ABD’de ameliyat görüntüleri satılıyor

Cuma, Mart 9, 2012, 23:11
Sağlık kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla


Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin, ‘Türkiye’nin ilk yüz, kol ve bacak nakillerini gerçekleştiren’ cerrahı Prof. Dr. Ömer Özkan: “Organ bağışı azalmadı! Merkezimize böbrek ya da karaciğerini değil, tüm organlarını bağışlayanlar geçen aydan daha fazlaydı”

Türkiye, yüz ve kol naklinin ardından yeni bir doktor profiliyle tanıştı… Genç, idealist, kendine güvenen, her soruya yanıt veren ve hasta ile yakınları kadar kamuoyunu da bilgilendiren bu doktor; doğru mu yapıyordu yoksa reklamı mı seviyordu? Az konuşan, “Yorum yok” diyen doktor tipi artık eskiyor mu? Bilim kurgu ameliyatlar, yeni doktorların hayatımıza girmesini de mi sağlayacak? Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin iddialı cerrahı Prof. Dr. Ömer Özkan, bu konudaki soru işaretlerine açıklık getirdi…

BİRİ ELMA DİĞERİ ARMUT

Yüz nakli mi daha zor, yoksa kol-bacak nakletmek mi?
İkisi tamamen farklı… Şöyle söyleyeyim; birisi elma ise diğeri armut. Esas itibariyle tabii ki yüz nakli daha zor ama eğer kol nakli komplike olursa, hastanın durumu ağırlaşabiliyor. Teknik olarak soruyorsanız, yüz nakli daha zor.

Türkiye’nin ilk yüz nakli yapan doktoru olduktan sonra “Şimdiki aklım olsaydı bunu yapmazdım” dediğiniz bir şey var mı?
Benim bacak naklinde ufak bir kötü tecrübem oldu. Ama orada da erken müdahale ettik ve istenmeyen bir durumu önledik. Kendi hastam için söylüyorum; bacak naklini o şartlarda yapmayabilirdim. İki kol ile iki bacak naklinde alınan parçalar uygunsa, ben yine yapılabileceğine inanıyorum. Artık çok iyi bacak protezleri de var ama kollar özellikle de iki kol yoksa; nakil çok büyük önem kazanıyor.
İçinde olduğunuz bilim kurulu, kol ve bacak nakillerinin aynı anda yapılmasını yasakladı. Bu karar, gelişmeleri engeller mi?
O kararlar daha alınmadı. Kuruldan daha öyle bir şey çıkmadı ama mantıklı bir karar alınacağını düşünüyorum.

BELKİ DIŞARIYA ÇIKARIRIZ
Siz üç uzuv naklettiniz ve biri alındı. Dört uzuv nakledildiğinde “Mümkün değil” demiş miydiniz?
Ekibin kuvvetiyle ilgili bir şey bu… Donör yani verici, naklin yapılacağı merkezden çıktıysa yapılabilir. Ama dış bir merkezden, uzak bir şehirden geliyorsa; o zaman yüzün bir merkeze, kolun başka bir merkeze verilmesi uygun olabilir.
Sizin kol naklettiğiniz hastanın durumu nasıl? O durumu nasıl karşıladı, siz mi anlattınız?
Gayet iyi. Kısa zaman sonra onun da fotoğraflarını dağıtacağım. Belki de dışarı çıkarırız. O da çok sıkıldı. Ölüm olayından sonra insanların morali bozuluyor… “Acaba bizim de başımıza gelir mi?” diye etkilenmişlerdir. İlk kol naklini yaptığım hasta, ikinci nakilde beni aradı saatlerce sohbet ettik…

ABD’DE BU AMELİYATLARIN GÖRÜNTÜLERİNİ SATIYORLAR

Dünyada bu tip nakil haberleri basından gizleniyor mu?
Amerika’da bu tür ameliyatların görüntüleri çok özel bir şekilde çekilip satılıyor. Bir haber kanalı satın alıyor ve olayı sürekli o takip ediyor. Görüntüler, 3-5 milyon dolara satıldığı için hastaneler de bu bütçeyi kullanabiliyor. Benim görüntüleri satmam söz konusu değil; zaten böyle bir şeye girmem!
Sizce bu bilgiler yalnızca doktorlarla hasta arasında mı kalmalı? Kamuoyunu bilgilendirmek de sosyal sorumluluk değil mi?
Ameliyatlar ortaya çıktıktan sonra saklanamıyor. İnsanları dürüstçe bilgilendirmek için açıklama yapmak zorunda kalıyoruz. Ben daha ameliyathanedeyken, internette ve televizyonlarda nakil haberleri başlamış… “Şimdi bir koldan öbür kola geçti, bir bacaktan diğerine geçildi” demişler…

UĞUR ÖYLE MUTLU Kİ
Amerika’da yapılan yüz naklinde hasta üç yıldır kendini görmemiş. Bizim Uğur Acar nasıl bu kadar kolay adapte oldu?
Uğur Acar, yüz naklinin 20’nci gününde taburcu edilebilecek duruma geldi. Şimdi birinci ayında ve “Niye tutuyorsun beni hâlâ?” diyor. Bense gelişmelerin dünya kriterlerine uygun olmasını istiyorum. Uğur çok mutlu…

NAKİLLERİN GİZLİ SAKLI YAPILMASINI İSTERDİM

Kamuoyunu bilgilendirmekte çok açık olduğunuz için eleştiri aldınız, ameliyatların sonuçlarını paylaştığınız için pişman mısınız?
Ben şu ana kadar dört önemli ameliyat yaptım. Bu ameliyatlar dünyadaki büyük ameliyatlardır. Biz bu ameliyatları uzun süre medyaya vermeyi düşünmüyorduk. Medyaya vermek, benim için çok büyük bir hata olurdu. Niyetimiz; hastanın biraz kendine geldikten, 10 günlük cerrahi kısmı atlattıktan ve daha güzel, daha iyi göründükten sonra duyurmaktı. Hastayı ilk gün kamuoyuna göstermekle, ameliyatın 20’nci gününde göstermek; benim kredim açısından çok şeyi değiştirebilirdi. Yüzünün şişi geçeceği için hasta kameralar karşısında çok daha iyi görünürdü ama olmadı! Basın hemen haber aldı ve gizleyemedik.

ORGAN BAĞIŞLARI GİDEREK ARTIYOR
Hacettepe’nin hasta kaybından sonra nakillerin karşısına büyük bir duvar örülebilir mi?
Duvar örülmeyecek! Son gelişmeler organ bağışını hiçbir şekilde azaltmadı, belki de artırdı. Olumsuz haberler var ama bunun yanında olumlu şeyler de var. Bizim merkezimiz için söylüyorum; sadece böbrek ya da karaciğerini değil, bütün organlarını bağışlayan kişi sayısı geçen aydan bile iyiydi. Ben, aynı kalacağını hatta artacağını düşünüyorum. Ama olumsuz haberlerin azalması gerekiyor. İnsanların takdir edeceği nakiller olması gerekiyor. Kimsenin şevki kırılmasın, insanlar başarılı sonuç görmek istiyor.

SABAH













Yorum Yaz


.