En değerli takı kemiktendi

Pazar, Mart 4, 2012, 0:02
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Yüzyıllar önce en değerli takılar kemik ve fildişinden yapılırdı, kuyumculuk ise Mısır’da gelişti, takılar Rönesans döneminde gösterişli hale geldi… Arkeolog Dr. Altan Türe, insanlık kadar eski olan takının hikayesini Dünya Kuyumculuk Tarihi adlı iki ciltlik kitabında anlattı.

Eski kültürler altını, tanrısal bir maden olarak kabul etti. Hatta krallarının güç sembolü olarak da görüldüler. Gümüş ise ışıltısından dolayı ayın sembolüydü. Bu iki değerli madenden yapılan takıların binlerce yıl önce dans, müzik ve beden süsleme gibi sanat ürünleriyle birlikte ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Kuyumculuk, Mezopotamya ve Mısır’da önemli aşama kaydetti. Bu bölgeden ticari ilişkiler, diplomatik armağanlar, istilalar ve göçlerle kuyumculuk teknikleri ve takı formları dünyanın dört bir yanına ulaştı. Bugün bile kullanılan telkari, döküm teknikleri ve süs kakmalar Mezopotamya ve Mısır’da ortaya çıktı. Takının bu eski tarihini Arkeolog Dr. Altan Türe İstanbul Kuyumcular Odası işbirliğiyle çıkardığı Dünya Kuyumculuk Tarihi adlı iki ciltlik kitabında kaleme aldı.

Altın statü sembolüydü

Türe’ye göre kuyumculuğun tarihi 6 bin yıllık, hangi dönemde yapıldıysa o zamanın izlerini taşıyor: “Takı, toplumun kültürel ve ekonomik yapısının teknik ve estetik becerisinin ürünü. Değişen çağ, inanç ve kültürler kuyumculuğu yeni teknik ve malzemelerle geliştirdi ama takının anlamı her zaman korundu.” Türe, kitabın birinci cildinde takının öyküsünü Ortaçağ kuyumculuğuna kadar taşırken, ikincisinde Ortaçağ’dan başlayan ve 20’nci yüzyıl sonlarına kadar uzanan yaklaşık bin 500 yıllık bir tarih kesitinde Batı dünyası kuyumculuğunu inceliyor: Altın, ortaya çıkışından bu yana ona atfedilen anlam da değişmiş. Kuyumcunun sanatı olan bu değerli maden zamanla statü ve zenginliğin simgesi haline geldi. Sonuç olarak takının sosyal, ekonomik, felsefe ve sanat akımlarıyla bağlantılı şekilde günümüze ulaşarak insanların vazgeçilmez bir parçası oldu.

FATMA KARAMAN

Sanayi Devrimi mücevherde de devrim yaptı

TAKININ tarihi altın ve gümüşle başlamıyor. Fransa’nın Orinyasin yerleşim alanlarındaki kazılarda bulunan kemik ve fildişi boncuklarla takı parçaları bunun bir göstergesi. Altan Türe’ye göre taş aletlerle fil dişi ve kemik boncuk yapmak ciddi bir işçilik göstergesi: “O dönemler takı takan kişinin çeviklik gibi özellikleri veya ruhani gücü olması gerekiyordu.” Türe, takı tarihindeki değişimleri şöyle sıralıyor.

– Helenistik Dönem’de takılar barok ve renkli süslemelerle karşımıza çıkıyor. Dönemin soylu aileleri güçlerini yansıtmak için özel ince işlerle bezenmiş gösterişli takılar üretmeye başladı. Takılarda  zümrüt, inci ve ameteistin altınla muhteşem uyumunu görebilirsiniz.

– Rönesans Dönemi’nde takılar daha gösterişli bir hale geldi. Yunan-Roma sanatından büyük ölçüde etkilenilmiş ancak rönesans mücevherlerinde mitolojiden esinlenilmiş figürler, yapraklar gibi mimari detayların takılarda baş gösterdiğini söyleyebiliriz.

– Sanayi Devrimi’nden sonra daha önce hiç görülmeyen tasarımlarla karşılaştık. Takılarda hem Asya hem de Avrupa’nın etkisi var.

– Yeni Çağ’da takılarda doğa, soyut kompozisyonlar ve geometrik yorumlar bulunuyor.

STAR













Yorum Yaz


.