Kadın Magazin

Üye Menüsü
  Kullanıcı Adı:
 
  Şifre:
 
  Her ziyaretimde otomatik giriş yap
 

 [ Şifremi unuttum ]
 [ Üye Ol ]
 

Arama Yap



50 sonrası cinsellik çok keyifli
 

Başlığa cevap gönder    -> Cinsellik
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj

cemre


Editör


Kayıt: 05 Mar 2008
Mesajlar: 2034
Şehir: Ankara

Cinsiyet: Cinsiyet:Bayan

Durumu : Offline

MesajTarih: Cmt Hzr 07, 2008 10:19 pm    Mesaj konusu: 50 sonrası cinsellik çok keyifli Alıntıyla Cevap Gönder


50'den sonra seks keyifli
Halim ve Neşe Hattat çiftinin 45 yıllık evliliği yoğun iş yaşamlarına rağmen ilk günkü gibi mutlu devam ediyor. İkisi de doktor olan çift, birlikteliklerinde ne menopozun ne de antropozun farkına vardıklarını söylüyor....


Türküz, doğruyuz, çalışkanız ama duygularımızı anlatmaktan korkarız. Baba oğlunun kafasını okşamaz, anne kızının kendine açılmasından korku duyar. Ve duyguları, düşe kalka tanır çocuklar... Oysa "Sevdiğinizi söylemezseniz, sevmek derdi sizi boğacaktır," dememiş midir Süleyman Çelebi? "Sevmek derdi bizi boğuyor. Gösteremediğimiz sevgiyi, öfkeyle çıkarıyoruz," diyor, Türklerin cinsel hayatıyla ilgili araştırmalar yapan, makaleler yazan ürolog Prof. Dr. Halim Hattat. Ve bütün aile söylediklerine katılıyor. Halim Hattat, 45 senelik aşkı, göz doktoru Prof. Neşe Hattat'la birlikte anlattı: "50 yaş sonrası seks daha keyifli!" dediler. Üstelik yanlarında yarım yüzyıllık aşklarının iki meyvesi (Ece ve İrem) de vardı. Her ne kadar modern bir annebaba görünümü çizseler de söz konusu kızlar olduğunda muhafazakârlaştıklarını fark ettim. Neşe Hattat, "Ancak evlenilecek adamla birlikte olunur, diğer türlüsüne karşıyım," derken baba, "Aile babası olacak damadı gözünden tanırım," diye konuşuyordu. Hattat'lar modern burjuva Türk ailesinin küçük bir modeli olabilir mi? Yaşanan kuşak çatışması bu kadar güzel anlatılabilir mi? Cinsellik böyle cesaretle, açık yüreklilikle konuşulabilir mi? Her yaşta sevişmenin tadına varmış, sevginin içini ortak hayal ve hedeflerle doldurmuş, 60'lı yaşların keyfini artık yeni açacakları poliklinikle sürmeye hazırlanan Neşe ve Halim Hattat, duygularına sansür koymadan anlattı. İrem ve Ece Hattat'ın müdahalelerine de bayıldım. Kutup'a poz verirken de aralarından biri zaten ağzından kaçırıverdi: "Bizdeki kuşak değil, karizma çatışması!" Her şeye rağmen ikimiz

HALİM HATTAT
50'sinden sonra spontan birliktelik önem taşıyor. Bir odada, beraber olmaktan bahsetmiyorum. Sıcak davranışlar, temaslar, dokunmalar, sevgi ifadeleri cinsellikte çok önemli. Cinselliğin ömrü uzattığını biliyor muydunuz?

Birlikteliğimizde ne menopozun ne de andropozun pek farkına varamadık.

Aile babası olacak tipi görür görmez anlarım. Şimdiki kuşak evleniyor, bir süre sonra çocuğu bakıcıya verip ayrılıyorlar. Öyle trajik bir şey başladı evliliklerde. Çekinceleri ne olursa olsun çekirdek aile kavramını ve sorumluluğunu taşıyamıyorlar.

Erkekler dostluğu, arkadaşlığı değerlendirmeden, "Bu kızı, kokusunu çok beğendim," deyip, "Hemen onunla birlikte olayım," diye düşünüyor.


NEŞE HATTAT
Halim çabuk öfkelenir. Tülbent kuruyuncaya kadar öfkesi geçer.

Kızlarım hiçbir tavsiyeme uymuyor.

Karar verdik; birimiz kızdığında diğerimiz susacaktı. Bu hâlâ böyle devam eder.

Evlilikte mutlu bir cinsel beraberlik yoksa, iki dost gibi aynı evde yaşanıyorsa, bu artık evlilik değildir.

Evliliğin aşamalarında eğer bir adım geri çekilmesi gerekiyorsa, bunu kadın yapmalı!

ECE HATTAT
Bizim ailede herkesin bireyselliği kuvvetlidir. Öfke patlamaları olur, bir saat sonra barışırız Aşırı duygusalız. Şikâyetçi değilim.

Annemle babam evlilik öncesi ilişkiye karşı değiller ama, bu birlikteliğin evlilikle noktalanması şartıyla!

İREM HATTAT
Türkiye için yaptığımız araştırma Avrupa birinciliği aldı. Hâlâ Türk erkekleri penis boyu konusunda takıntılı. İnternetteki, güvenilirliği olmayan bütün yöntemleri deniyorlar!

Doktor bir çift vardı. 12 yıllık evliler. "Çocuğumuz olmuyor," diye babama geldiler. Meğer hiç cinsellik yaşamamışlar!

Hâlâ utangaçlık var. Kültür seviyesi düşük kesimde olsa anlamak mümkün. Ama beni şaşırtan üniversite mezunu, kariyer sahibi olan insanlarda da bunun yaşanması!



- İki hırslı doktorun evliliği nasıl olur?
- H.H: Neşe çok çalışkan bir öğrenciydi. Yıl 1964, İ.Ü Tıp Fakültesi. 07.30'da Meliha Terzioğlu'nun dersine girerdik, yer bulunmazdı oturmak için. Erken gidip, arkadaşlarım için de yer ayırmıştım. Neşe geldi, tanışmıyoruz. "Oturabilir miyim?" dedi. "Arkadaşlarıma ait," dedim. O da arkadaşlara yer ayırmanın doğru olmadığını söyledi. Ben de "O yerler arkadaşlarıma ait, ama isterseniz benim yerime oturun," dedim. Oturmaz diye düşünüyordum. "Peki o zaman," dedi. Herkes bize bakıyor.
- N.H: "İstiyorsanız ben kalkayım siz oturun," deyince, 500 kişi bizi izlemeye başladı. Tartışma uzamasın istedim. Onun yerine oturdum.
- H.H: Oturduktan sonra baktım, notlarımı karıştırıyor. Esaslı, hoş bir kız. "Halim," dedim, "sen deli misin, yetiş kızın yanına otur," dedim. O zamandan bu yana yan yanayız. Ama patron Neşe'dir. Tuluhan enteresan bir şey bu. Bizim Neşe ile üniversitedeki grubumuzdan birçok çift oluştu zamanla. Onlardan üç-dört çift devam ediyoruz.

- Onların birçoğu koptu mu?
- H.H: Koptu, evet. İkinci yıldan itibaren yanak yanağa dolaşmaktan gkına geldi. Böyle bir devamlılık olamıyor.

- Kaç çift vardı, kaç çift ayrıldı şu an?
- H.H: Arkadaşlığa başlayan çiftlerden 20 kişi isek 8-10 kişi vardı çift olarak devam eden, şu an üç çift kaldık. İkimiz de yurtta kalıyorduk. Yedi yıl boyunca, "Fakülte sonuna kadar arkadaş olarak kalacağım," diye ailesine söz verdim.
- N.H: Son sene nikâhlandık ama düğünümüz olmadı. Resmen karı-kocayız, ikimiz de yurttan ayrılacağız ama TUS'a hazırlanıyoruz. Ev tuttuk, Halim arkadaşının evinde kalıyor, bende kalmıyor.

- Niye?
- N.H: Çünkü düğün yapılmamıştı.
- H.H: O dönemin terbiyesi, gelenek ve görenekler. Arkadaşların yanında bile el ele dolaşmazdık o zaman.
- Ece H: Bence beraberliklerindeki en önemli neden amaçlarının bitmemesi. Amaçlar devam etti. TUS'u kazandılar, sonra birlikte asistan oldular, doçent oldular, birlikte profesör oldular. Birlikte ilk arabalarını aldılar...
- H.H: Murat 124. Bej rengi.
- Ece H: Yani sıfırdan başlayıp birlikte bir hayat kuruyorlar, sonra bizi yapıyorlar. Hayalleri bitmiyor. Hattat Hastanesi'ni kurmaya karar veriyorlar. Kendi imkânlarıyla Levent'te bir villayı alıp hastane haline getiriyorlar. Şimdi hastane rahatladı derken, karşı villayı alıp orayı da poliklinik yapmayı düşünüyorlar. Tam benim 'aktif yaşlanma' dediğim şey. Yani amaç var sürekli. Bitmiyor.
- H.H: Benim, senin yoktur. Kazandığım ne ise, olduğu gibi cebimden çıkarır bırakırım eve, Neşe organize eder. İlk çamaşır makinesini klinikte nöbet tutarak aldık. Acilden gelen nöbetteki paraları biriktirmiştim. 2300 liraya merdaneli çamaşır makinesi almıştık.

Evlenilecek adamla birlikte olunmalı

- Çocuk büyütmeye nasıl fırsat bulabildiniz?
- N.H: O 15 gün nöbet tutuyor, sabah Cerrahpaşa'ya gidiyor. Ben göze gidiyorum. İki günde bir görüşüyoruz. Ve eve geldiğimizde yığılıp kalıyoruz.
- Ece H: Bence evliliğin devamını sağlayan üçüncü bir faktör: Anneannem. Balıkesir'den anneannemi getiriyorlar. Evi çekip çeviren, bizi büyüten, okula götüren, okula hazırlayan o. Mesela ben 10 yaşımda Koç Lisesi'ne başladım. Yatakhaneye bile beni anneannem götürdü. Mezuniyet törenime annemler katılamadı, anneannem katıldı.
- N.H: İrem'e hamileyim, elimde kitaplar. Birimiz yatak odasında, birimiz salonda çalıştık. Aynı yıl doçent çıktık. Gayrettepe'de oturuyoruz. İki odamız var. Yatak odasında ben kalıyorum, salonda Halim. Evin içi silme kâğıt dolu. İkimiz de gergindik. Karar verdik. Birimiz kızdığında diğerimiz susacak... Hâlâ da böyledir.
- İrem H: Büyüyünce kızlara "Evlendiğini görelim," falan derler ya, bizim evde "Büyüdüğünüzde elinizde diplomanız olmadan asla diğer şeyler düşünülmeyecek," denirdi. Beynimizi yıkadılar.

- Müdahale edemediğiniz bir durum var. Kaderde, kızlarınızın karşısına çıkacak erkekler...
- N.H: "En az benim kadar mutlu olsunlar," diye dua ediyorum. Kızlarımı mutlu edecek, mesleği olan, ailesi düzgün, iyi karakterli damat isterim. Kızlarımın yanlış seçim yapmasından ve sonrasında üzülmelerinden korkarım.
- H.H: Aile babası olacak adamı gözünden anlarım! Onu hissederim.
- N.H: İyice hesaplanmış, iyi seçilmiş ve "Ben bu insanla uzun bir birliktelik yaşayacağım," dediğiniz insanda bu geçerli. Yoksa geçici ilişkiler için evlilik öncesi ilişkiye karşıyım. Şu anda da karşıyım. Yani evlenilecek adamla birlikte olunmalı.


'Menopoza girdim her şey bitti' yanlış bir inanış!

50'den sonra cinsellik nasıl oluyor?
- H.H: Çok keyifli. Neden biliyor musun? Yıllardır Türkiye'de bunun içinde yaşadığım için ve bütün insanların bu konudaki sorunlarını, düşüncelerini bildiğim için... 50'den sonra cinselliği muhafaza etmek, muhafaza etmeye çalışmak, problem varsa onu çözmeye çalışmak insanların vazgeçilmez bir durumu oluyor. Kendim için bile böyle. Bir problemim olsa hemen onu en iyi nasıl çözerim diye düşünürüm.

- Eşinizle paylaşır mısınız?
- H.H: Eşimle paylaşır mıyım bilmiyorum. O konuyu konuşmadık. Eşlerde problem olduğunda paylaşma noktasında kadınlar daha doğru, daha baskın noktayı yakalamakta ustalar. Ama erkekler, sorunlarını ortaya koymakta daha çekince içindeler.
- N.H: Evlilikte mutlu bir cinsel beraberlik yoksa, iki dost aynı evde olmak demek evlilik değil bence. Dediğim gibi insanların bunalımda oldukları zamanlar vardır. Burada kadına düşen sorumluluklar var. Böyle bunalımlı dönemlerden nasıl çıkarız diye aklımı yorduğum, çareler aradığım zamanlar olmuştur. Hiçbir zaman onu çok geri plana atmadım. Atmayı da doğru bulmuyorum. Mesela "Menopoza girdim, cinselliğim bitti," yanlış bir inanış.
- H.H: 50'li yaşlardan sonra spontan birliktelik çok önem taşıyor. Ama birliktelik deyince, bir odada beraber olmaktan bahsetmiyorum. Sıcak davranışlar, temaslar, dokunmalar, sevgi ifadeleri gibi davranışlar cinsellikte çok önem taşıyor. Yani giderek 60'lı yaşlar, 70'li yaşlar, 80'lere geldiğinde o tatmin olma şekil değiştiriyor. Ömrü uzatıyor, yaşam kalitesini artırıyor.

- Seks, yaşamı uzatır mı?
- H.H: Kesinlikle. Çünkü tatmin oluyorsun. Orta yaş sonrasında insanların cinsel birlikteliklerinde sevgi, dostluk ifadeleri, birbirleriyle sıcak temaslarının devam etmesi, sözcüklerle ifadeler, daha fazla önem kazanıyor. Mesela 80 yaşında bir hasta geldi, yürüyemiyor, eşi de yaşlanmış. Ona prostat muayenesi yaptım, dedim ki "Merak etmeyin." Hüngür hüngür ağlıyor kadın, kanser olacak diye korktuğundan. Oysa kocası bir sürü hastalık geçirmiş, yürüyemiyor. Kadın "Ben onsuz ne yaparım?" diyor, işte bu çok önemli



45 yıldır el ele, diz dizeler.

50'den sonra cinsellik çok daha keyifli!

-İkinizin de hayatında menopoz, andropoz dönemleri oldu, bunları nasıl aştınız?
- H.H: Birlikteliğimiz içinde menopozun ve andropozun pek farkına varamadık... Öyle bir şeyi anlamaya fırsatımız olmadı bizim. Hayatımızın bir düzeni vardı. Hem birliktelik, hem cinsellik anlamında.

- Bir gün Halim Hattat sizi aldatır mı diye hiç düşünmediniz mi?
- N.H: Her kadın düşünür ama bunu hiçbir zaman kendim için bir korku ve endişe kaynağı yapmadım. Ben bu kadar seviyorum, bu kadar özveride bulunuyorum, mükemmel olmaya çalışıyorum, buna rağmen böyle bir şey yaparsa kendisi bilir.

- Ne olur yani böyle bir şey yaparsa?
- N.H: Çeker gider, ben de hayatıma bakarım.
- H.H: Beni kapı dışarı mı bırakıyorsun patron?
- N.H: Patronluktan başka bir şey bu Halim. Ufak tefek şeylere kafamı takmam ben. Ufak tefek şeyler olursa, ki duymasam daha iyi, bu benim için evliliği bitirmek için bir neden değil.

- Böyle bir şey oldu mu?
- N.H: Hayır. Şükür ki olmadı. Bir kıskançlık tartışması hiç yaşamadık.

- Bu kadar dış uyaranın, akıl çelici pek çok şeyin olduğu dönemde bu mümkün mü?
- H.H: İnsanların hayatında cinsel tatminin önemli bir yeri olmamalı. Mesela ben golf seviyorum. 15 tane kupam var. Son derece mutluyum o sporu yaparken, ailemle mutluyum. Karımı seviyorum, hastanem var, başarılı bir doktorum, mesleğimde kariyer olarak da. Bence bunlar olunca onlar siluet şeklinde kalıyor. Sadece duygusal tatmin için bütün bunları bir kenara itmenin manasını anlayabilmiş değilim. Evlilikten, birliktelikten, arkadaşlıktan uzak olanlarda bu ortaya çıkıyor.

- Cinsellik başka şeylerle ikame edilebilir mi?
- Ece H: Diyor ki babam; "Bu bir güdü de olsa, bütün bunları bir kenara atıp başka bir arayışa girmenin bir anlamı yok."
- H.H: Aile birlikteliği, başarılı iş, başarılı kariyer... yaşamın tüm renklerini yaşarken, o renklerden bir tanesinin de seks olduğunu düşünürsek, bir renk için tüm renklerden vazgeçmek doğru olmaz.

- Evlilikte başarılı olabilmek için birinin daha arkada mı olması gerekir?
- N.H: Mutlaka, bunun feministlikle alakası yok ama, bir kere anatomik! Hayatın aşamalarında, eğer bir adım geri çekilmesi gerekiyorsa kadının bunu bilmesi ve yapması gerekiyor. Zaten kendimce kadın olarak doyuma ulaştıktan sonra bunu yaptım.

Dokunmak, sevdiğini söylemek çok önemli
-Bir türlü alışamadığınız şey nedir, gençlerin birliktelik anlayışında?
- N.H: İlişkileri erken yaşta ve çok yoğun yaşıyorlar. Birbirlerini anlayıp, daha bir düşünce beraberliği, ideal paylaşım olmadan yoğun birliktelik oluyor. Bunu onaylamıyorum.
- H.H: Tesadüfler bir yere götürürse o zaman evlilik düşünülüyor. Gençlerin hedefleri yok sanki. Evlilik için de düşünmeye vakit ayırdıklarını sanmıyorum. Sanki hayat hep böyle devam edecekmiş gibi düşünüyorlar. Aslında eğitime ihtiyacı var gençlerin.

- Mutlu evlilikte cinselliğin yeri ne kadar?
- H.H: Çok önemli! Dünya Sağlık Örgütü'nün ESDA'ya (Avrupa Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Birliği) bağlı yaptırdığı bir araştırmada 100 bin kadına bu sorulmuş. En muhafazakâr ülkelerde bile cinselliğin en önemli faktör olduğu ortaya çıkıyor. Ailelerde cinsellik çok önemli. Dokunmak, sevdiğini söylemek, şevkat göstermek...

- Kızlar siz odaya.
- Ece H: Çocukluğumuzdan beri, bu konuların içinde büyüdük.

- Yaşlılar cinsellik yaşar mı? Yaşamalı mıdır?
- Ece H: Tabii ki yaşamalılar. Cinsel davranışlarda, cinsel ilişkinin şeklinde değişiklikler oluyor, çünkü hem hastalıklar artıyor hem kullanılan ilaçların etkileri ortaya çıkıyor; menopoz, andropoz sonuçta hormon dengeleri bozuluyor ama yaşlılarda mesela, bazen sadece sarılma, okşama, öpme de cinsellik kabul ediliyor.
Başa dön
Üye profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Sponsor
Önceki mesajları göster:   
Başlığa cevap gönder  


1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti dosyaları gönderemezsiniz
Bu forumdaki dosyaları indiremezsiniz


eXTReMe Tracker


Güvenlik Sistemi CBACK CrackerTracker
7 saldırı girişimi engellendi.

Copyright © 2006 Kadın Magazin