Bu durumda çok kadın var davamdan vazgeçmeyeceğim

Pazar, Mart 21, 2010, 23:32
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Her an herkes bir dijital sapığa ya da bir kurbana dönüşebilir. Bunun için kişinin ciddi bir ruhsal bozukluğu olması, cep telefonu ya da internetteki sosyal ortamlar aracılığıyla taciz eden mesajlar atması için büyük efor sarf etmesi gerekmiyor.

Güç ve çevresindeki herşeyi kontrol etmek konusunda ortalamanın biraz üstünde saplantısı olan bir beyin eski sevgilisini, meslektaşını ya da telefon numarasına rastgele ulaştığı birini sayısız mesajla rahatsız edebilir. Ve bu cep telefonunu elinden düşürmeyen birçok insan için hiç de küçümsenecek bir rahatsızlık değil. İtalya’da geçen yıl yapılan bir araştırmaya göre dijital taciz krubanlarının üçte birinde travma sonrası stres bozukluğu sendromu görülmüş. ABD ve İngiltere cep mesajıyla tacize bir isim bile koydu. Cinsel taciz tamlamasıyla, İngilizce’de SMS için kullanılan text kelimesinin karışımı bir kelime yarattılar: Textual Harassment. Yani cinsel değil cepsel taciz! ABD’nin dört eyaleti SMS mesajlarını taciz olarak kabul eden yasalar kabul etti. Peki bizler neler yapabiliriz? 1.5 yıldır hayatında bir kez gördüğü Kamil Can Varol isimli bir adam tarafından mesaj tacizine uğrayan 26 yaşındaki Ela Günad başından geçenleri, bu taciz davasını hiçbir ücret talep etmeden yürüten avukatı Birsen Şimşek de Türkiye’deki hukuki çerçeveyi anlattı.

*  Tacizciyle ilk ne zaman karşılaştınız?

– Bir sivil toplum kuruluşunda çalışıyorum. 2007’de kurumsal kaynak geliştirme konusunda danışmanlık almaya karar vermiştik. Bu danışmanla görüşmeleri de ben yürütecektim. Dördüncü görüşmeyi ofis dışında bir kafede yaptık. Sonunda nişanlım dediği bir beyle tanıştım.

*  Niye geliyor nişanlı o görüşmeye?
– Görüşme bitmişti, tesadüfen nişanlım da buradaymış gelip beni alacak dedi. Adam geldi, el sıkıştık. Bir tv kanalında yöneticiyim dedi, ben de “Merhaba ben Ela” dedim. O gün ettiğimiz laf bu kadar, görüşme süremiz en fazla 2-3 dakikadır. Hoşçakalın, iyi günler…

*  O kadar yani?!

– Tabii canım… Danışmanlık aldığımız hanım bir süre sonra beni aradı ve “Sen yeni mezunsun, arkadaşlarından televizyonda çalışmak isteyen var mı, yeni bir kanal açıldı” diye sordu. Benim de en yakın arkadaşım gerçekten böyle bir iş arıyordu. “O zaman” dedi, “Sen arkadaşının telefonunu doğrudan nişanlıma ver.” Ben de malum kişiyi aradım ve arkadaşımın telefonunu verdim. Gayet normal, mesafeli bir konuşma geçti aramızda. Arkadaşım görüşmeye gitti ama ortamını sevmediğini söyleyerek vazgeçti.

*  E sonra?

– Benim için olay o noktada bitti. Ama sadece benim açımdan… Aradan birkaç ay geçti, telefonuma bir mesaj geldi. Birinin sevgilisine atabileceği tarzda bir mesajdı, yanlıştır diye üstünde durmadım. Numarayı da bilmiyordum. Sonra gecenin geç vakti 3-4 kez telefonum çaldı, sonuncusunu uyku sersemi bir şekilde açtığımda karşımdaki sesi tanıdım. Çünkü adam seslendirme yapan biri, yani kendisine özgü karakteristik bir sesi var. Hemen kapattım. Ertesi sabah numarayı kontrol ettim, bizim danışmanın nişanlısı çıktı. Fakat ben yine de ihtimal vermiyorum, herhalde yanlışlıkla oluyor filan diye.

*  Durumun vehametini ne zaman anladınız?

– Farklı farklı numaralardan mesajlar atmaya başladı. İlk önce “Sizi tanımıyorum, yanlış numaraya mesaj atıyorsunuz” diyordum. Öyle mesajlar ki, küfür yok ama sanki biz bir ilişki yaşıyoruz ya da ilişkinin arefesindeyiz gibi şeyler… Sonra sanki ben o mesajlara cevap veriyormuşum gibi devamı olan içeriklere dönüştü. Buluşalım, görüşelim demiyor, sadece kendi yarattığı bir diyalogun parçası haline getiriyor. Mesajların en çok atıldığı iki numarayı GSM operatöründen sorgulattığımda K. V. ve C. V. adlı iki isimle karşılaştım. Sonradan bu kişinin iki ismi olduğunu öğrendim. Artık bilmediğim hiçbir numarayı açmamaya başlamıştım. Şarjı biten arkadaşlarım, ailem bana ulaşamıyordu. Bu böyle 1 yıl devam etti.

*  Adamın nişanlısını arayıp durumu anlattınız mı?

– Evet, bana ayrıldıklarını söyledi. Şöyle kötüydü, böyle fenaydı diye anlatıyordu ki “Bunları dinlemek istemiyorum” diyerek kapattım. İyice gerilmiştim. Artık mesajlara “Sizi şikayet edeceğim” diye cevap yazıyordum. Zaten ondan sonra işin rengi iyice değişti.

PORNOGRAFİK, İĞRENÇ MESAJLAR


*  Tehdit mi etmeye başladı?

– Hayır, bir yılın sonunda mesajlar iyice sıklaştı. Ve olabilecek en pornografik, iğrenç içerikli şeyleri yazıyordu. Bir gece telefonumu kapattım, sabah uyandığımda bu mesajlardan yığınla vardı. Sinir bozukluğumu anlatamam, telefonu açmamak mümkün ama mesajın gelmesine engel olamıyorsun.

*  Bu işkence 1.5 yıl sürdü, öyle mi?

– Savcılığa başvurmaya karar verdim ama kafamda ha bugün ha yarın döndürüyorum. Kolay bir şey değil. Sordum soruşturdum şikayet için mesajların kaydedilmesi gerekiyormuş. O iğrenç mesajlar cebimde dolaştım bir süre. Çok travmatik bir süreçti. Psikolojim ciddi şekilde etkilendi. Biri eline benim telefonumu aldığında o mesajları görecek diye ödüm patlardı. Nasıl açıklarsın? O abuk subuk şeyler niye benim telefonumda? Ben niye onları saklıyorum? Mesajla tacizin en kötü yanı o kelimeler orada kalıyor ve en olmadık zamanlarda karşınıza çıkıyor. Kafanıza işliyor, korkunç birşey.

*  Ne zaman başburdunuz savcılığa?

– 16 ay önce. Ruhsal durumumu bırakın, işin başka yönleri de var. Bana “Sen Ela’sın, tanışıyoruz” diyor, artık adını sanını saklamıyor. Belli ki ciddi bir saplantı söz konusu. E benim de yerim yurdum belli, kullandığım yollar belli. Çalıştığım yeri biliyor. Birgün karşıma çıkacak, takip edecek diye de korkmaya başlamıştım. Ailem de… Savcılığa gittim, oradan da karakola… Sonra birgün işyerindeyken yine aradı, açtım ve bu sefer ofis ortasında ellerim titreyerek, ağlayarak “Sizi savcılığa verdim, rahat bırakın” diye bağırdım. “Bana hiç birşey yapamazsın, derin devletim ben” dedi ve kapattı. Ondan sonra kesildi. Ama ben şikayetimi geri çekmedim çünkü İstanbul’daki belli başlı kadın kollarını durumdan haberdar ettiğimde cep tacizine uğrayanların sayısının çok fazla olduğunu gördüm. Benim davamın emsal teşkil etmesini umuyorum. Çünkü hukuk o kadar yavaş ilerliyor ki, taciz mağduru bir kadını şikayet etmekten caydırabilir. Ben şikayetimi yaptım, davanın başlaması 16 ay sürdü. Adamın nerede çalıştığı belli ama mahkeme henüz adresini tespit edememiş.

BİR SİBER SAPIKLA NASIL BAŞEDECEĞİZ?

* İlle de müstehcen bir içeriğe sahip olması gerekmiyor, “Çok güzelsin, çok hoşsun” diyen bir mesaj da tacize girer.
* Mutlaka günlerce, haftalarca sürmesine gerek yok, bir mesaj bile tacizciyi şikayet etmeniz için yeterli.
* Facebook, Twitter, Myspace, e-posta ya da cep telefonu… Mesaj nereden gelirse gelsin asla silmeyin. Ve katiyen cevap yazmayın!
* Savcılığa gidip durumu anlattığınızda sizi karakola yönlendirecekler. İfadeniz orada alınacak. Bundan sonra savcılık şüpheliyi ifade vermeye çağırabilir ya da Ela’nın durumunda olduğu gibi delilleri yeterli bularak doğrudan dava açabilir.
* Dava maalesef 2-5 yıl sürüyor. Bu arada şüpheli ifade vermeye gelmezse hakkında önce zorla getirme, sonra da yakalama kararı çıkar. Uzun olsa da sürecin tacizciler üstünde caydırıcı etkisi olduğu biliniyor. Şikayet etmekten imtina etmeyin.

FACEBOOK, MYSPACE VE TWITTER TACİZLERİNE DİKKAT!

14 yaşındaki Megan Meier 2006’da odasında kendisini asmış vaziyette bulundu. FBI’ın bir yıl süren araştırmaları sonucunda Meier’i intihara Myspace’ten tanıştığı Josh Evans takma adlı kişinin taciz mesajlarının sürüklediği ortaya çıktı. Araştırma derinleştiğinde Josh Evans adlı kişinin Meier’ın sınıftaki bir kız arkadaşının annesi olduğu anlaşıldı. ABD 2007’nin sonlarında açığa çıkan bu hikayeden sonra Facebook, Myspace, Twitter ve cep telefonu üzerinden tacizlerle ilgili hem ebeveynleri hem de gençleri bilgilendirici kampanyalar düzenlemeye başladı.

GENÇLERİN TEHLİKELİ OYUNU: SEXTING

Sexting, cinsel içerikli cep telefonu mesajına verilen isim. Avrupa ve ABD’de lise öğrencileri arasında bugünlerde çok yaygınlaştı, birbirlerine müstehcen mesajlar ve kendilerinin ya da arkadaşlarının çıplak fotoğraflarını gönderiyorlar. İki yıl önce ABD’nin Cincinnati eyaletinde Jessica Logan erkek arkadaşına çıplak fotoğrafını gönderdi, erkek arkadaşı da bunu sınıfa yaydı. Logan aşağılanmalara dayanamayarak mezuniyetinden bir ay sonra intihar etti.













Yorum Yaz


.