‘Evlatlarım ‘yetiş anne’ desin Hızır olurum’

Pazar, Mayıs 14, 2017, 22:40
Annelik kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Çocuğu doğuran mıdır anne, yoksa büyüten mi? Karşımızda ismi gibi nev-i şahsına münhasır bir kadın var: Portakal anne! Öz çocuğu yok ama Portakal Hanım, 10 kardeşine, onların çocuklarına, torunlarına kendi doğurmuşcasına bakan, uyurken nefeslerini dinleyen, üzerlerine titreyen gerçek bir anne.

Hiç çocuğu olmamış. Ama bugüne kadar sayısını bilmediği kadar çok çocuğa bakmış. ‘Doğuran mı, yoksa bakıp büyüten mi annedir’ tartışmalarına son veren bir anne Portakal Petekçi… İsmi gibi şahsına münhasır bir anne o… “Bu dünyaya anne olmak için gelmişim” diyor Portakal anne. Çünkü ailenin bütün çocuklarını o büyütüyor. O da yetmiyor baktığı çocukların evlatlarını da büyütüyor. Doğurmadığı ve emzirmediği çocuklarını tıpkı öz anneleri gibi canından bir parça görüp “Evlatlarım” diye anlatıyor. İşte biz de bu sıra dışı annenin evinin yolunu tuttuk.

Çocuklara annelik yapma hikayeniz nasıl başladı?

Annelik serüvenim kardeşlerimin doğumuyla başladı. Evin en büyüğü benim, benden sonra 10 kardeşim daha var, hepsine baktım. Sonra evlendim ama çocuğum olmadı. Eşimle doktora gittiğimizde tedavi olmamız gerektiğini öğrendik. Ama eşimin bir hastalığı daha vardı ve birlikte göreceğimiz tedavi onun diğer hastalığına iyi gelmeyecekti. Bunu öğrenince tedavi olmayı reddettim. Kendi kız kardeşim ile eşimin yeğenini evlendirdik ve yanımıza aldık. Kız kardeşim tarlaya gidince onun çocuklarına bakmaya başladım. Kız kardeşim çocuklarını sadece doğurdu. Tüm bakımlarıyla ben ilgilendim. Bana “Anne” dediler, eşimi de ‘dede’ bildiler. Çocuklar neden iki anneleri olduğunu açıklayamıyordu, “Bizim iki annemiz var” diyorlardı. Teyzeleri olduğumu çok sonra öğrendiler.

Çocukların size anne demesini kız kardeşiniz kıskanmadı mı?

Hayır hiç kıskançlık ya da kavga olmadı aramızda. Bir gün kardeşimle yolda giderken bir arkadaşımızla karşılaştık. Sohbet ederken “Kaç yıldır kardeşimle küs olduğumu hatırlamıyorum” dedi. Çok şaşırdım, insan kardeşi ile konuşmadan nasıl durabilir? Kardeşlerim olmadan nefes alamam.

Eşiniz, çocuklarla ilgilenmenize bir şey demedi mi? 

Kızım bebekken sofrada eşimin yanına oturttum. Elini yoğurt kasesinin içine soktu. Ben de kızdım. “Nasıl yenecek o yoğurt şimdi” dedim. Eşim de bana kızdı “Karışma çocuğa ben yoğurdu da yerim, onun ellerini de” dedi. O da çocukları çok severdi. Hatta çocukları aramıza alıp beraber uyurduk. Zaten çocuklar da kardeşimle değil benimle uyumak isterdi.

Çocuklar sizin anneleri değil teyzeleri olduğunuzu öğrendiğinde ne tepki verdiler?

Ben çocukları büyütmeye başlarken bana ‘babaanne’ desinler istedim. Ama aile fertleri “Babaanne uzak kalır sana anne desinler” dediler. Elime doğdukları için çocuklarımın bunu sorgulayabilecek durumları olmadı. Zannettiler ki belli bir yaşa kadar herkesin iki annesi olur. Ben büyüttüğüm çocuklarımın çocuklarına da baktım. Onlara da ‘anne’ dedirttim. Sorgulamalarına izin vermedim. Ancak bir gün çocukların en küçüğü dereye girip serinlemek istedi. Tehlikeli bulduğum için izin vermedim. Onun üzerine “Sen beni doğurmadın, bana karışamazsın” dedi. Bazen şaka yollu çocuklara takılanlar olurdu, “Portakal sizin gerçek anneniz değil, onu neden bu kadar çok seviyorsunuz?” diye. Demek aklına yer etmiş çocuğun. Zoruma gitti bu laf. “Seni de ben doğurdum, ananı da, çık çabuk dereden” deyip kenarda bulduğum ısırgan otunu bacaklarına değdirdim. Zıplayarak çıktı dereden. Ben onların annesi dışında bir şey olmayı kabullenemedim. Hayatımı onlara adadım. Bu dünyaya yine gelsem yine böyle bir hayat sürmek isterim. Hiçbir zaman onları kendim doğurmamışım gibi hissetmedim. Doğurmak önemli değil ki… Önemli olan bakabilmek. Ben anne olmak için doğmuşum. Kendim doğurmadım belki ama Allah da bana böyle tattırdı anneliği.

Bu kadar çok çocuk büyüten biri olarak çocuk bakımında en çok neye önem verdiniz?

Öncelikle terbiyelerine çok önem verdim. Eğitim hayatlarını çok önemsedim ve hepsini okuttum. Devlete, millete yararlı evlatlar olmalarını sağladım.

Hiç zorlandığınız oldu mu?    

Benim çocuklarım da çok akıllıydı, hiç zorluk çıkarmadılar. O kadar ki onlar uyuyunca sabah olmazdı bana. Sabah olsa da uyansalar da sevsem, öpsem diye sabırsızlıkla beklerdim.

Artık torun seveyim çocuk bakmayayım diyebiliyor musunuz?

Asla! Hâlâ çocuk büyütebilirim. Zaten torunlarıma da baktım. Yeter ki bana ‘yetiş anne’ desinler. Hızır olurum onlara. Üstelik sadece torunlarımı değil, diğer kız kardeşlerimin çocuklarını ve torunlarını da baktım. Kimin ihtiyacı varsa yardıma koştum. ‘Nöbetçi anne’ derler bana.  Kendi canımdan kanımdan bir çocuğum olsaydı yaşlanınca bana bakardı demediniz mi hiç?

Benim bir tane çocuğum yok ki biri bakmasa diğeri bakar. Ben diğer annelerden daha şanslıyım. Bir sürü evladım var.

Anneler Günü’nü nasıl geçirirsiniz?

Her Anneler Günü’nde evlatlarım elleri kolları dolu hediyeler ile gelirler. O gün görüşemezsek bile hediyemi mutlaka hazırlarlar. İlk görüştüğümüzde verirler.

KAYNAK : star.com.tr













Yorum Yaz


.