Hayatımıza girmiş Şaman adetleri

Salı, Nisan 11, 2017, 22:01
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Farkında olsak da, olmasak da yaşamımızda adet ve alışkanlıklarımızın büyük yeri var. Kaynağını bilmediğimiz pek çok âdeti hiç sorgulamadan uyguluyor hatta nesilden nesile taşıyoruz. Şamanizm’den günümüze kadar gelip yaşamımıza sızmayı başarmış bu uygulamaları öğrenmeye ne dersiniz?

Kurşun döktürmek
Şaman geleneklerinde, “Kut Kuyma” adı verilen kurşun dökmenin insana musallat olan kötü ruhları ortadan kaldırdığına inanılırdı.

Günümüzde de bir tas suya dökülen kurşunun o anda, kişinin beyninde birikmiş olan statik elektriği aldığı bilimsel olarak ispatlandı. Yani, kurşun dökmeye devam diyoruz.

Kulak çekip tahtaya vurmak
Şamanizm’de çok yaygın olan tahtaya vurma adedi, bir olayın kötü ruhlar tarafından duyulmasına engel olmak amacıyla yapılırdı. Ağaç ve doğa kutsal olduğundan vurulan yerin mutlaka tahta olması gerekiyordu. Bugün de nahoş bir olay duyduğumuzda ‘şeytan kulağına kurşun’ diyerek tahtaya elimizle tokmak gibi üç kez vuruyoruz.

Kırmızı kurdele
Şamanlar kötü ruhlardan korunmak, şans ve korunma getirmesi için elbiselerine, müzik aletlerine kırmızı sicimler bağlardı. Bugün de lohusa kadınların başına, gelinliklere, söz ve nişanlarda yüzüklere kırmızı kurdele bağlayarak şans ve mutluluk dilemeye devam ediyoruz.

Halı, kilim desenleri
Şamanlar giydikleri giysilere yılan, akrep, çıyan, kunduz gibi yabanî ve zararlı hayvan şekilleri çizerek zararlı hayvanları kaçıracağına inanırdı. Geçmişten bugüne Anadolu’da dokunan halı ve kilimlerin tamamında kullanılan motifler Şaman giysilerinin izlerini taşır.

Islık çalmak
Şamanizm’de ruhlar iyi ve kötü olmak üzere ikiye ayrılırdı. Gereksiz yere ıslık çalmanın kötü ruhları çağıracağına inanırdı. Bu nedenle hoş karşılanmazdı. Bugün de ıslık çalmak, şeytanı çağırır düşüncesiyle iyi görülmez. Çünkü şeytan kötü ruhu temsil eder.

Kapı eşiği
Şaman inancında Eşik Tanrısı ve Ocak Tanrısı vardı ve eski Türkler, Eşik Tanrısı’nı gücendirmemek için, eşik üzerindeki kapılara şiirler yazar, nakışla süslerlerdi. Bugün de Anadolu’da, pek çok evin kapısında at nalı, buğday demeti, nazar boncuğu gibi objelere rastlamak mümkün.

 

Nazar Boncuğu
Şamanizm’de kötü enerjiler için içi boş mavi renkte boncuklar kullanılırdı. Mavi gök rengi kötü enerjiyi emer, boncuğun boş kısmına hapsederdi. Boncuğun içinde biriken enerji çok artınca da boncuk çatlayarak enerjiyi yok ediyordu. Günümüzde kötü enerjiye karşı evimizde, arabamızda ve üstümüzde mavi boncuk taşımak en sevdiğimiz adetlerden biri olmaya devam ediyor.

El öpmek
Şamanlar’da kişiye alp veya bilge olduğunu göstermek için eli öpülürdü. Günümüzde de hâlâ büyüklerin elleri öpülüyor, hatta öpmek istemeyenler kınanıyor.

Bez bağlayıp dilek tutmak
Şamanlar’da, dilek ve isteklerin kabulü için kutsal addedilen ağaçlara bez bağlanırdı. Bu şekilde Gök Tanrı’ya adak adanırdı. Bezin, bağlayan kişinin vücudundan bir parçayı temsil ettiğine inanılırdı. Bugün de başta Telli Baba olmak üzere pek çok noktada ağaçlara çaput bağlanarak dua ediyoruz.

SÜSLÜ MEZAR TAŞLARI
Şamanizm’de mezarlar gizlenmez, aksine büyük ve önemli kişilere özel mezarlar yapılıp üstüne Balballar (mezar taşları) dikilirdi. Bugün ise, mezar taşlarında abartıya kaçmanın, bir sanat eseri gibi süslemenin Şamanizm’den günümüze gelen bir uygulama olduğu biliniyor.

YUKARIDA ALLAH VAR
Gök Tanrı inanışından günümüze gelen bir diğer batıl uygulama. Bu anlayıştan dolayı dua ya da işaret ederken eller gökyüzüne açılır. Kuran-ı Kerim’de ise Allah, ‘Size şah damarınızdan yakın’ ve ‘sonsuz, sınırsız tek’ olarak ifade ediliyor.

DİLEK AĞACI GELENEĞİ
Şamanizmde dileklerin kabulu için kutsal sayılan ağaçlara bez bağlanırdı. Bugün başta Telli Baba olmak üzere pek çok yerde ağaçlara çaput bağlanarak dilek tutuluyor.

 

Şansın bol olsun
Günümüzde loğusa kadınlara, evlenen genç kızlara ve yeni doğan bebeklere takılan kırmızı kurdelenin şans, bereket getirdiğine ve kişiyi koruduğuna inanılıyor. Hatta okuma bayramında takılan kırmızı kurdele geleneği de bunun bir uzantısı. ‘Şeytan duymasın’ vurulan malzemenin mutlaka tahta olmasının sebebi ise ağacın Şamanlar’da kutsal olması.

KIRKININ ÇIKMASI
Şamanizm’e göre ruh, bedeni 40 gün sonra terk ettiğinden, o dönemde ölen kişinin ruhunun gök yolculuğuna huzurla gitmesi için 40. gün toplanılır ayin yapılırdı. Bugün pek çok evde vefat eden kişi için yapılan ’40 duası’ ya da bebeğin kötü enerjilerden korunması için ’40’ının çıkması’ gibi adetler Şamanizm’den günümüze sızan bir diğer uygulama. Büyük Osmanlı fıkıhçısı İbn-i Abidin, “Ölüleri hayırla yâd etmek vaciptir. Ama onların arkasından 7, 40 ve 52. geceleri bidattır” sözüyle de bunu destekliyor.

Şamanizm’e dair
İnsanlığın belki de en eski inanışlarından biri olan Şamanizm Türkler’in de bilinen ilk dini öğretilerinden biri olarak biliniyor. Temelleri Gök Tanrı’ya dayanan bu inanışta ayin ve törenleri yapan kişiye Şaman ya da Kam deniyormuş. Kaşgarlı Mahmut’tan bize ulaşan bilgilere göre ise kamlar, tanrı ve ruhlar ile insanlar arasında aracılık yapma gücüne sahip olan kişi. Bugün Rusya Federasyonu içinde yer alan Hakasya’da Şamanizm hâlâ canlı tutuluyor.

KAYNAK : f5haber.com













Yorum Yaz


.