Hastalıkla mücadele bilinci çok gelişti

Çarşamba, Kasım 2, 2011, 23:55
Kadın Sağlığı kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Türkiye, meme kanseri savaşını kazanan ülkeler arasında! Bu hastalığa yakalanan 100 kadından 77’si sağlığına kavuşsa da; meme kanseri olma fikri bile kadınlarda şiddetli bir korku yaratıyor

Meme kanseri, en çok gelişmiş ülkelerin kadınlarını hedef alıyor. Fransız kadınlarında, Afrikalı kadınlara göre çok daha fazla görülüyor. Gelişmiş ülkeler meme kanserinden ölümleri durdurmak üzere. Gelişmekte olan ülkelerde ise hastalığa yakalanma oranı düşük ama bir kez pençesine düşen kolay kolay hayatta kalamıyor! Washington’da yapılan Meme Kanseri Konferansı’nda ülke temsilcileri, kendi durumlarını anlattı.

MAMOGRAFİ YOK
Zimbabwe sözcüsü, ülkelerine geçtiğimiz hafta bir tek mamografi makinesi geldiği için çok mutluydu. Kongreye katılan doktorlar, “Bir-iki hasta da olsa erken teşhis mümkün olacak” diye seviniyordu. Afrika’nın küçük ülkesi Swaziland’ın sözcüsü ise hiç mamografi makineleri olmadığını açıkladı. Swaziladlı doktorlar, “Biz meme kanserini tesadüfen fark etsek bile hastalara söyleyemiyoruz! Çünkü onlar için yapacak bir şeyimiz yok. Ülkemizde meme kanseri tedavi edilemiyor. Bu tedavi bizim için lüks! Biz HIV ve ilaca dirençli tüberkülozdan kırılıyoruz” dedi. Gambia’da meme kanserine yakalananların ancak yüzde 12’si yaşatılabiliyor. Hindistan’da sağ kalım oranı ise yarı yarıya!

AVRUPA ‘DAN DAHA İYİYİZ
Türkiye’nin meme kanseri ile mücadele bilinci, Avrupa’daki pek çok ülkeye göre çok yüksek. Tedavi imkanlarının çok daha iyi olduğu ülkemizde; meme kanserine yakalanan bir kadının, ilk beş yıl içindeki hayatta kalım oranı oldukça arttı. Her 100 kadından 77’si, bu hastalıkla savaşı başarıyor. Kore ve Singapur’da ise bu oran Türkiye’den daha yüksek; yüzde 79 oranına sahipler. Çin’de meme kanserinden kurtulma oranı yüzde 82.

YILDA BİR KEZ MAMOGRAFİ
AVON’un araştırmasına katılanların yüzde 27’si daha önce mamografi çektirdiğini beyan etti. 55 yaşın üstündeki kadınların yüzde 40’lık bölümü ise her yıl bir kez mamografi çektirdiklerini söyledi. Kadınların gelir düzeyi yükseldikçe, mamografi çektirme oranı da artıyor.

TÜRK KADINI KORKUYOR AMA ÖNLEMİNİ ALMIYOR
Bu yıl AVON ve Ipsos KMG bağımsız araştırma şirketi tarafından yapılan ‘Türkiye’de Meme Kanseri Algısı Araştırması’; 12 kentte, 18-65 yaşları arasında 1300 kadınla, telefonda görüşerek gerçekleştirildi. Kadınlar, meme kanserine yaklaşımlarını anlattı…

KONTROL YAPTIRIYORLAR
EN İYİ İLAÇ ERKEN TEŞHİS: Kadınların yüzde 85’i meme kanserinde erken teşhisin önemini biliyor ve erken teşhisle kurtulma oranının yüzde 70 civarında olduğunu düşünüyorlar. Oysa bu oran yüzde 90.
ELLE MUAYENE EDİYOR: Meme kanserine karşı önlem alan kadınların yüzde 72’lik çoğunluğu, kendi kendine muayene yöntemini tercih ediyor. Kadınların yüzde 60’ı ise düzenli doktor kontrolünün meme kanserinden korunmak için en etkili çözüm olduğuna inanıyor.

GENETİĞİN ROLÜ BÜYÜK
ÜÇ KADINDAN BİRİNDE VAR: Araştırmaya katılan her üç kadından biri “Meme kanseri olan ya da geçirmiş akrabanız var mı?’ sorusuna “Evet” yanıtı veriyor.
KORKUTUYOR: Araştırma ya göre, meme kanseri konusunda hissedilen en baskın duygunun, korku ve endişe olduğu gözleniyor.
BİR ŞEY YAPMIYORLAR: Araştırmaya katılan kadınların yüzde 64’ü meme kanserinden korkmalarına rağmen ona karşı herhangi bir önlem almıyor.

LIAC YÖNTEMİNİN AVANTAJLARI NELER?
Hastanın tedavi süresi kısalıyor. Hasta her gün hastaneye gidip radyoterapi almak zorunda kalmıyor.
Tüm meme ışınlanmasında hedef olmadığı halde, cilt de ışınlandığı için ciltte kızarıklık, soyulma gibi yan etkiler görülebiliyor. Tek doz ışınlamada bu etkiler olmuyor.
Kalbin ve akciğerin korunması tek dozda çok daha kolay oluyor.

SADECE TÜMÖRLÜ BÖLGE IŞINLANIYOR
Tek doz uygulaması ya da farklı yöntemlerle tüm meme yerine sadece tümörlü bölgenin ışınlanması; dünyada geçerlilik kazanmış bir yöntem.
Hangi hastaların bu yöntem için uygun olduğuna radyasyon onkoloğu, cerrah, radyalog ve patoloji ekibi birlikte karar veriyor. Hastanın yaşı ve tümörün patolojik özellikleri, kararı etkiliyor.
Bazı hastalarda ise memenin alınması gerekiyor ve sadece çevresi geride bırakılıyor. Bu işlemden sonra meme başı ve arkasındaki koruyucu dokuya, LIAC ile yine tek doz ışınlama yapılarak buradaki tekrarlama riski azaltılabiliyor.

TEDAVİDE TEK DOZ RADYOTERAPİ DÖNEM
Meme kanseriyle mücadele için dünyada her gün yeni bir teknik geliştiriliyor. Tedavinin kısalması ve hastanın bu sırada hiç zarar görmemesi hatta hayatına olduğu gibi devam etmesi hedefleniyor. Tek doz radyoterapi, dünyada yeni kullanılan sistemlerden biri olarak öneriliyor.

SÜREYİ KISALTIYOR
Uzun süre radyoterapi alması gereken meme kanserli hastaların, tedavi süresi LIAC yöntemi yani tek doz radyoterapi ile kısalıyor. Radyoterapi alacak hastaların tedavisi genelde yedi haftada tamamlanıyor.
Son 10 yıldır, sadece tümörün çıktığı yerin ışınlandığı teknolojiler tüm dünyada kullanılıyor. Bu yöntemlerden biri olan LIAC sayesinde; hastaya ameliyat sırasında ışın veriliyor ve radyoterapi süreci bitmiş oluyor.
Hasta sonraki yedi hafta boyunca, tedaviye gitmek zorunda kalmıyor. Böylece tedavi sonrası süreçte daha çabuk toparlanılıyor.

MÜCADELE İÇİN ACİL EYLEM PLANI
Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Başkanı Prof. Dr. Tezer Kutluk, meme kanserinin bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek şunları anlattı:
Dünyada meme kanserinden iyileşme oranı yüzde 90’lara çıktı. Meme kanserinden ölümleri durdurmak için erken tanının daha fazla teşvik edilmesi gerekiyor.
Meme kanseri; erken tanı konulması durumunda iyileşmenin çok yüksek olduğu bir kanser türü. Korunma, erken tanı ve tedavi ile meme kanseri bir tehlike olmaktan çıkarılabilir.

HER YIL 450 BİN KADIN ÖLÜYOR
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü ve halk sağlığı açısından özel önem taşıyor. Her yıl, dünyada yaklaşık 1.3 milyon kadın bu hastalığa yakalanıyor ve meme kanseri kadınlarda görülen tüm kanserlerin dörtte birini oluşturuyor! Her yıl 450 binden fazla kadın ise meme kanserinden ölüyor.
Kanser, bir halk sağlığı sorunu ve şu an dünyada yaklaşık 25 milyon kanser hastası var. Her yıl 12.7 milyon kişi bu hastalığa yakalanıyor. Ayrıca her yıl 7.6 milyon kişi kanserden ölüyor. Böyle gittiği takdirde 2030 yılında, dünyada her yıl kansere yakalanan insan sayısı 21.4 milyona ulaşacak. Bu açıdan kanserle mücadele için acil eylem planı uygulanması lazım.

KIRSAL KESİME DE ULAŞMAK GEREKİR
Türk kadınları, meme kanserinde erken teşhisin önemi hakkında giderek daha fazla bilgi sahibi olsalar da; 10 kadından sadece dördü meme kanserine karşı bir kontrol uyguluyor. Kadınların yüzde 72’si kendi kendini düzenli olarak muayene ederek meme kanseri kontrolü yapıyor.
Meme kanserine karşı önlem alan kadınlar, yüksek sosyo ekonomik statü ve ileri yaş gruplarında yoğunlaşıyor.
Gelir ve eğitim seviyesi düşük olan kadınların imkanları ise daha az. Meme kanseri kontrolü bilincini, kırsal kesimdeki kadınlara da ulaşmak gerekiyor.

KAYNAK : Esra TÜZÜN- SABAH













Yorum Yaz


.