuklar” çıktı. Pop yıldızlarını yanına alarak onları eleştiren “Müsaadenizle Çocuklar” şarkısıyla dikkat çeken albüm, Manço’nun tekrardan grup müziğine göz kırptığının ispatıdır. Zira 1996’da konser albümü “Live in Japan” de Barış Manço ve Kurtalan Ekspres’in başarılı performansının bir kanıtıdır.

90’ların sonlarına doğru “Kaplumbağanın Öyküsü” projesini yaratmak istedi ve demolar da kaydedildi ancak plak şirketinin isteğiyle Mançoloji adlı bir toplama albüm yapma kararı aldı. Hayranlardan gelen istekler üzerine seçilen şarkılar Kurtalan Ekspres’te de çalan Eser Taşkıran düzenlemeleriyle kaydedildi.

31 Ocak 1999 akşamı saat 23:30 civarında İstanbul’un Moda semtindeki evinde kalp krizi geçirdi ve kaldırıldığı Siyami Ersek Göğüs-Kalp-Damar Cerrahisi Hastanesi’nde aynı gece saat 01:30’da hayatını kaybetti. Daha önce 1983 yılında bir kalp spazmı geçirmişti. 1991 yılında Devlet sanatçısı unvanı alan Manço’nun cenazesi için devlet töreni düzenlendi. 3 Şubat 1999 tarihinde üzerinde Galatasaray bayrağı da bulunan Türk bayrağına sarılı naaşı Atatürk Kültür Merkezi’ne getirilerek tören düzenlendi, akabinde Levent Camisi’nde cenaze namazı kılındı ve Kanlıca’daki Mihrimah Sultan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Sanatçının ölümünün ardından Kadıköy’ün Moda semtinde bulunan köşkü müze haline getirildi. Köşk, 19. yy’da yapılan ve Whittall ailesinin evi olarak bilinen tuğladan yapılmış bir konaktı. Konak 1970’li yıllarda Manço tarafından satın alındı ve ölümüne kadar bu konakta ailesiyle birlikte yaşadı. Günümüzde apartmanlar ile çevrili bu tarihi konak müze olarak kullanılmakta ve Barış Manço’nun kişisel eşyaları sergilenmektedir.

KAYNAK : hürriyet.com.tr













Yorum Yaz


.