|
cemre


Kayıt: 05 Mar 2008 Mesajlar: 1344 Şehir: Ankara
Cinsiyet: 
Durumu : Offline
|
Tarih: Pts Nis 28, 2008 8:42 pm Mesaj konusu: Ergen sivilcesinin en iyi ilacı günde üç kez yüz yıkamaktır |
|
|
|
|
Ergenlik dönemindeki gençlerin çoğu, yüzlerini kaplayan sivilceler nedeniyle kendilerini kötü hissediyor. Prof. Dr. Büyükgebiz, gençleri uyarıyor: Kozmetik ürünler peşinde koşmayın! Sivilcenin ilacı sudur. Yüzünüzü bol bol yıkayın!
Acıbadem Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi, Büyüme ve Ergenlik Bölüm Sorumlusu Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz, ergenlik döneminde en fazla görülen sorunlarla ilgili sorularımızı yanıtladı:
* Ergenlik sivilceleri neden ve ne şekilde oluşur?
Sivilceler veya tıbbi adı ile akneler ergenlik döneminde en sık rastlanılan sorunlardandır. Bu dönemde kız ve erkekler, çevre ve yaşıtları tarafından beğenilme arzusu içindedir. Aknelerin oluşumu görünümlerini bozar ve güven kaybına yol açar. Akneler ergenlik döneminde yüz, sırt ve göğüste az veya çok sıklıkta ortaya çıkabilir ve mikrop kapmazsa yani enfekte olmazsa kendiliğinden geçer. Akneler, özellikle 20 yaşından sonra kendiliğinden geçer. Akneler kızlarda daha çok görülür. Ergenlik sivilcesinde genetik yatkınlık söz konusudur. Ailesinde şiddetli aknesi olan gençlerde daha sık gözlenir. Ergenlikte salgılanmaya başlayan seks hormonları nedeniyle, yağ bezi üretiminde artış olur. Zaten kısmen kapalı olan gözeneklerde yağın da birikmesi ile tıkaçlar oluşur. Tıkaç nedeniyle deriye açılamayan ve artmış yağ üretimi yüzünden gerilen folliküller patlayarak, deride iltihabi reaksiyonun daha da artmasına sebep olurlar.
NEMLENDİRİCİ SÜRMEYİN
* Ergenlik sivilceleri geçici midir? Zamanla artarlar mı?
Besin maddeleri içindeki yağlı gıdaların, çikolatanın ve kuruyemişin akneyi arttırdığı söylense de, kesin kanıt yoktur. Akneyi arttıran en önemli faktör strestir çünkü stres kortizon salgılanmasını arttırır. Kızlarda adet öncesinde de akneler artmaktadır. Ergen kızların yüzde 70'inde akne görülür. Kullanılan kozmetikler akneyi arttırır. Gece kremi gibi yağlı nemlendiriciler de akneyi arttırır. Doğum kontrol hapının da, akneyi arttırıcı etkileri vardır. Akneleri sıkarak temizlemek önerilmez çünkü kıl follikülü patlayabilir. Derideki iltihabi reaksiyon artar ve ciltte iz kalır. Ayrıca mikrobik olmayan sivilceler de iltihaplanabilir. Yüzü yıkamak, deri üzerindeki yağ miktarını azaltır. Deri üzerindeki yağın azalmasının temizlik hissine neden olması ve yağlı görünüşü düzeltmesi önemlidir. Aknesi olan her ergen, yüzünü kuruluğa yol açmayacak şekilde kremli sabunlar veya nötral PH temizleyiciler ile günde 2-3 kez yıkamalıdır. Bu en etkili ve en kolay sivilce ilacıdır. Aknesi olan ergenler için özel bir cilt bakımı yoktur. Kozmetik kullanımı akne sorunlarını arttırabileceğinden, aknesi olan bireylerin bu konuda daha seçici davranmaları gerekir. İltihaplanmış sivilceler uygun şekilde tedavi edilmezse, iz bırakır. Bu durumda dermatolog desteği gerekir.
TİROİT BEZLERİNE DİKKAT!
* Ergenlik döneminde gençlerde en sık görülen hastalıklardan biri de guatr. Bu hastalık neden bu kadar yaygın?
Bu soruna gençlerde çok sık rastlıyoruz. Tiroit bezi normalden fazla büyürse ya da değişik nedenlerle aşırı çalışırsa, guatr ortaya çıkar. Bazen boyunda şişlik şeklinde gözle görülebilir. Eğer tiroit hormonları yetersizse halsizlik, yorgunluk, üşüme ve tembellik gibi belirtiler ortaya çıkar. Tiroit bezi fazla çalıştığında ise terleme, taşıkardi ve çarpıntı gibi belirtiler görülür. Özellikle okul çağındaki ve ergenlikteki kızlarda, Hashimato hastalığı denilen guatr çok sık görülür. Sebebi; vücudun tiroit bezine karşı antikor yapmasıdır. Kızlarda erkeklerden, 5-8 kat daha sık görülür. Tedavisi zor değildir. Bazen yalnız takip edilir, bazen de tiroit hormon tabletleri ağızdan verilerek guatr küçültülür.
* Ergenlik döneminde gencin sırtında oluşan kambur, sonradan geçer mi?
Ergenlik dönemine ilişkin bir diğer dikkat çekici husus; duruş şeklidir. Özellikle kız çocukları memelerini saklamak için, kanmbur durur. Bu duruş şekli düzeltilmezse, ileride kalıcı olur. Ergenlere kendine güven azlığını belirten bu duruşu düzeltmeleri gerektiği hatırlatılmalıdır. Gerekirse ayna karşısına geçirilerek, kambur ve dik durduğundaki pozisyonları, ergene gösterilmelidir.
SERT HAVLU KULLANMAYIN
* Ergenlerin saçlarındaki kepekleri geçirmek için ne yapmak gerekir?
Haftada en az bir veya iki defa saçların yıkanması ve diğer günlerde de fırça ile taranarak saçların arasına giren tozlardan, kir ve ölü kıllardan arındırılması gerekmektedir. Saç kurutmak için kullanılan havlular sert olursa, saç uçları çatallanabilir. Elektrikli kurutucu aletlerin ve fön makinelerinin saça çok yakın tutulmaması gerekir. Bunların saça ve saçlı deriye zararları dokunabilir. Yanmalara neden olabilirler.
Gençler tembel değil, kansız
Kansızlık, özellikle diyet yapan gençlerin en büyük sorunudur. Anemi; solukluk, halsizlik, üşüme ve tembellik gibi belirtiler gösterir. Anemi özellikle adet görmeye başlayan ve hızla büyüyen ergenlik çağındaki kız çocuklarında gözlenir. Et ve sebze ağırlıklı beslenmek, hemoglobin kontrolü yaptırmak ve eğer anemi saptanırsa bunu tedavi ettirmek gerekir. Böyle bir durumda gence, ağızdan demir ilaçları verilir ve beslenmesi düzenlenir.
Güneş vitamin kaynağı
3-12 yaş arasındaki çocukların günde ortalama 800 mg kalsiyum ihtiyacı vardır. Bu miktarı bir bardak süt, bir bardak yoğurt ve bir kibrit kutusu kadar peynirden elde edebiliriz. Gençlerin kalsiyum ihtiyacı ise, 1.300 mg'dır. Yaş gruplarına göre kalsiyum ihtiyacı şöyledir:
* 0-6 ay, günde 210 mg.
* 7-12 ay, günde 270 mg.
* 1-3 yaş, günde 500 mg.
* 4-8 yaş, günde 800 mg.
* 9-18 yaş, günde 1300 mg'dır.
Bir bardak sütte ve yoğurtta 300 mg, bir kibrit kutusu peynirde ise 200 mg kalsiyum vardır. Kalsiyum emilimi için D vitaminine ihtiyaç vardır. Süt ürünleri, margarin ve balık yağı D vitamini içerir ama bu vitaminin en önemli kaynağı güneştir. Yazın, günlük 15-20 dakika direkt alınan güneş ışığı yeterlidir. Öte yandan, gazlı meşrubatların çocuk ve ergenlerin beslenmesinde süt ve süt ürünlerinin yerini alması, kalsiyum kaybına yol açmaktadır.
Fazla makyaj zararlı
Ergen kızların, güzelliklerini daha belirgin hale getirebilmek için göz çevrelerine ve kirpiklerine sürdükleri makyaj malzemelerinin kaliteli olmasına özen göstermeleri gerekiyor. Yoksa, göz çevresinde ve yüzde alerjik ya da mikrobik sorunlarla karşılaşılabilir. Bu yaşlarda gençlerin cildi, alerjilere karşı hassastır. Makyaj yapılıyorsa, her akşam yatmadan önce muhakkak göz çevresindeki ve yüzdeki makyaj artıkları, uygun solüsyonlar kullanılarak ya da su ve sabunla temizlenmelidir. Kulağa küpe takılacaksa, allerji yapma özelliği çok az olan altın ya da gümüş tercih edilmelidir. Kulak deliği açılırken, kullanılan delici aletin ve ardından takılan ipin ya da halkanın mutlaka mikropsuz olması gerekir. Aksi takdirde kulak memesi iltihabı oluşabilir. Yüz temizliği, her sabah kalkıldığında yapılmalıdır. Sabun olarak cilde uygun PH değerlerini içeren ve kokulu olmayan düz sabunlar tercih seçilmelidir.
Deodorant..
Ergenlerde ter bezlerinin sayıca ve hacim olarak artması sonucu, ter kokusu bazen rahatsız edici derecelere ulaşabilir. Ter kokusunun kaynağı; vücut yüzeyinde bulunan mikropların ve bakterilerin teri parçalamasıdır. Özellikle koltukaltı ve ayaklardaki koku barizdir. Bu bölgelerin hafif sabun ve suyla yıkanması gerekir. Deodorant kullanılması önerilir ancak deodorant ile temizlik yapılmaz. Deodorant temizlik aracı olarak değil, koku giderici olarak etkindir. En güzeli banyo yapmak veya yapılamıyorsa koltukaltını önce sabunlu bezle silmek, sonra da su ile iyice yıkamak ve temizlemektir. Aktivitesi fazla olanlarda ter kokusu da fazladır. Bir ergenin kişisel temizliğinin kendisi tarafından yapılması gerekir. Tuvaletlerden sonra ve yiyeceklere dokunmadan önce, ellerin yıkanması bir alışkanlık haline getirilmelidir. Her gün yapılan rutin temizlik işlerine, banyo da ilave edilmelidir. Vücut temizliği deyip geçmeyin. Bu pek çok hastalığın önüne geçmenizi sağlar. Soğuk algınlıkları, hepatit, ishalli hastalıklar, mantar hastalıkları, mikrobik hastalıklar ve paraziter hastalıklar temizliğe özen göstermemekten kaynaklanır.
Çok çalışmak sınav başarısı getirmez
Sınav stresi, ergenlik dönemindeki birçok gencin psikolojisini olumsuz etkiliyor. Prof. Dr. Sabri Yurdakul, çok çalışmanın iyi çalışmak olmadığını söylüyor: Başarıya ulaşmak için ara vererek çalışmak şart!
Gençler; ergenlik dönemine girerken OKS, ergenliğin ortalarında ise ÖSS ile karşılaşıyor. Bu sınavların yarattığı stres, gençleri derinden etkiliyor. Pskiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, ergenlik dönemindeki gençlerin sınav stresini yenmek ve başarılarını artırmak için yapmaları gerekenleri anlattı. Ayrıca, ders çalışma stratejisine yönelik sorularımızı yanıtladı:
* Başarılı olmak için nasıl çalışmak gerekir?
Başarılı olmak için en iyi çalışma yöntemi; sık sık ama kısa kısa çalışmaktır. Sıkıldığınız zaman ara vermek ve kafanızı dinleyince derse geri dönmek en iyi ders çalışma yöntemidir. Çalışırken kısa notlar alın. Zaman zaman bu notları gözden geçirin. Dikkatiniz dağıldığı an, masa başından hemen kalkın
BEYNİNİZİ DİNLENDİRİN
* Çok çalışmak, başarılı olmak için yeterli midir?
Çok çalışmak yetmez, bilinçli çalışmanız gerekir. Çok çalışan bir öğrenci, bilinçli çalışmadığında boşu boşuna enerji harcamış olur. Daha kısa sürede, daha başarılı olmak için bazı önlemler alın. Masanızda çok az eşya olsun ki dikkatiniz dağılmasın. Bir çalışma programı hazırlayın. Sıkılınca derse ara verin. Ancak unutmayın ki; verdiğiniz ara çalışma süresinden daha uzun ara olursa, yeniden çalışmaya başlamakta zorlanırsınız.
* Çok çalışmak, iyi çalışmak anlamına mı gelir?
Çok çalışmak iyi çalışmak değildir. Önemli olan kafanızı vererek ve anlayarak ders çalışmaktır. Anlamadığınız sürece, dersin başında oturmanın hiçbir anlamı yoktur. Ara vermek ve kafanızdaki düşünceleri dağıttıktan sonra yine dersin başına oturmak çalışma verimini arttırır. Kafa dolgunluğunun atılabilmesi ve sağlam kafayla ders çalışabilmek için, çalışılan süreyi iyi ayarlamak gerekir. İyi ders çalışabildiğiniz zamanlarda yani aklınız dağılmadan dersin başında oturabildiğinizde, bu süreyi çok iyi kullanın. Okuduklarınızı anlamadığınızda ise, "Çok çalışacağım" diyerek dersin başında çok fazla oturmayın.
* Çalışma isteğini yitirenler, nasıl motive olabilir?
Ders çalışmaya motive olmanın yolu; sınavı kazanma düşüncesini devamlı tekrarlamaktan geçer. Sınavı kazanacağına inanmayan bir gencin ders çalışması mümkün olmaz. Çalışma isteğini kaybettiren en önemli durum; aşırı yorgunluk ve moral bozukluğudur. Sürekli ders çalışan ve hiç ara vermeyen gençler, bir süre sonra yorulur ve çalışma konusundaki isteklerini kaybederler. Beyniniz aşırı yorulduğunda; beyninizi dinlendirmek için sinemaya gidin, sevdiğiniz arkadaşlarınızla beraber vakit geçirin, spor yapın ve en az bir saat yürüyün. Başlangıçta zaman kaybı gibi görülen bu durum, aslında gençlerin zihinsel yorgunluklarını atmalarına yardımcı olur.
* Bir genç, çalıştığı konuları sınav sırasında unutabilir mi?
Unutmaya engel olmak için yapılması gereken ilk şey; çalıştıklarınızı ezberlemekten kaçınmanızdır. Anlayarak çalışan bir gencin, öğrendiklerini unutması zor, anlamadan ezberlemeye çalışan birinin öğrendiklerini unutması ise kolaydır. Unutmayı engellemek için çalışılanları sık sık tekrarlamak gerekir. Gençlerin en çok korktukları konu ise sınavda, çalıştıkları süreç boyunca öğrendikleri her şeyi unutmaktır. Aslında edinilen bilgiler sınavda unutulmaz. Sadece genç, aşırı kaygı nedeniyle, öğrendiklerini hatırlamakta güçlük çekebilir. Bu kaygı atıldığında, çalışılan bilgileri hatırlamamak için hiçbir neden yoktur.
HEYECANI NEFESLE YENİN
* Fazla heyecanlı olmak, başarıyı etkiler mi?
Heyecan başarıyı olumsuz etkilemektedir. Heyecanı yenmek için yapılması gereken en basit davranış; nefes egzersizi yapmaktır. Nefes egzersizi için önce burundan derin bir nefes alın. İçinizden 8'e kadar sayarak aldığınız nefesi, yine yavaş yavaş 8'e kadar sayarak geri verin. Bu egzersizi sakın hızlı bir şekilde yapmayın. Aksi taktirde, baş dönmesine yol açabilir. Heyecanlandığınız zamanlarda bilinçli bir şekilde bu egzersizi yapmanızda, hiçbir bir sakınca yoktur. Heyecanın dikkati dağıttığı ve verimli çalışmayı engellediği göz önüne alınmalı ve bu duygudan kurtulmak için gerekenler yapılmalıdır. Heyecanını atamayan gençler ders çalışırken zorlandıkları gibi, sınavda da heyecan nedeniyle bildiklerini unutmakta, cevap şıklarını karıştırmakta ve sonuçta başarılı olabilecekleri bir sınavı başarısızlıkla tamamlamaktadır. Egzersiz ile heyecanını yenemeyen gençlerin, mutlaka bir psikolog ya da psikiyatristten yardımı almaları gerekir.
Uykusu gelen tv seyretsin
Uykusunu yeterince almamış olan bir gencin dersin başına oturduğu zaman uykusu geldiğinde yapabileceği en iyi iş; derse ara vermektir. Ders dışı bir kitap, gazete, dergi okuyabilir ya da 10 dakika televizyona bakabilir. Böylece kafası dağılır ve dersin başına oturduğunda, daha rahat konsantre olur.
Egzersiz işe yarar
Uyku halinde, gencin elini yüzünü yıkaması ve 10 dakika egzersiz yapması da işe yarar. Eğer bu da işe yaramazsa, genç kendisine daha rahat çalışılabilecek bir ders seçmelidir. Sınava hazırlanan bir gencin, uykusunu almaya özen göstermesi gerekir. Uykusu geldiği halde ders çalışmaya devam eden bir gencin, okuduklarını anlaması mümkün olmaz.
20 dakika çalışın, 15 dakika dinlenin
Gençlerin ders çalışma süresi ne kadar olmalıdır?
Aileler, çocuklarının hiç kalkmadan ders çalışmasını ister. Onların en ufak bir şeyle oyalandıklarını gördüklerinde, uyarırlar. En iyi çalışma; gencin dikkati dağılmadan yaptığı çalışmadır. Dikkat dağıldıktan sonra çalışmaya çalışmak anlamsızdır. Bu nedenle gün içinde 20'şer dakikalık sürelerle çalışmak ve çalışamadığınızı anladığınız zaman, 15 dakika ara vermek gerekir. Ara verdikten sonra tekrar çalışmaya dönülmelidir. Ailelerin gençleri sürekli ders çalışmaya zorlamaması gerekir.
ZAMANI İYİ KULLANIN!
* Sınav dönemlerinde zaman nasıl değerlendirilmelidir? Ergen sürekli çalışmalı mı, yoksa eğlenmeye de zaman ayırmalı mı?
Yapılması gereken şey; iyi bir program hazırlayıp, bu programa uymaya çalışmaktır. Bu programda aksamalar olduğu zaman, telaşa kapılmadan yeni bir program yapılabilir. Program sadece hedefleri belirleme yönünden önemlidir. Programa yetişebilmek için, anlamadan çalışmayın. Zamanı iyi kullanabilmenin ikinci şartı; anlayarak çalışmaktır. Anlamadan çalışmak hem zaman kaybına yol açar, hem de çalıştıklarınızın boşa gittiğini gördükçe, sizde moral bozukluğu oluşur. Önemli olanın nitelikli çalışma olduğunu kesinlikle unutmayın ve vaktinizi çok iyi kullanın. Çalışamadığınız zaman derse ara verin ve sonra tekrar derse dönün. "Ara verin" derken, masanın başından kalkıp, televizyonun başına geçmenizi kastetmiyorum. Uzun süre televizyon izlemekten kaçının. Zamanı kötüye kullanmak ileride pişman olmanıza sebep olur. Her gününüzü çalışmak için değerlendirerek, zamanınızı iyi kullanın.
* Gençlerin derse kanalize olmalarını sağlamak için, onların arkadaşlarıyla görüşmeleri kısıtlanmalı ya da yasaklanmalı mıdır?
Bu görüşmeler gençlerin gerek kendi çalışmalarını değerlendirebilmeleri, gerekse iyi vakit geçirebilmeleri için son derece önemlidir. Bir genç ders çalışıp yorulduğu zamanlarda arkadaşları ile görüşebilir. Bu buluşma, onun dinlenebilmesi için çok iyi bir fırsattır. Arkadaşlarıyla zaman zaman görüşen gençlerin dersleri, bunu yapmayanlara oranla daha iyidir. Zamanının çoğunu ders çalışarak geçiren bir genç, arkadaşlarıyla biraraya gelerek hem hayatının monotonluğundan kurtulur, hem de derslerinde anlamadığı konuları arkadaşlarına sorma fırsatı olur. Gençler bu dönemde arkadaşlarını, kendileri gibi sınava hazırlanan kişilerden seçmelidir. Çünkü sınava hazırlanmayan arkadaşları, gencin durumunu anlamaz ve ondan devamlı kendileriyle birlikte olmasını isterler. Sonuçta aileler, sınava hazırlanan çocuklarının arkadaşları ile görüşmelerine engel olmamalıdır.. |
|