Günde 5 çiçek sapı tüketirseniz eğer…

Perşembe, Şubat 22, 2018, 20:49
Çiçekler kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Kara Hindiba (Taraxacum officinale), Arslandişi, Radika, Gelingöbeği ve Keklikotu, adlarıyla da tanınır.

Nisan ve Mayısta tüm tarla kıyılarında, çayırlarda ve çimenlerde çiçeklenir.

Bitki çok ıslak yerleri sevmez. Nisan-Mayıs döneminde köküyle birlikte sökülür ve topraktan arındırılır (yıkanmaz)

Gölge ve havadar bir yerde iyice kuruduktan sonra, ince kıyılır ve hava almayan kaplarda saklanır.

Sadece yaprak, sap veya kökleri kullanılacak ise; yapraklar çiçeklenmeden önce, kökler ilkbaharda veya sonbaharda, çiçek sapları ise çiçeklenme sırasında toplanır.

Bitkinin tümü şifalıdır.

Kara Hindiba Yararları

Vitaminler (A, B Kompeks, C ve D), triterpenler, carotin, flavon ve mineraller (demir, çinko ve bol miktarda potasyum), uçucu yağ, fructose, inulin ve cholin içerirler.

İdrar söktürücü, safra salgılarını arttırıcı, karaciğeri güçlendirici, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını destekleyici ve antiromatizmal etkileri vardır.

Kökleri antiviral, iştah açıcı, safra kesesi ve karaciğer fonksiyonlarını destekleyici ve sindirime yardımcı özellikler taşırken, yapraklarının idrar arttırıcı ve böbrek fonksiyonlarını destekleyici, çiçeklerinin ise antioksidan ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri vardır.

Karahindiba, çiğ yenildiğinde veya kurutulup çay biçiminde kullanıldığında, kan temizleyici, sindirim kolaylaştırıcı, ter ve idrar söktürücü ve canlandırıcı etkilere sahiptir.

Pankreas üzerine olumlu etkisi vardır ve böbreklerin çalışmasında aktif rol oynar.

Karahindiba kanı inceltir ve kanın koyu olması halinde başarıyla kullanılabilir.

Ergenlik sivilceleri ısırgan otunun ve karahindibanın kan temizleyici özelliklerini sayesinde iyileştirilebilirler.

Karahindiba, öncelikle böbreklerin ve karaciğerin fonksiyonlarını destekleyici bir bitkidir.

Potasyum kaybına yol açmayan bir idrar söktürücüdür.

Katılgan dokuyu (bağdoku) olumlu etkileyerek, yeterli oranda kanın tüm hücrelere ulaşabilmesine yardımcı olur.

Güçsüz ve bitkin kişilere güç kazandırır.

Karahindiba, içerdiği mineral tuzların yanı sıra, metabolizma hastalıklarına karşı çok önemli maddeleri de içerir.

Sarılık ve dalak hastalıklarında da karahindiba başarıyla kullanılabilir.

Kan temizleyici etkisi sayesinde, romatizma ve gut hastalıklarında da yardımcı olabilir.

Romatizma ve gut hastaları, ilkbahar ve sonbaharda 2-4 haftalık bir kür uygulayabilirler.

Kara Hindibanın Hastalıkara Faydası

Kara Hindiba, safra kesesi ve karaciğer hastalıklarında oldukça yardımcıdır.

Karaciğeri en olumlu etkileyebilen bitkilerden biridir.

Günde taze olarak yenilen 5-6 çiçek sapı, kronik karaciğer iltihaplarında ve karaciğer yağlanmasında iyileşme sağlayabilir.

Taze çiçek sapları karaciğer ve safrakesesinin çalışmalarını düzenler.

Bu saplar şeker hastalığına da iyi gelebilir.

Şeker hastaları bu saplardan günde 10 tane kadar, bitki çiçekli olduğu sürece yiyebilirler.

Saplar çiçekleri ile birlikte yıkandıktan sonra çiçekler koparılır ve saplar yavaş yavaş çiğnenerek yenir.

Bunlar acımsı, gevrek ve suludur ve kıvırcık salatanın tadını andırırlar.

Sık sık hastalanan ve kendilerini kötü hisseden kişiler, 14 günlük bir karahindiba çiçek sapı kürü uygulayabilirler.

Bu kürün etkisi sizi şaşırtacaktır. Ama bu saplar daha başka hastalıklarda da yardımcı olurlar.

Deri kaşıntılarını, egzamaları ve temriyeleri iyileştirebilirler.

Mide sıvılarını düzene sokar ve mideyi atık maddelerden temizler.

Eğer taze çiçek sapı kürü 4 hafta sürdürülecek olursa, beze şişkinlikleri de iyileşebilirler.

Her yıl ilkbaharda, karahindiba çiçeklerinden, çok lezzetli sağlığa yararlı bir pekmez yapılabilir

Bu değerli bitki eskiden beri çok önemli bir yere sahip olmasına rağmen ne yazık ki, pek çok kişi tarafından tanınmaz ve zararlı bir ot olarak bilinir!

Kara Hindiba Kullanım Biçimleri:

Çayı Nasıl Hazırlanır?

Yaprak ve Saplar: Bir tatlı kaşığı dolusu kurutulmuş ve ince kıyılmış bitki, bir su bardağı sıcak su ile 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür.

Günde 3 defa aç karına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir.

Kökler: 1-2 tatlı kaşığı ince kıyılmış dolusu kök, bir bardak soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır, birkaç dakika demlendikten sonra süzülür.

Günde 2-4 bardak çay tatlandırılmadan aç karına içilir.

Bitki Salatası: Bitki ayıklanıp yıkandıktan sonra, bir süre sirkeli suda bekletilir.

Bütün veya doğranmış yapraklar, üstüne limon ve zeytinyağı eklenerek yenir. Tadı hafif acımsıdır, fakat rahatsız edici değildir.

Her ilkbaharda bitkinin tümü taze toplanarak ve haşlanmış patates ve yumurta ile karıştırılarak güzel bir salata da hazırlanabilir.

 

 

Çiçek Sapları: Çiçekleriyle birlikte yıkanan karahindiba sapları, çiçeklerinden ayrılarak, günde 5-10 tane taze olarak yenebilir.

Dünya gül yağı üretiminin yüzde 65’ini tek başına karşılayan Isparta, gül hasadının başlamasıyla özellikle Güney Kore, Çin, Japonya ve Tayvan gibi Uzakdoğu ülkelerinden gelen turistler tarafından ziyaret ediliyor.

Isparta’da gül, işlenmesi sonucu sağladığı ekonomik gelirin yanında özellikle hasat döneminde kente binlerce turisti de çekiyor.

Keçiborlu ve Gönen ilçelerindeki gül bahçelerinde hasat yapan üreticilere, gül toplamak ve gülün nasıl işlendiğini görmek isteyen çok sayıda ziyaretçi eşlik ediyor.

Yurt içi ve yurt dışından turistlerin ilgi gösterdiği gül hasadı, en çok Güney Kore, Japonya, Singapur ve Tayvan gibi Uzakdoğu ülkelerinden gelen turistlerin ilgisini çekiyor.

Şehirde gül üretiminin en yoğun yapıldığı Güneykent beldesinde üreticiler gibi sabah erken saatlerde bahçeye giren turistler, kuş cıvıltıları ve mis kokular arasında gül topluyor.

Topladıkları güllerle gül yağının geleneksel yöntemlerle çıkarılması sürecine de tanıklık eden turistler, eşsiz güzelliğe sahip gül bahçelerinde fotoğraf çektirmeyi ve gül ürünleri almayı da ihmal etmiyor.

Güneykent Belediye Başkanı Fahrettin Gözgün yaptığı açıklamada, beldenin Isparta’da gül üretiminin en yoğun olarak yapıldığı yerlerin başında geldiğini söyledi.

 

Gül üretiminin uzun bir geçmişe sahip olmasına rağmen gül turizminin Isparta’da henüz yeni yerleşmeye başladığını anlatan Gözgün, Güneykent’de de gül turizminin 6 yıl önce başladığını bildirdi.

Güneykent’te gül turizminin 2011 yılında 4 Japon ve 2 Amerikalı ile başladığını vurgulayan Gözgün, o günden bu yana turist sayısının katbekat arttığını, birçok seyahat firmasının tur paketlerine gül hasadını da bıraktığını anlattı.

Bu yıl üçüncüsünü düzenledikleri gül festivali ile Güneykent’i gül turizminin merkezi haline getirdiklerini ifade eden Gözgün, hasat dönemininde gül bahçelerinin sadece yerli değil yabancı turistlerin de ilgi odağı haline geldiğini belirtti.

Özellikle Güney Kore, Çin, Japonya ve Tayvan gibi Uzakdoğu ülkelerinden ziyaretçi ağırladıklarını aktaran Gözgün, turistlerin bahçelerde gül topladıklarını, Osmanlı dönemindeki gibi geleneksel yöntemlerle gül yağının çıkarılmasını izlediklerini, güle dair her şeye tanıklık ettiklerini vurguladı.

Gözgün, Isparta’da gül turizminin öneminin giderek arttığına ve bürokrasinin de buna destek verdiğine değinerek, şunları kaydetti:

“Güneykent, birkaç yıl öncesine kadar kimsenin bilmediği yerken, bugün Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerden gelen binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor. 2015 yılında 3 bin 800 yabancı turist, burada gül topladı. 2016 yılında ülkemiz hakkında dünya genelinde yaratılmaya çalışılan olumsuz algı nedeniyle bu rakam azalsa da bu yıl ziyaretçi sayımız hızla artıyor.”

Tayvan’dan gelen Hain Ting ise bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Isparta’ya geldiğini söyledi.

Isparta’da müthiş kokular içinde güne başladıklarını belirten Ting, “Her taraf çok güzel kokuyor. Burada olduğum için çok mutluyum. Bir kez daha gelmeyi düşünüyorum.” dedi.

 

KAYNAK : f5haber.com













Yorum Yaz


.