14 Şubat Sevgililer Günü

Cuma, Şubat 12, 2016, 22:41
Genel kategorisi. Bu mesaja 0 yorum yapıldı.

FaceBookta Payla

Nereden çıktı şimdi bu sevgililer günü. Yine acılarımı yalnızlığımı, eski aşklarımı mezardan uyandıracak. Evet 14 Şubat 2016 pazar günü sevgililer günü. Peki hiç merak ettiniz mi 14 Şubat neden Sevgililer Günü olarak kutlanıyor? İlk defa ne zaman kutlandı?

Henüz bilmeyenler ya da duymayanlar için kısa bir bilgi verelim bu gün ile ilgili. 14 Şubat Sevgililer Günü ile ilgili birçok hikaye mevcuttur. Bu efsanelerden birine göre olaylar şöyle gelişiyor:

Tarihi eski Roma imparatorluğuna kadar uzanan ve Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak bilinen Juno‘ya duyulan saygıyı göstermek amacıyla 14 Şubat günü tatil yapılıyormuş. Roma‘da 14 Şubat‘ı takip eden 15 Şubat‘ta halkın genç kesimi için büyük bir öneme sahip olan Lupercalia Bayramı başlıyormuş. Bu bayramın gençler için önem taşımasının altında yatan sebep ise kısıtlı yaşam tarzına sahip olan gençler sadece bu bayram boyunca birbirlerine eşlik etme şansına sahip oluyorlarmış. Nasıl mı?

Lupercalia Bayramı‘nın arife günü yapılan bir çekiliş sonucunda çiftler belirleniyor.

Genç kızlar kendi isimnlerini yazdığı kağıdı bir kavanozun içerisine atıyorlar, erkekler ise kura çekerek şanslarına hangi kız çıkarsa o kişiyle bayram boyunca birliktelik yaşıyorlar. Ve bu birliktelik bayramı izleyen günlerde genellikle evlilikle sonuçlanıyormuş.

Ancak ortada büyük bir sorun baş gösteriyor. Roma‘nın zalim imparatoru 2. Claudius, her erkeğin orduya asker olmasını istiyordu. Evli olan erkeklerin eşlerini ve evlerini bırakmak istememesi nedeniyle ordusunda savaşacak asker bulamıyordu. İşte bu yüzden, katı kuralları olan zalim hükümdar tüm nişan ve evlilikleri yasaklamış ve Hristiyanlar için ölüm emri vermişti. Ülkenin papazı Aziz Valentine ve Aziz Marius bu yasağa rağmen çiftleri gizlice evlendirmeye devam ediyor. İmparator bu durumu öğrendiğinde ise iki papazı tutuklatıyor ve yaptıklarınını cezası olarak sopalarla dövülerek öldürülüyorlar. 270 yılının 14 Şubat‘ı Hristiyan şehitliğine gömülüyorlar. Yine bu dönemlerde Roma‘da yaşayan putperestler, Lupercalia Bayramı‘nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı bayram öncesi yapılan çekilişi kendileri için de uygulamaya başlıyorlar. Ancak papazlar bu durumdan rahasız oluyor çünkü, bekar olan gençler ve putperestler birlikte anılmaya başlıyor. Bu duruma bir çözüm bulan papazlar, Lupercalia Bayramı‘nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başlıyor. Ve bu tarihten sonra her yılın 14 Şubat‘ı Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlıyor ve bildiğiniz üzere günümüze kadar da bu şekilde geliyor. 1800‘lü yıllarda da Amerika‘da yaşayan Esther Howland‘ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasıyla birlikte günümüzde çok daha fazla kitleye yayılarak toplumsal bir olay haline geliyor. Tabi olayın bir de ticari boyutu var.

Evlilik-ilişki terapistimiz Serhat Yabancı, ‘sevgililer gününü klasik olarak sektör ve ticari olarak değerlendirmeyi yetersiz bulmaktayım‘ diyor ve ekliyor: Nereden geldiği, niye geldiğinden çok ne işe yaradığını incelemek daha doğru olur.

Kişinin eşiyle romantizm yaşamasının, 14 Şubat‘ın diğer günlerden biraz daha farklı daha yoğun duygularla geçirmesinin, eski zamanları ele alıp nostalji yapmalarının ne zararı olabilir ki?

İnsanlarda güzel duygular uyandıran ,iyileştiren her şey faydalıdır. Sevgililer günü de bu şekilde değerlendirilirse sorun yok.

Yabancı bu günün, pahalı hediyeler alma, pahalı mekanlara götürme, şatafatlı kutlamaya dönüştürülmesinin Sevgililer Günü‘nü amacından saptırdığı görüşünde. Sevgililer gününü pahalı hediye alıp kısa bir süre sonunda ayrılıkla sonuçlanan ilişkiden sonra 12 ay o hediyenin borcunu ödeyenleri de görmekteyiz çevremizde. Yine, ilişkinin başında karşısındakini büyülemek ve etkilemek için kendi düzeyinin üstünde organizasyonlar yapanların sonraki süreçte bu düzeye ait bir yaşamlarının olmadığı ortaya çıktığında ise ilişkiye güvensizlik bulaşmaktadır.

Bunun yanında sevgililer gününü yalnız ve hüzünlü geçirmemek için part-time sevgili bulanların, sadece o gün için bir araya gelenlerin varlığı da küçümsenemeyecek kadar fazla.

Bir tanışma sitesinin yaptığı çalışmada sitenin en yoğun tıklandığı tarihin -14 şubat tarihlerine denk geldiği tespit edilmiştir.

Yine sevgililer gününe yalnız girme ihtimali olanların eski sevgilileriyle iletişim kurmaya çalıştıkları, rüyamda seni gördüm iyi misin?, geçen sanki seni gördüm bir sormak istedim, vb. mesajlar atarak tabiri caizse nabız yokladıklarını da görmekteyiz.

Diğer yandan bu günü yalnız geçirmemek için adı konulmayan askıda ilişkilerin aktive edildiği de bir gerçek. Ne sevgili ne de tam arkadaş tipi olan askıda ilişkiler iki tarafın da yalnızlıkları nedeniyle onları yakınlaştırmaktadır.

Bunun yanında hayatında biri olmayanların, kendilerini, eski ilişki veya evliliklerini otopsi ettikleri, neden hala yalnız olduklarına en çok kafa yorduklarını görmekteyiz. Özellikle sevgililer günü haftası ve sonraki haftada bu konuda ilişki terapisine başvuran ve mesaj atanların sayısı ciddi derecede artmaktadır. Aslında sevgililer günü bu anlamda, bir yandan kişinin asıl sorununu fark etmesine diğer yandan da sorunuyla yüzleşmesini sağlamaktadır.

Yeni ayrılanlar, yalnızlar, eski ilişkilerinden dolayı kendini suçlu hissedenler için sevgililer günü hüzün ve mutsuzluk anlamına gelebilir.

Sevgililer gününü yalnız geçirenlerde; kendini değersiz, çirkin, yetersiz ve tercih edilmeyen olarak hissederler.

Peki bu günü nasıl geçirmeli ve nelere dikkat etmeliyiz? İşte Serhat Yabancı‘nın bu noktada kişilere çok önemli tavsiyelerini şu şekilde sıralıyor:

– Yalnız olan insanları da düşünmeli , göze batacak ve şatafatlı organizasyonlardan kaçınmalıyız

– Ölmüş ilişkilerde tekrar otopsi yapmamalıyız.

– Askıda ilişkimiz varsa sadece sevgililer günü değil her zaman için netleştirmeliyiz. Ya adımlar atılmalı ya da bitirmeliyiz.

– Sosyal medya hesaplarımızdan abartılı fotoğraf ve iletiler paylaşmamalıyız. Sonuçta ilişki özeldir, genel yaşamaya gerek yoktur.

– Sevgililer gününü, hediyeye indirmek yerine sevdiğimiz insanın Allah’ın size bir hediyesi olarak görmeliyiz.

– Sevgililer gününü yalnız geçirmekten rahatsız olanlar , arkadaşları veya ailesi ile geçirmeyi tercih edebilirler.

– Hediye konusu: illaki bir hediye gerekmese de onun hoşuna giden bütçenize uygun bir hediye alabilirsiniz. Asla bütçenizi aşan bir hediyeye girişmeyin. Ayrıca hediyenizin değeri, ilişkinizin antropolojisine içeriği ve süresine) uygun olmalıdır.

– Bugünü sırf biriyle geçirmek adına dolgu sevgili edinilmemelidir.

– Özellikle kadınlar, romantizmi ifade eden bu günde daha çok sevildiklerini ve beğenildiklerini

duymak isterler.

– Erkekler, bugün de eşinin hayatında önemli ve güçlü biri olduğunu duymak ve hissetmek isterler.

– Yalnız olanların sevgili olan çiftler yerine, yalnız dostları ile zaman geçirmelidir.

KAYNAK : f5haber.com













Yorum Yaz


.