Hastalıkları biz çağırıyoruz

Pazartesi, Aralık 5, 2011, 0:11
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Aklımızdan sürekli ve yoğun olarak geçen düşünceler, yaşamımızı şekillendiriyor. Bütünsel tıbba göre kızgınsak kanser, haksızlığa uğradıysak guatr, sevgisizsek şeker, kaygılıysak beyin hastalıklarına daha yatkın oluyoruz.


* Alzheimer çoğunlukla istedikleri hayatı kuramayan, ama bu dünyada kalmayı tercih eden kişilerde görülür. Ayrıca aileden sevgi alamayanlarda da gelişir, hastalık oluştuktan sonra aile üzerine titremeye başlar.

* Skolyoz yani omurga eğriliği kendisinden çok yüksek beklentisi olan insanlarda daha fazladır.

* Kanser kızgınlıktır. Kızgınlıklarını dışa vuran insanlar, kansere daha az yakalanır. Bazı kanserler tedaviyle iyileştiği halde yine oluşur, çünkü kişi deneyimini değerlendirmez, halbuki hastalıklar en iyi öğretmenlerdir.

* Selülit, kadınların erkeklere öfkesidir. Serotonin düşünce, testestoron ve libodo düşer, östrojen artar, selülit oluşur.

* Egzama ve alerjiler, istemediği şeylere reaksiyon gösteremeyen insanlarda oluşur.

* Kalp hastalıkları sevgi eksikliğiyle ilgilidir. Sevgi alsa bile kalp çakrası kapalı olan kişi, ne kadar şımartsanız da o sevgiyi alamaz. Pek çok araştırmada kalp hastalarının hep koltuğun ucuna oturduğu saptanmış. Bu onların yaşama tam olarak yerleşmedikleri anlamına gelir, yaşama ilişiyorlar.

*l Tiroid ve romatizmal hastalıklar, hep haksızlığa uğradığını düşünen insanlarda oluşur.

,,

SİGARAYI BIRAKMAK, ANNEYİ TERKETMEK GİBİ ALGILANIYOR

* Sigara bağımlılığında sigara, genellikle anne yerine konur. O yüzden sigarayı bırakmak, anneyi terk etmek gibi zor bir şeydir.

* Alkolizm, değersizlik ve hiçlik hissiyle paralel gelişir.

* Görme bozuklukları, aslında görmeyi istememekle ilgilidir. Yakını görememek, yakındaki olan şeyleri artık fark etmeyi istenmezse oluşur ve fiziksele de yansır. Sağırlık da duymak istememeyle ilgilidir.

* Böbrek hastalıkları, insanlarla iletişim bozukluklarından kaynaklanır. Ve atadan da devralınır.

* Omurga hastalıkları ve bel ağrıları bütün ailenin yükünü üstüne alan, üstelik destek alamayan insanlarda daha çok görülür.

*  Akciğer hastalıkları yaşamı reddeden insanların muzdarip olduğu bir durumdur. Soluk alırken iyiyi alıp kötüyü veririz ya, akciğer hastaları bunu yapmaz, o yüzden akciğer kanseri çok hızlı ilerler.

* Meme kanseri sağda ve solda ayrı nedenlerle oluşur. Sağ memede oluşan kanser gelecek kaygısından, sol memede oluşan kanser geçmiş kaygısından ileri gelir.

* Kadın hastalıkları, rahim kanseri, saç dökülmeleri sıklıkla kadınlığı reddeden kadınların sorunudur.

* Beyindeki bütün hastalıklar, geçmiş ve gelecekle hesaplaşılamadığı durumlarda olur.

* Uyluklardaki ve kalçalardaki yağlanma, çocukluktan kalma bastırılmış öfkedir.

* Diyabet hastalığı, sevgiyi alamamaktır. Çikolata ve şekeri her gün yemek istiyorsanız, yaşamınızda sevgi eksikliği vardır.

Dr. Gönül Ateşsaçan, bir tıp doktoru. Ama çok uzun yıllardır hastalarına hem modern tıp tekniklerini hem de bütünsel tıp tekniklerini uyguluyor. Çalıştığı hastanede bir yandan beslenme ve medikal estetik tedavileri yaparken, diğer yandan da homeopati ve enerji tıbbıyla hastalıkların bir daha oluşmamasını sağlamaya çalışıyor. Modern tıp ve ayurvedik tıp tekniklerini uzun süredir bir arada kullanan Dr. Ateşsaçan, duygu ve düşüncelerimizin bedenimizi şekillendirdiğini söylüyor.

Ve bedenimizde oluşan pek çok hastalığı aslında kendimizin çağırdığını, o yüzden hastalıkların tedavisinde sadece fiziksel olarak değil, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak da temizlenmemiz gerektiğini vurguluyor. Ateşsaçan, kendisini kurban olarak görenlerin tiroide, kızgınlık duyanların kansere, karşı cinse karşı biriktirilmiş öfkeleri olanların selülite, gelecek kaygısı taşıyanların beyin hastalıklarına yatkın olduğunu söylüyor. Ve bazı meslek gruplarının ise bazı hastalıkları çağırdığını anlatıyor. Mesela avukatlar müzmin mutsuz oluyor ve pek çok hastalığa erkenden yakalanıyor, gazetecilerde daha çok panik atak ve kalp hastalıkları, ekran önündekilerdeyse sıklıkla şeker ve alkolizm görülüyor.

PARAYLA UĞRAŞAN KADINLAR KISIRLAŞIYOR
– Siz bedenimize yönelik farklı tezler ileri sürüyorsunuz…
– Normalde yediğimiz içtiğimiz her şey, yürüdüğümüz yol, ettiğimiz dua, toplum bilinci, ailemizden getirdiğimiz davranış modeli hepsi bizim DNA’mıza aktarılır. Bir insan hakkındaki iyi ve kötü düşüncelerimiz, kendimiz hakkındaki planlarımız, hepsi fizik bedenimize yansır. Çünkü duygu durumumuz bizim zihinsel davranışlarımızı şekillendirir.

Bir şeyden çok korkuyorsak, yanlış düşünmeye ve başımıza kötü olayların gelmesini planlamaya başlıyoruz. Ve bir süre sonra onlar bizim fiziğimizi şekillendirmeye başlıyor. Çünkü hücre çeperinin elektriksel akımı her şeyden etkilenir.

Normalde görünen fizik bedenimizin arkasında ruh beden, duygu beden, zihin beden de vardır. Fizik beden hastalandıktan sonra iyileşebilmek için, duygularımızı da temizlememiz gerekir. Mesela sürekli şişman olduğunuzu ve şişman kalacağınızı düşünürseniz, zayıfladıktan iki yıl sonra tekrar beden kilo almaya başlar.

Egzaması olan bir hastayı tedaviye başlarken önce onunla konuşurum, hastalığın nasıl geliştiğini anladıktan sonra öncelikle bilinçaltına gidip temizlik yaparım. Ki bunun da pek çok tekniği vardır. Benim için en kıymetli şey, hastanın aynı hastalıkla sürekli karşımıza gelmemesi. Radikal çözüm için hem bütünsel tıbbı uyguluyorum hem de modern tıbbı. Bütünsel tıp sizi hastalıkların hem gelişmesini engelliyor hem de yeniden oluşmasını.

EVDE HAYVANINIZ OLSUN
– Çocuklukta öğrendiklerimizin de etkisi var mı?
– Örneğin bir çocuğa annesi sürekli ‘Yeme kilo alırsın,’ diyorsa o çocuk ilerleyen yaşlarında bile birazcık fazla kaçırdığı durumlarda kilo almaya devam eder. Bir gün içinde bir şeyi üç kez söylüyorsanız, bilin ki o gerçekleşir. Bunlar hastalarımda test ettiğim şeyler. Kilolu hastalarım fazla yediklerini düşündükleri durumlarda onlara ‘Bunun bana zararı olmaz,’ diye düşünmelerini söylüyorum.

Meslekler de hastalıkların oluşmasını hızlandırıyor mu?
– Elbette. Mesela parayla çok uğraşan sektörlerde çalışan kadınlarda doğurganlık düşer, kısırlıklar artar. Çünkü parayla uğraşmak, feminenliği unutturuyor. Para sektöründe çalışan çok sayıda kadının 35 yaşında stresten yumurtası kalmamış oluyor. Avukatlar sürekli hatayı gördükleri için mutlu hayatlara sahip olamıyor ve hastalıklar çok sık oluşuyor.

Gazetecilerde en çok panik atak ve kalp hastalıkları görülüyor. Çünkü rekabeti çok yüksek ve güvensizliğin olduğu bir alan. Ekran önündeki insanlar, ya şeker hastalığı ya da alkol düşkünlüğüne yatkındır.

Bu bilgiler nereden?
– Bunlar bütünleyici-ayurvedik tıbbın söylediği doğrular ve önleyici tıp önerileri. Önemli olan kişiyi hasta olmadan sağlığına kavuşturmaktır. Mesela Çin’de eskiden bir aile hekiminin baktığı hasta grubundaki bir hasta hastalandığı zaman o ay maaşından kesilirmiş. Önleyici tıbba göre sizin bedeninizin her hücresinin ne işe yaradığını bilmeniz ve ona kıymet vermeniz gerekiyor. Biz bedenimiz kıymet vermediğimiz için beden hastalanır ve bize kendisini hatırlatır.

Ne tür tedaviler yapıyorsunuz?
– Biyomanyetik rezonans cihazıyla, yani kuantum tıbbıyla sizin bedeninizin titreşimlerini tespit etmek mümkün. Bu sistem, bedenin olması gereken titreşime ulaşması için frekans gönderir ve bütün dünyada uygulanır. Hem hasta olmadan önce hem de hasta olduktan sonra durumunuzu tespit ederek hangi organınız yorgun, nerelerde toksin birikmiş, nerelerden detoks yapmanız gerekiyor, hangi vitamini-minerali almalısınız gibi önerilerde bulunuluyor.

Kişinin diyabete yatkınlığı varsa pankreasına titreşim göndererek, pankreasın insülini daha doğru salgılamasına neden oluyor. Karaciğerinde yorgunluk varsa, karaciğer hücresinin titreşimini ayarlayarak onun olması gereken titreşime getiriyor

– Doğal önerileriniz oluyor mu? Beslenmeye ve yaşama dair…
– Bir kere toksin atmak için her bedenin spor yapmaya ihtiyacı vardır. Açık havada mutlaka olunmalı. Alabiliyorsa yaşamına bir kedi, bir köpek, bir canlının mutlaka olması gerekiyor. Hastalarıma eş dostlarıyla sık görüşmelerini öneriyorum. Katkılı ve tütsülenmiş gıdalar hücresel titreşimimizi bozan şeyler. Yaşadığımız toplumda yiyeceklerin yüzde 90’ında vücut titreşimimizi bozan maddeler var. Ben hastalarıma evde yemek pişirerek yemelerini öneriyorum:

KAYN AK :  MÜJGAN HALİS – SABAH













Yorum Yaz


.