Eyvah! Kızım suçiçeği oldu…

Cumartesi, Ocak 24, 2009, 20:37
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Ne demiş büyüklerimiz, “Malına güvenme bir kıvılcım yeter.
Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter!” Benim güzel kızım da suçiçeği oldu, her tarafına kırmızı benekler kondu.
Güzellik, karizma hepsi yerle bir! Geçtiğimiz cuma pek keyifsizdi, yemeğini doğru dürüst yemek istemiyor hatta en sevdiği şarkılara bile zoraki el çırpıyordu. Birkaç gündür de yatağında yatmak istemiyor, geceleri bensiz uyumuyordu. Hatta doktoruna sorduğumda, “Sakın kendi yatağında uyuması için diretme. Belki bu aralar sana ihtiyacı vardır, bırak yanında yatsın. Ben öyle ‘Yatağa bırak biraz ağlar, sonra uyur!’ görüşlerine karşıyım, çocuğu hırpalamanın hiç alemi yok,” dedi.
O gün akşama doğru ateşi biraz yükseldi. Çok uykusu geldiği halde bir türlü dalamadı ve ancak akşam 23.30 gibi uyuyabildi. Gece boyunca birkaç kez uyandı ama sütünü emip geri uyudu. Sabah tekmeleyerek uyandırdı beni, her zamanki sabah neşesiyle bana gülerken, o da ne! Bir de baktım Ayşekiraz’ın yüzünde minik minik kızarıklıklar… “Hoppala bu da nereden çıktı?” derken altını değiştirme sırasında gördüm ki kırmızı benekler her yanını sarmış! Poposunda, karnında, sırtında, bacaklarında…
Birkaç saat sonra kafası dahil, beneklenmemiş yeri kalmamıştı. Tabii bu arada hemen doktoruna bildirdim durumunu.

HAVADAN BİLE GEÇEBİLİYOR
Bazı kırmızı noktaların ucu hafif suluydu, “Suçiçeği olabilir mi?” dedim, “Büyük ihtimal ama pazartesi getir göreyim. O zamana kadar kaşıntı için bir damla veriyorum. Ateşi yükselirse haberleşelim, sakın aspirin verme. Bir de elini gözüne götürüp kaşımamasına dikkat et. Suçiçeğinde en tehlikeli şey, gözün içine sıçramasıdır; gözü kör bile edebilir. Gerekirse pamuklu bir eldiven giydir,” cevabını verdi. Aklıma birden ünlü halk ozanı Aşık Veysel geldi, o da galiba beş yaşında geçirdiği bu hastalık yüzünden gözlerini kaybetmişti. İçimi bir korku sardı…
Çok şükür ateşi yükselmedi, gözlerine bir şey olmadı sonraki gün de, rahatladım. Ama kızımın kırmızı benekleri bir çoğaldı ki, sormayın.
Pazartesi günü doktoru gördüğünde gerçekten suçiçeği geçirdiği anlaşıldı Ayşekiraz’ın. Mikrobun nereden bulaştığı ise belli değil. İşin ilginç yanı, Ayşekiraz’ın henüz bir yaşının altındayken (sekiz aylık) buna yakalanması. Çünkü suçiçeği bir yaşın altındaki bebeklerde çok nadir görülüyor. Aşısı bile 15. ayda yapılıyor, düşünün. Mikrop ona başka bir bebekten, mikrobu taşıyan bir büyükten ya da havadan bile geçmiş olabilirmiş. Diyelim alışveriş ederken bulunduğunuz dükkana sizden önce suçiçeği mikrobu taşıyan biri girdi. O kişi hasta değilse bile bebeğiniz yakalanabiliyor hastalığa. Ya da ne bileyim rutin doktor kontrolü sırasında klinikte mikrobu taşıyan bir çocuk sizin çocuğunuza da bunu geçirebiliyor.
O yüzden de bulaşıcı bir hastalıkla doktora gittiğinizde sizi hemen başka bir odaya (karantinaya) alıp içeri kimseyi sokmuyorlar. Ama hastalık kuluçka evresindeyse (15-20 gün) ne bileceksiniz! Suçiçeğinin en fena hali de erişkin yaşlarda baş göstereni. Çocukken iyi kötü atlatılıyor ama ileriki yaşlarda çok ağır seyrediyor hastalık. Bir de mikrobu çok erken almış olmasına rağmen Ayşekiraz’ın hastalığı hafif atlatmasına sebep, anne sütüymüş.
“Anne sütü aldığı için ateşi yükselmiyor. Süt, bağışıklık sistemini güçlendirir çünkü,” dedi doktoru. Bu arada ben çocuğu olan bütün yakınlarıma haber verdim durumumuzu. Ne olur ne olmaz.
Çocuklarında herhangi bir belirti görürlerse başka bir sebep aramasınlar diye. Şimdilik bir vukuat yok ama asıl kızımın bakıcısı Azad Hanım’ın durumu şüpheli. Ne kendi çocuklarından, ne baktığı çocuklardan suçiçeği geçmemiş bugüne kadar ona.
Çocukken de geçirmemiş… Umarım bu sefer de ‘es’ geçer mikroplar onu; aksini düşünmek bile istemiyorum!

İLKNUR K.AKMAN












Yorum Yaz


.