Hastalıklardan korunma yolları

Pazartesi, Kasım 20, 2017, 22:25
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Yaban mersini: Antioksidan açısından zengin bir içeriğe sahip… Bağışıklık sisteminizin ve beyin fonksiyonlarınızın gelişmesine yardımcıdır.

Yeşil çay: Çayların çoğu yatıştırıcı etkilerinin yanı sıra, sizi soğuk algınlığından da korur. Ancak yeşil çay, antioksidan açısından fazlasıyla zengindir.

Turuncu besinler: Havuç, tatlı patates ve balkabağı gibi yiyeceklerin içerdiği beta karoten, vücutta A vitaminine dönüştürülür.

Mantar: Antioksidan açısından oldukça zengindir. Potasyum, B vitamini ve lif kaynağı açısından da zengindir…

D vitamini: Hastayken süt ürünleri tüketmemek gerektiği söylenir, bu yanlış bir bilgi… Aksine size gayet iyi gelecektir. Ayrıca kışın da güneş ışınlarından faydalanabilir, süt ürünlerinden D vitamini alabilirsiniz.

Rezene: Bu sebze ve tohumları öksürüğü azaltır, solunum yolu rahatsızlıklarına iyi gelir.

Bitter çikolata: Şeker hastalık zamanlarınızda size dost değildir. O nedenle canınız tatlı bir şeyler istediğinde bitter çikolata yediğinizden emin olun. Ve %70 kakao oranına sahip olanları tercih edin.

Anason: Burun akıntısı ve öksürüğü azaltmaya yardımcıdır. Çayını yapabilirsiniz, içerisine bal ve tarçın ekleyebilirsiniz.

Baharatlı besinler: Bu yiyecekler soğuk algınlığına birebirdir. Ancak mide rahatsızlıklarına neden olabileceği nedeniyle uzak durulur. Olası bir soğuk algınlığı durumunda baharatın arkadaşınız olduğunu bilmelisiniz…

 

Yoğurt: Probiyotik bir besin olan yoğurt, vücudunuzun yenilenme sürecinde büyük rol oynar.

 

Turunçgiller: C vitamini yönünden zengin olan turunçgiller, boğaz ağrısını yatıştırır. Soğuk algınlıklarında en iyi dostunuzdur.

 

Sarımsak: Antioksidan yönünden oldukça zengindir. Eğer kokusundan veya tadından hoşlanmıyorsanız, sarımsak içeren takviye gıdalar da kullanabilirsiniz.

Zerdeçal: Doğal bir antibiyotiktir. Midenizi rahatlatır, iştahınızı artırır. Zerdeçalı yemeklere katarak ya da sıcak süte ekleyerek tüketebilirsiniz.

Muz, pirinç, elma püresi ve kızarmış ekmek dörtlüsünden oluşan BRAT diyeti: Potasyum açısından zengin olan bu diyet, mide sorunları olan kişi için idealdir.

Bal: Eğer hastayken biraz tatlı bir şeylere ihtiyaç duyuyorsanız, bal iyi bir seçimdir. Bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve boğaz ağrılarınızı azaltır.

Yulaf: Lif yönünden oldukça zengin olan yulaf, sizi birçok hastalıktan korur ve stresinizi azaltır.

İstiridye: Çinko yönünden zengin istiridye, soğuk algınlıklarına birebirdir.

 

Koyu, yeşil yapraklı sebzeler: Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek ya da iyileşmek için ihtiyacınız olan besin değerlerine sahiptir.

 

Tuzlu sıcak su: Tuzlu sıcak su ile gargara yapmak, zararlı bakterileri yok eder ve boğazınızdaki rahatsızlıklara iyi gelir.

 

Yağsız et: Vücut direncinizi artırır ve hastayken iyileşmeniz için en çok ihtiyaç duyduğunuz proteini içinde barındırır.

Bakliyat, çerez, fasulye: Hepsi protein kaynağı açısından oldukça zengindir.

Tavuk suyu çorbası: Sizi hastalıklardan korur.

Zencefil: Başta mide ve sindirim sistemi rahatsızlıkları olmak üzere neredeyse her hastalığa iyi gelir. Çayını yapabilirsiniz ya da omletinize koyabilirsiniz.

 

Yağlı balık: Hasta olduğunuz dönemde pek tercih etmeyin ancak bu tür balıkların Omega 3 yönünden zengin olduğunu bilin.

Ekinezya: Çay halinde tüketilen ekinezya, vücudunuzun birçok hastalıkla savaşmasında yardımcı olur. Ancak fazla tüketildiğinde mide ağrılarına yol açabileceği unutulmamalı.

 

LAHANA: İçeriğindeki sülfürlü bileşikler, gıdalarla alınan kanserojenleri bağladığı gibi, vücudumuzdaki kanserle savaş mekanizmalarını da aktive ediyor. Meme kanserine neden olan östrojen formlarını düşürüyor, akciğer kanserine karşı koruyor.

Elma: Bu meyve bol miktarda, “quersetin” içeriyor. Bu maddenin kalın bağırsak, meme, yumurtalık ve akciğer kanserleri ile lösemiye karşı koruyucu olduğu belirtiliyor.

Hindiba: Vücutta sindirilemeyen bazı özel şeker molekülleri içeriyor. Bunlar bağırsaklardaki faydalı bakterileri besleyerek bedenin savunma sistemini güçlendiriyor.

Kabak çekirdeği: İçerdiği, ‘moschatin’ adlı maddenin adeta bir kanser savaşçısı olduğu belirtiliyor. Kabak çekirdeği aynı zamanda bolca başka bir kanser savaşçısı madde olan E vitamini de içeriyor.

Tarhun: Hücre deneylerinden alınan sonuçlar bu baharatı sofralarımıza sokma zamanının gelip geçtiğini söylüyor. Et yemeklerinin hepsine eşlik edebilecek hoş kokulu aromatik yağlar içeren tarhun, hem kırmızı ete hem de balık ve tavuğa yakışıyor.

Tere: Keskin aromalı bu sebze, bağırsaklardaki kanser öncesi oluşumların kansere dönüşmesini engelliyor. Çiğ olarak tüketilmesi öneriliyor.

Mantar: Yunanistan’da güç, Çin’de ise sağlık kaynağı lakaplı bu bitkinin dünyada 3 bin yenilebilir türü bulunuyor. Çok az besinde bulunacak miktarda D vitamini içeriyor. Bu vitaminin meme kanserine karşı koruyucu olduğu belirtiliyor.

Soya fasulyesi: Asyalı kadınlarda daha az meme kanseri görülmesi bu bakliyatın o bölgede sık tüketilmesine bağlanıyor. Günde bir fincan pişmiş soya fasulyesinin meme kanserine karşı koruyuculuğu olduğuna dikkat çekiliyor.

Sumak: Bu baharatın, hücrelerin genetik şifresini taşıyan DNA’ya koruyucu etkisi bulunuyor. Salatalarda çiğ tüketilmesi öneriliyor.

Soğan: Çiğ olarak tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Yer elması: Bu sebzenin pişirilerek veya çiğ olarak tüketilmesi gerekiyor.

Karabiber: Kırmızı, siyah ve yeşil renkli çeşitler aynı ağaçtan farklı zamanlarda toplanan ürünleri temsil ediyor.

Kefir: Kafkaslar’ın uzun yaşam sırrı olan bu şifalı içeceğin hücre deneylerinde de olumlu sonuçlar verdiği belirtiliyor.

Arı poleni: Her sabah aç karna 1 tatlı kaşığı arı poleni yutmak bağışıklık sistemini güçlü tutuyor. Arı poleninin içerdiği yüksek doz B grubu vitaminlerinin yanında, hormon ve enzim yönünden de önemli bir gıda olduğuna dikkat çekiliyor.

Nar: Hücre deneylerinin yıldız kanser savaşçısı olan narı, çekirdeğini iyice çiğneyerek tüketmek gerekiyor. Bunun için çekirdeğinin de preslendiği meyve sıkacaklarının kullanılması öneriliyor.

Üzüm: Üzümün çekirdeği de kabuğu da kendisi de ayrı birer kanser savaşçısı olarak görülüyor. Çekirdekleri iri olanlara rağbet edilmesi öneriliyor.

Karadut: Hem tazesi hem de reçeli ve şerbeti etkili. Reçelini ve şerbet özünü mevsiminde hazırlamak gerekiyor.

Böğürtlen: Hücre deneylerinde kanser hücrelerinin üremesini durdurduğu tespit edildiği için dünyanın ilgisini üstüne toplamış bulunan bu meyvenin tazesini bulmak zor olsa da reçeline kolayca ulaşılabiliyor.

Kivi: Bol miktarda Omega 3 ve E vitamini içeren kivinin siyah çekirdekleri çok etkili bulunuyor.

KAYNAK : f5haber.com

 

 

 













Yorum Yaz


.