Boşanmış anne-babaların çocuklarına özel kitap

Cumartesi, Kasım 5, 2011, 22:30
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Çocuk kitapları yazarı Can Göknil, son kitabı Babasının Başka Evi Var ‘da anne ve babası ayrılmış bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Göknil, boşanmış çiftlerin çocuklarına durumlarını açıklıkla anlatmalarının, en sağlıklısı olduğu belirtiliyor

Çocuklara bir şeyi yaptırmanın ya da yaptırmamanın en iyi yollarından biri, isteklerinizi bir kitap yoluyla anlatmaktır. Çünkü çocuklar, masallar ya da hikayelerdeki kahramanlar gibi olmak ister, onlar gibi davranmaya çalışır. Bu zamana kadar çocuk kitabı yazan birçok isim, düzgün davranış şekillerini anlatmak için hikayeler üretti. Ama günümüz koşullarında yaşamın realitesini çocuk kitaplarına yansıtmak ayrı bir hüner istiyor. Mesela günümüzde giderek artan boşanmalar, ebeveynler için olduğu kadar çocuklar için de zor bir konu. Üstelik anne babalarının neden aydıldığını anlamakta çoğunlukla güçlük çekiyorlar. Bunun farkına varan Can Çocuk yazarı Can Göknil, Babasının Başka Evi Var isimli hikaye kitabını yazdı.
– Çocuk kitaplarının içinde, ayrı anne-babaların hikayesi pek rastlamadığımız bir tür. Sizi bunu yazmaya iten ne oldu?
– Alışılmış konuların dışına çıkmak istedim. Çocukların büyüklerine sorduğu zor sorular var. Örneğin, ‘Ben dünyaya nasıl geldim?’ Benim bu konuda yazıp resimlediğim kitap: Beni Annem Yavruladı. O kitabımın arka kapağındaki açıklama şöyle: Beni Annem Yavruladı, çocuk masumiyetini göz önünde bulundurarak, bebeklerin oluşumlarını ve doğumlarını anlatıyor. ‘Ben dünyaya nasıl geldim?’ sorusu her çocuğun aklını kurcalar. Leyleklerle bezeli masalımsı yorumlar yerine, anne ve babanın arasındaki sevgiden söz eden, bebeklerin bu sevginin sonucunda doğduklarını, çocuk duyarlılığına zarar vermeden, resimlerle anlatan bir kitap. Bir masallık zamanı çocuğunuzla paylaşmanız, kitabın tadını birlikte çıkarmanız için hazırladığımız kitaplar bunlar.

BİR HAFTADA BOŞANAN BİLE VAR
– Engellilere dair bir kitabınız da var…
– Aynı diziden Kuyruksuz adlı kitabımda, kuyruğu olmadığı için kendine engeller koyan bir kuş var. Utanıyor, arkadaş edinemiyor. ‘Kuyruğuna ne olmuş? Kedi mi kapmış? Saksağan mı çalmış? Kim bilir? Belki kuyruksuz doğmuş,’ diye yazmıştım kitabın 12. sayfasında. Yakınlarımdan birinin torunu saçsız ve çok üzülüyordu. Engelle aşılabilir. Kitabımın kahramanı, kuyruksuz yaşamayı benimseyince kitap mutlu sonla bitiyor.
– Ve boşanma konusu…
Babasının Başka Evi var isimli kitabımda günümüzde çok yaygın olan boşanma konusunu ele aldım. 33 yaşındaki oğlumun arkadaşlarından pek çoğunun evlilikleri kısa sürdü. Tanıdığım bir çift, İstanbul’da nikahlandı, ABD’ye yerleşmek üzere gittiler. Bir hafta sonra boşandılar! Çocuklu ailelerde ise boşanmanın faturası çocuklara çıkıyor.
– Günümüz koşullarında, çocuk kitaplarının mutlu ve birleşik aile kavramını vurgulamasını doğru buluyor musunuz?
– Çok doğru buluyorum. Çağdaş toplumların, sosyal yapının ayakta kalabilmesi, ailenin yaşamasına bağlı. Aile kavramı çökerse, toplum değerleri yok olur. ABD bu sorunla 30 yıl önce karşılaştı. O zaman biz de New York’ta yaşıyorduk. Binamızda tek çocuklu, boşanmış anne-babalar otururdu. Okul dönüşünde çocuklar televizyon karşısına geçer; veli denetimi olmayınca, vurdulu, kırdılı ne varsa izlerlerdi. Şiddet içeren programlar çoktu. İşten yorgun dönen anne veya baba da televizyon karşına geçer, hazır yemek yiyerek şişmanlar, fazla iletişim kurmadan günü tamamlarlardı. Bu annebabalar da genelde mutsuz ailelerin çocuklarıydı. Çoğu daha 18 yaşında iş bulur, ekonomik özgürlüğün de verdiği rahatlıkla evden kopardı. 70’li yılların sonunda, özellikle 80’li yıllarda, Amerikan toplumunun değerleri can çekişti. Bu, gençlik sorunlarını artırdı. Şiddet öne çıktı.
– Başka toplumlara dair olumsuz örneklere dikkat etmemiz gerekiyor sanırım…
– ABD’de katıldığım uluslararası bir sempozyumda bu konu çok irdelendi.O günlerde bilgisayar teknolojisi henüz gelişmemişti. Kitap okumanın karşısındaki en büyük engel; televizyon dizileriydi. Eğitici televizyon ve radyo kanalları özel istasyonlarla yarışa girdiler ve daha çekici programlar hazırlamaya başladılar. Mahalle kütüphanelerinde çocuk kitaplarına ait etkinlikler çoğaldı. Weston Woods gibi stüdyolar kitaplara sadık kalarak, illüstrasyonlara hareket kazandırdıkları mini filmler üretti. (henüz bilgisayar teknolojisi yokken) kütüphane etkinliklerinde kitabı sevdirmek için bu filmleri gösterime soktular. Kitaba dönüş yapabilmek için çalışıldı. Amerika’nın 30 yıl önceki sorunları şimdi bizim başımızda. Ekran ve kitap savaşı: Ekran galip. Çocuklara kitabı sevdirmemiz önemli. Kent yaşamında anne-baba çalışmak zorunda. Çocukların programı da çok yüklü. Aile ancak gün sonunda bir araya gelebiliyor. Ailelerin yatarken veya akşam yemeği sonrası çocuklarıyla bir masallık zamanı paylaşmaları, çocukların değer eğitimine katkıda bulunacaktır.

MASUMİYET ÖNEMLİ
– Boşanma gibi hassas bir konuya dair dikkat ettiğiniz şeyler oldu mu?
– Resimli çocuk kitaplarının sanat olduğunu düşünüyorum, ancak bu eserlere imza atan kişi büyük bir sorumluluk taşıdığının farkında olmalı; her satırda ve çizgide çocuk masumiyetini göz önünde bulundurmak önemli. Kitap; çocuğun algılama gücüne uygun olmalı. Yazar ve çizer bu sanatın sınırlarını bilmeli. Babasının Başka Evi Var’ın isimli çalışmamın içeriğinde, boşanan çiftin çocuğun önünde suçlamalara ve kavgalara yönelmemesini, ayrı evlerde olsalar bile, anne-babalıklarının bilincinde olduklarını vurgulamak istedim. Gerçekçi mi diye sorarsanız şöyle derim: Çocuklar, arkadaşlarının veya kitap kahramanlarının yaşamlarından etkilenir. Evlerinde bulamadıkları güveni dışarıda görmeleri de; korkularını biraz olsun yenmelerinde yardımcı olabilir. Benim okur kitlem okul öncesi yaş grubu olduğu için konuları olumlu yönleriyle ele alıyorum.
– Uzmanlardan destek aldınız mı?
– Farklı ülkelerde bu konuda yazılmış, çizilmiş pek çok çocuk kitabı var, birçoğu elimden geçti. Psikolog ve öğretmen arkadaşlarımla da konuştum. Kısacası, boşanmış ailelerin çocuklarının nasıl etkilendiklerini anlamaya çalıştım. Ayrılığın, küçük bir çocuğun ailesine olan güvenini sarstığını, korku ve huzursuzluk yaratarak çocuğun özgüvenini hırpaladığını, bazen de boşanma nedeninin kendisinden kaynaklandığını düşünmesinden dolayı içine düştüğü suçluluk duygusunu, sevdiği anne veya babadan uzak kalma korkusunu aşamadığını öğrendim. Bu duruma yardımcı olabilecek çocuk yayınlarına bizim ülkemizde rastlayamadım, Tudem Yayınları’ndan çıkan Noktacık adlı eserin dışında. Oysa bizim ülkemizde de kentsel yaşamın getirdiği zorlukların ailelerin çözülmesinde büyük payı var.

DİLİMİZ BOZULDU
– Bir çocuğa boşanmayı anlatmanın en iyi yollarından biri bu tip kitaplar olabilir mi?
– Aile içi kavga ve  i anlatmak isteyen bir yazar tanıdım, kitabın kahramanlarını dinozor yapmış. Dinozor ailesinde şiddet normal sayılabilir. Ya biz? Anne, babalar, çocukların karşısında, yaşanan sıkıntılar için birbirlerini sorumlu veya suçlu gösterirse çocuğu da kendi kavgalarının içine çekmiş olurlar. Çünkü onu taraf tutmaya zorlamış olurlar. Boşanan anne babalar çocuklarına durumlarını açıklamak zorunda. Bunu başarmak kolay değil bence çünkü ebeveynler de genç ve ruhen zor bir durumdan geçiyorlar. Aile içi geçimsizliğin verdiği sıkıntılara zaman zaman sağlık veya parasal problemler de eklenebiliyor. Bütün bu karmaşa içinde çocuğun algılama gücüne göre hazırlanmış, bu sorunları kimseyi suçlamadan açıklayan resimli bir kitap, çocuğa yardımcı olmakla kalmaz, ebeveyni de rahatlatır bence.
– Gençlik, Türkçeyi çok farklı konuşuyor. Bu bir sorun mu çocuk kitabı yazarken?
– Bir dil sorunumuz var, dilimiz bozuldu. Bilgisayar ortamında Türkçe karakter sıkıntısı var. Egemen ülkelerin kültürleri de egemen oluyor. Biz kendi kültürel kimliğimizi ve aidiyet hissimizi güçlendirmedikçe, muhteşem tarihimizin kültür birikimini çocuklarımıza aktarmadıkça bu sorunumuzu çözemeyiz. Bu işin bir bacağı da görselliğe dayanıyor. Ressam olarak kendimi sorumlu hissettiğim için bu işi en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.

SABAH













Yorum Yaz


.