Dikkat çok hassas!

Cuma, Ocak 16, 2009, 23:12
Yüz bakımı-makyaj kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Yapı bakımından çok hassas olan dudaklarımızın en büyük düşmanı su kaybı…

Yemek yemek, öpüşmek, dudak büknek, gülmek, şarkı söylemek, sohbet etmek… Dudaklarımız ne kadar da hareketli! Kırmızı bölüm; beyaz dudakları (burun altından üst dudağa kadar olan bölüm) ve ağzın mukoz bölümünü birleştiriyor. Kırmızı ve beyaz dudaklar aynı oranda hassaslar. Beyaz dudak derisi çok ince ve yağ bezleri açısından da oldukça fakir. Kırmızı dudakların ise epitelyum yapısı ince, dahası hidrolipidik film tabakadan (cildin koruyucu asit örtüsü) yoksun. Melanin ve deri kalkanı bakımından yetersiz olan dudaklar kurumaya son derece müsait ve UV ışınlarına karşı da savunmasız… Estetik Cerrah Frederic Sarfati; “Dudakları yüzün geri kalanından ayıran en büyük özellik hipodermiden yoksun olmaları” diye belirtiyor. Dudaklar ayrıca doğrudan mimik ve ağız hareketlerini sağlayan orbiküler kaslara bağlanıyor.

Ürün önerileri
Tahriş etme riski olmayan ve besleyici limon lifleri içeren Elizabeth Arden Ceramide Plulp Perfect – 45 YTL, Sephora Face Lips 15 YTL

Güçlü nemlendirme
40 yaşına kadar cildimize verdiğimiz zararlar bu yaştan sonra ortaya çıkıyor. O yüzden cildi beslemek ve kırışıklarla savaşmak laboratuarların bir numaralı misyonu. Fibroplasdan ve GAG sentezini koruyarak nem oranını dengelemeye ve dış etkenlere karşı bariyer oluşturmaya çalışıyorlar. Joelle Guesnet; “Tüm anti-age ürünler nemlendirici içerirler, zor olan ise onları besleyici bir yapıyla bütünleştirmektir” diyor. Amaç; ürünlere lipozomlar gibi cilde işleyebilme özelliği kazandırmak!
Yeni yıldızlar dolgunlaştırcı rujlar
Sloganları; ‘Kolayca, anında ve güvenle dolgunlaşan dudaklar!’

Estetik cerrahların kapısını aşındıran Kaliforniyalı sarışın Barbie’ler bu ürünlere bir anda hücum ettiler. “2000’lerde enjekte edilen yılan zehri kapsaisin ya da acı biber özleri damarların kanla dolup dolgunlaşmasını sağlıyordu. Oysa bu çok yanlış bir uygulamaydı çünkü bu süreç kolojen lifleri yok ederek yaşlanmayı hızlandırıyordu” diye açıklıyor Christine Montastier. Kendilerini korumak için hücreler daha fazla serbest radikal üretiyor, sonunda da dudaklar tamamen dümdüz oluyor.

Well-being çağı; markaları görsel illüzyon yaratmaya zorluyor. Dolgunluğu geri kazanmak için alkolü ve naneyi parlak yağlarla karıştırıyorlar. Çok basit ama yine düşünmek lazım. Eylül ayından bu yana Nivea saf arktın glikozu içeren rujuyla etkileyici bir dolgunluk sağlıyor.
Dolgunluğu artıran ikinci nesil ürünler ise kolajen içeriyor. Ancak etkilen hâlâ çok yüzeysel ve kısa süreli. Her şey 2005 yılında Fusion Beauty isimli bir Amerikan firmasının o meşhur molekülü kapsüle koymaya çalışmasıyla başladı. Nem oranı yüksek, mikro boyutlardaki nano partiküllerin içine enjekte edilen su kolajenleri vücudun doğal suyu ile şişerek dudakların hacmini on kat artırmıştı.

Markanın kurucusu Charlotte Dubois; “Güncel enjeksiyonlar yapıyoruz” diyor. Nanosfer adlı küçük akıllı parçacıklar deriye nüfus ederek onu suyla şişiriyor ve 24 saatle 48 saat arasında kalıcı bir etki sağlıyor.

“Biz sadece hacim kaybını engelleyebiliriz” diye belirtiyor Charlotte Dubois ve ekliyor; “20 yaşından sonra her yıl, ortalama yüzde 1 oranında kolajen kaybediyoruz.” Hepsini geri kazanmayı ummayın ancak elastikliğini ve sıkılığını yeniden kazanmak mümkün! Fusion, etkisini bir ay içinde gösteriyor ve üç dört ay kalıcı oluyor. Pazara giriş izinleri olmadığı için şimdilik parfümerilerde satılıyor.













Yorum Yaz


.